Image
05.10.2019 / 09:08 Okunma Sayısı: 179

“Elektrikte Zamlar Hız Kesmiyor”

Elektrik Mühendisleri Odası Hatay İl Temsilciliğinden arka arkaya gelen elektrik zamlarına tepki geldi.
Elektrik Mühendisleri Odası İl Temsilciliği Adına Cem Hüzmeli, enerjide Özelleştirmenin acı reçetesinin herkes tarafından görüldüğünü vurguladığı açıklamasında şu ifadelere yer verdi.
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu`nun (EPDK) Resmi Gazete`de yayımlanan tarife tablolarına göre, elektrik fiyatlarına 1 Ekim 2019`dan geçerli olmak üzere yüzde 14.9 zam yapılmıştır.
Temmuz 2019`a göre tek terimli alçak gerilim aboneleri için perakende enerji bedelleri yüzde 15-16 oranlarında artırılırken, kayıp ve kaçak, iletim hizmeti ve dağıtım hizmeti bedellerini içeren dağıtım kalemi tüm abone gruplarında yüzde 13.5 zamlanmıştır. Fon ve vergilerin etkisiyle yeni tarife toplamda yüzde 14.9 oranında zam olarak yansıyacaktır.
Elektrik Mühendisleri Odası`nın (EMO) yaptığı çalışmalarda 4 kişilik bir ailenin aylık asgari elektrik tüketimi 230 kilovatsaat olarak belirlenmiştir. Yeni zamla 4 kişilik bir ailenin aylık elektrik faturası da 163 liraya yükselmiştir.
Konut tarifelerinde yılbaşında yapılan yüzde 10`luk indirime rağmen yıllık zam oranı yüzde 19.7 olurken, 2 yıllık artış yüzde 72.6 olmuştur. Sanayide ise yıllık değişim yüzde 32.2 iken; 2 yıllık zam oranı yüzde 126`ya ulaşmıştır.
EPDK zamma gerekçe olarak Elektrik Üretim AŞ`nin (EÜAŞ) toptan satış tarifelerindeki değişimi göstermiştir. Kamu toptan elektrik alım satış şirketi olan TETAŞ`ın kaldırılması nedeniyle kamunun piyasa fiyatlarını düzenleme işlevi zayıflatılmıştır.
Bakanlığın açıkladığı maliyet bazlı enerji politikalarının sonucu olan bu zamların önümüzdeki dönemde de devam etmesi beklenmektedir. EPDK`nin faturalarda dağıtım bedelini ayrı bir kalem olarak göstermemesi kamuoyundan bazı bilgilerin saklandığı anlamına gelmektedir. EMO, EPDK`nın şeffaflıktan uzak bu kararına karşı yargı yoluna başvuracaktır.
Yıllardır uygulanan özelleştirme ve piyasalaştırmaya dayalı enerji politikalarının ülkeyi getirdiği nokta, elektrikte sürekli yükselen fiyatlar ve bunun tüm sektörleri doğrudan etkilemesiyle iğneden ipliğe her ürüne zam gelmesidir.
1990`lı yıllarda başlayan yap-işlet ve yap-işlet-devret modeli üretim santrallarının satın alma garantileri nedeniyle fiyatların yükseldiği ve halen yeni yatırımlarda da bu garantilerin verilmesi sonucu artan enerji maliyetlerinin yine zam olarak yansıyacağı açıktır. Özelleştirmenin acı reçetesi herkes tarafından görülmüştür. Temel bir insan hakkı olan enerji hizmeti ucuz, kesintisiz ve kaliteli bir şekilde kamu tarafından sunulmalıdır. Ancak dağıtım şirketlerinin bu yükümlülüğünü yerine getirdiği söylenemez.
Özellikle ilimizde hala elektrik kesintilerinin sıklığı, hayatı olumsuz bir şekilde etkilemeye devam etmektedir. Bir yandan dünyanın en pahalı elektriğini kullanırken, diğer yandan en kötü elektriği kullanmaya devam ediyoruz. Başta ilimizde de dağıtım görevini yerine getiren EnerjiSA da dahil bütün dağıtım firmaları, daha kaliteli ve kesintisiz elektrik vermesi gerekirken, gözlerini kar hırsı bürümüş olarak daha fazla nasıl kar edebilirim düşüncesi içerisindedirler. Yapılan bu zamlar hayatın her alanında karşımıza yeni zamlar olarak karşımıza çıkacaktır.
Tekrar söylüyoruz. Temel bir insan hakkı olan enerji hizmeti ucuz, kesintisiz ve kaliteli bir şekilde kamu tarafından sunulmalıdır. Bunu sağlamanın tek yolu ise enerji alanının, şirketlerin kar hırsı ile değil, kamu yararını hedef alan politikalarla yönetilmesidir.
Ülkemizin daha büyük açmazlarla karşılaşmaması için özelleştirme uygulamalarına son verilerek, acilen yeniden kamulaştırmalar yapılmalıdır.

ARŞİV HABERLER

SOSYAL AĞLAR

ZİYARETÇİ SAYISI

140.935 kişidir.