Image
30.11.2019 / 10:09 Okunma Sayısı: 166

İSTE’den Doç. Dr. Sakallı’dan Ezbere Eğitim-Öğretim’e Eleştirel Bakış

İskenderun  Teknik Üniversitesi’nden Doç. Dr. Abdulla Sakallı, Aylık Ekonomi dergisi Rapor’un Kasım Ayı Sayısında “Ezbere Eğitim-Öğretim” başlıklı yazısı yayınlandı.
Doç. Dr. Sakallı, Ezbere Dayalı Eğitimi eleştirerek, Türkiye'de en hızlı yükselen üniversite unvanını alan İSTE’nin Misyon ve Vizyonunun felsefede sorgulayan ve üreten beyinler yetiştirmek olduğunu vurguladı.
Doç. Dr. Sakallı, yazısında şu ifadelere yer verdi.
“Üniversitede her yıl yüzlerce öğrenci ile iç içe bir yaşam sürüyorum. Öğrencinin sadece mesleki gelişimi ile ilgilenmiyor yeri geldiğinde kişisel ve hatta özel sorunları ile de ilgileniyorum. Böylelikle gençlerin kişisel gelişimleri, problemleri ve yaşantıları ile gelecekten beklentileri hakkında hatırı sayılır fikirler elde ediyorum. 1990'dan sonra doğumlu gençlerimizin genel sıkıntısı hazırcı bir eğitim sisteminden geldiklerinden, hayatın her anlamında kendi ayakları üzerinde durma zorlukları yaşamaktadırlar. Hayatla hiç mücadele etmemiş kendi tabirleri ile bir yumurtayı kıracak acizlikte bir nesil yetişmiş/yetiştirmişiz. Özellikle eğitim alanında çocukların başarısı için onları araştırmaya yönlendirmek yerine, dershane, özel öğretmen, özel okul gibi yardımcı! unsurları onların hayat merkezlerine yerleştirmişiz. Böylece günümüzde en kolay ulaşılabilen bilgiye bile, çabalamadan, emek etmeden, bazı unsurlar sonucunda onlara empoze etmeye yani ezberletmeye başlamışız.
İngilizce "Information" ve "Knowledge" Türkçeye ' 'Bilgi' ' olarak çevrilir. Halbuki bu iki kavram tamamıyla birbirinden farklıdır. Birisi (information) bilgiye sahip olmayı, diğeri de "bilgiyi kullanmayı" betimler. Kendi eğitim sistemimizde de bizler bu iki kavramı çok karıştırmaktayız.
Çoğu eğitimci için çok kolay bir yol olan Ezberletmek! birinci betimlemeyle uyuşum göstermektedir. Tek yönlüdür ve sorgulamayı köreltir. Kalıplaşmış olguların dışına çıkarmaz. Unutmamak için sadece tekrarlamayı gerekli kılar. Tam bu esnada uygulamayı unutturur. İşte şimdiki gençliğin en büyük sorunu da budur. Sınavı başarmak için ezberliyorlar. Kullanmıyorlar ve en sonunda köreliyorlar. Bize, yani üniversiteye gelen öğrencilerimizin çoğunda, beyinlerindeki sorgulama bölgesi kullanmaya kullanmaya körelmeye yüz tutmuş bir vaziyettedir.
Biz eğitim sistemimizde ikinci betimlemeyi yani "Knowledge" aktifleş tirmemiz gerekiyor. Burada bilgileri öğrenirken, onları nerede ve nasıl bir şekilde kullanabiliriz kısmı ön plana çıkmaktadır. Çağımız Endüstri 4.0 ve Toplum 5.0 olmasına rağmen, eğitim sistemimiz hala Endüstri 2.0'larda geziyor.
Eğitim okul öncesi dönemlerde başlamalı. Ama bunu yaparken çocukları teorik eğitime o yaşlarda boğmamalı, onları hayal güçlerini en çok geliştiren oyun zamanından koparmamalıyız. Sonrasında özellikle 12'li yaşlardan sonra çocuklara verilen dersler %20-30 bandında teorik geri kalan ise uygulamalı bir şekilde verilmelidir.
Örneğin özellikle liselerde Matematik, Fizik, Kimya, Biyoloji gibi temel bilim dersleri Uygulamalı Matematik (Applied Mathematics), Uygulamalı Fizik (Applied Physics) vs. şeklinde verilmelidir. Bunun için eğiticiler de eğitilmelidir. Ancak bu şekilde çocukların içindeki İnovatif Ruh aktif edilebilir ve bu ülkeye genç girişimcileri kazandırabiliriz. Siz istediğiniz kadar statik yani durağan bilgiye sahip olun, eğer onu aktifleştirip ürün elde etme proseslerine sokamıyorsanız, işin "Knowledge" kısmı eksik kalır ve üretim aşamasına giremezsiniz. Bu da sizi her safhada dışa bağımlı kılar, hareket alanınızı kısıtlar.
Bizler öğrencilerimizin İnovatif düşüncelerini İskenderun Teknik Üniversitemizde (İSTE) uyandırmak için son 5 yıldır çok emek sarf etmekteyiz. Körelen bir duyguyu geri getirmek çok zaman almakta ve efor gerektirmektedir.
Bu konuda yüksek öğretim öncesindeki eğitim sistemi bizlere yardımcı olmalı ve gençlerimizi üniversitelerdeki yaratıcı ve üretici sisteme önceden hazırlamaları gerekmektedir.
Bu ülkenin tüketen değil, üreten gençlere ihtiyacı vardır. 2018 üniversitelerin değerlendirme karnelerine göre, İskenderun Teknik Üniversitesi Türkiye'de en hızlı yükselen üniversite unvanını almış bulunmaktadır. Misyon ve Vizyonumuz bu temelde ve felsefede sorgulayan ve üreten beyinler yetiştirmektir. Aykırı düşüncelere sahip bireyler bizler için bir çeşitlilik ve zenginliktir. Bu yüzden, sorgulayan ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanımız Sayın Dr. Rifat Hisarcıklıoğlu'nun dediği gibi "eski köye yeni adet getiren" bireyler yetiştirmekten korkmayın. Çünkü sadece ve sadece bu bireyler bu ülkenin kalkınmasına ve muasır medeniyetler seviyesine çıkmasına yardımcı olabilirler.
Unutmayalım güç demek ÜRETİM demektir. Üretim de sadece statik bilgiyi hareketlendirerek olur. Bunun için de Araştırma-Geliştirme (ArGe) ve Uygulama merkezlerini ve sistemini harekete geçirmeliyiz.
Bilimle kalmanız temennisiyle.”.

paylaş

ARŞİV HABERLER

SOSYAL AĞLAR

ZİYARETÇİ SAYISI

154.562 kişidir.