(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({}); (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});

banner33

banner44

banner15

banner50

banner49

banner40

banner43

Hayatının geçtiği Marmara Denizi'ni hayalet ağlardan temizliyor

- Arkadaşlarıyla birlikte 16 yıldır Marmara Denizi'nden 29 bin 700 metrekare ağ toplayan Serço Ekşiyan, bu ağlarla çanta yapıyor, tarımda kullanılmak üzere Erzincan'a gönderiyor- Serço Ekşiyan:- "Lüfer tutmak için kullanılan, 30-40 metre derinden çıkardığımız ağlar şimdi dağda, 2 bin metrede çilekleri ve domatesleri korumak için kullanılıyor"

Genel 12.04.2022, 11:07 12.04.2022, 15:33
17
Hayatının geçtiği Marmara Denizi'ni hayalet ağlardan temizliyor

İSTANBUL (AA) - GÜLSELİ KENARLI - Ömrünü denize adayan 68 yaşındaki Serço Ekşiyan, bugüne kadar arkadaşlarıyla birlikte Marmara Denizi'nden 29 bin 700 metrekare balıkçı ağı topladı. Bu ağları çanta yapımında değerlendiren Ekşiyan, bir kısmını da tarımda kullanılmak üzere Erzincan'daki köylere gönderiyor.

Serço Ekşiyan, Sarıyer'in denize kıyı mahallesi Tarabya'da 1954 yılında doğdu. 4 yaşından bu yana Adalar'da yaşayan ve doğduğundan beri denizden hiç uzak kalmayan Ekşiyan, henüz 19 yaşındayken tüple su altı dalışına başladı.

16 yıldır denize balıkçılar tarafından bırakılan ağları temizleyen Ekşiyan, hayat hikayesini ve deniz tutkusunu AA muhabirine anlattı.

Ekşiyan, "İlk baştan beri denizin altını merak etmişimdir. Beni kimse bu yaşıma kadar yüzerken görmemiştir, yüzmem ben. Ama bir maske takayım saatlerce denizin altında kalabilirim. Aşağıyı göreceğim, görebileceğim kadar... Sonra 'Daha ne var, daha ne var?' derken, tüplü dalışa başladık." diye konuştu.

Marmara Denizi'nden bahsederken "Eskiden buralar akvaryum gibiydi, canlı, bereketli, renkli, çeşitli bir deniz vardı" ifadelerini kullanan Serço Ekşiyan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Yavaş yavaş çeşitli sebeplerle, teknolojik olsun, kirlilik olsun, aşırı avlanma olsun bu akvaryum görüntüsü bozuldu. Tüpsüz dalıyorduk, 8-9 metre, bazen 12 metre. Aşağılarda da bir şey var da, 70'li yıllar, malzeme bulamıyorsun ancak ikinci el bulabilirsin, arkadaştan ödünç alabilirsin. İthalat rejimi dükkanlara müsaade etmiyordu, yoktu. Dışarıdan gelen birisi ancak bir şey getirebiliyorsa, ancak... Arkadaşlardan ödünç alarak 1973 yılında tüplü dalışa başladım. Elbisem yok o zamanlar, üşüyorsun, belli bir yerden sonra soğuk sulara giriyorsun, çıkıyorsun. Gidebildiğin yerler sınırlı, tüp var ama elbise olmadığı için aşağıya inemiyorsun. Daha sonra arkadaşımdan ödünç elbise alıyordum, askerden sonra 1976'da kendi elbisemi satın aldım.

O da yetmedi, taşların kayaların, kovukların içine bakmak için fener lazım. Rahmetli bir arkadaşımla sirke şişesinden fener yaptık. Bisiklet fenerini içine soktuk, şambrel ile bağladık, yapabildiğimiz kadar sızdırmazlık yaparak bir fener yaptık. Ama düğme yok, devamlı yanıyor. Taşların kayaların içini görmeye başladık, balıklar kaçıyor, göremiyoruz. Gece inmek istedik yine bu feneri kullandık. 80'li yıllara geldik, ithalat rejimi değişince her şey geldi, malzeme temini çok kolaylaştı, balık adamlığa ilgi arttı. Her ne kadar pahalı bir spor olsa da dalış merkezleri açıldı, halkımız denizle daha barışık oldu. 90'lı yılların içinde teknolojik sebeplerden dolayı su altının görüntüsü değişmeye başladı, kötüye doğru gitmeye başladı, derken geldik günümüze."

Su altı ekipmanlarına kavuştuktan sonra, deniz altındaki kayaları daha rahat görebildiğini belirten Ekşiyan, bu kayaların üzerine çok sayıda ağ takıldığını fark edince bunları temizlemeye karar verdiğini söyledi. Ekşiyan, hayalet ağ tabir edilen bu ağları temizleme sürecini şu sözlerle anlattı:

"Bütün taşların üzerine ağ takılmış. Bunların orada kalmaması için temizleyelim diye düşündüm. Geldim, arkadaşlarım Ercan ve Ekrem'e söyledim. Gidiyorduk, temizliyorduk. Önce ben filmini çekiyordum, daha sonra oturup filmi seyrediyorduk. Filmden ne kadar bir alan olduğunu, ne kadar köşe, kenarın takılı olduğunu ve ne kadar bidon bağlayacağımızı hesaplıyorduk. Biz aşağıya ödünç bidon alarak iniyoruz. Bidonlara su doldurup aşağıya indiriyoruz, bağlıyoruz ağlara, bidonun içine havayı veriyorsun ve o yükseliyor. Tabii bu 4. veya 5. dalışta oluyor. İlk başta bağlamalar oluyor. Çünkü sürelerimiz kısıtlı, insanlarımız da gönüllü."

- "Riskli olduğu için herkesle çalışmıyoruz"

Bu faaliyete 3 kişilik bir ekiple devam ettiklerini belirten Ekşiyan, "Herkesle yapmak riskli olduğu için yardım tekliflerini de kabul etmiyoruz. Riskli, ciddi bir iş, biz indiğimiz zaman otomatik olarak yaptığımız için kafamız rahat. Ben görüntülemeyi yapıyorum, arkadaşlar çalışıyor. Ya arkadaşım Ercan Akpolat geliyor ya Volkan Narcı geliyor ama son final gününde havayı verip yukarı çıkarıyoruz. 15-16 yıl oldu herhalde, ben çıkarttığım ağları biliyorum, 29 bin 700 metrekare ağ temizlemişiz. Tek tek yazarım, şuradan şu kadar metrekare, buradan bu kadar metrekare... Bir taştan 4 kez temizlendi, şimdi beşincisi üzerinde" dedi.

Denizlerdeki ağ kirliliğinin tüm dünyanın sorunu olduğuna dikkati çeken Ekşiyan, Birleşmiş Milletler verilerine göre yılda 640 bin ton avlanma aracının denize terk edildiği bilgisini vererek "Biz kendi yöremizi bildiğimiz için, kendi bölgemizde çalışıyoruz" diye konuştu.

- "Denizden çıkardığımız ağlar, şimdi dağdaki çilekleri ve domatesleri korumak için kullanılıyor"

Denizden çıkardıkları ağları atmayıp değerlendirdiklerini ifade eden Ekşiyan, bu noktada yaptıklarını da anlatarak, sözlerini şöyle tamamladı:

"Biz bazı ağları, tertemiz olanları, file çantalar yapıyoruz. Ondan elde edilen geliri Deniz Yaşamını Koruma Derneği'ne veriyoruz. Zaten bütün işlerimizi de bu dernek üzerinden yapıyoruz. Bir de normal ağları, eğer temiz değilse, biraz yıkadıktan sonra Erzincan'daki köylere gönderiyoruz. Oradan çok talep var. Köylüler domates, biber, özellikle de çilek yetiştirirken kullanıyorlar. Ürünlerin üzerini çerçeve şeklinde kapatıyorlar, tahta ile örtüyorlar sonra. Lüfer tutmak için kullanılan, 30-40 metre derinden çıkardığımız ağlar şimdi dağda, 2 bin metrede çilekleri ve domatesleri korumak için kullanılıyor. Bu da geri kullanım oluyor. Geri dönüşümde bir enerji harcanıyor, bu geri kullanım oluyor."
 

Yorumlar (0)
23
açık
Namaz Vakti 17 Mayıs 2022
İmsak 03:46
Güneş 05:21
Öğle 12:37
İkindi 16:24
Akşam 19:43
Yatsı 21:11
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 37 81
2. Fenerbahçe 37 70
3. Konyaspor 37 67
4. Başakşehir 37 62
5. Alanyaspor 37 61
6. Beşiktaş 37 58
7. Antalyaspor 37 58
8. Karagümrük 37 57
9. Adana Demirspor 37 52
10. Sivasspor 37 51
11. Galatasaray 37 51
12. Kasımpaşa 37 50
13. Hatayspor 37 50
14. Kayserispor 37 47
15. Giresunspor 37 45
16. Gaziantep FK 37 43
17. Rizespor 37 36
18. Altay 37 34
19. Göztepe 37 28
20. Ö.K Yeni Malatya 37 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 35 67
2. Ümraniye 35 67
3. Bandırmaspor 35 61
4. İstanbulspor 35 59
5. Erzurumspor 35 58
6. Eyüpspor 35 54
7. Manisa Futbol Kulübü 36 49
8. Tuzlaspor 35 49
9. Samsunspor 35 48
10. Gençlerbirliği 35 48
11. Keçiörengücü 35 48
12. Boluspor 35 47
13. Denizlispor 35 46
14. Altınordu 35 45
15. Adanaspor 35 45
16. Bursaspor 35 41
17. Kocaelispor 35 41
18. Menemen Belediyespor 35 38
19. Balıkesirspor 35 12
Takımlar O P
1. M.City 37 90
2. Liverpool 36 86
3. Chelsea 36 70
4. Tottenham 37 68
5. Arsenal 37 66
6. M. United 37 58
7. West Ham United 37 56
8. Wolverhampton Wanderers 37 51
9. Leicester City 36 48
10. Brighton 37 48
11. Brentford 37 46
12. Newcastle 37 46
13. Crystal Palace 36 45
14. Aston Villa 36 44
15. Southampton 36 40
16. Everton 36 36
17. Leeds United 37 35
18. Burnley 36 34
19. Watford 37 23
20. Norwich City 37 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 37 85
2. Barcelona 37 73
3. Atletico Madrid 37 68
4. Sevilla 37 67
5. Real Betis 37 64
6. Real Sociedad 37 62
7. Villarreal 37 56
8. Athletic Bilbao 37 55
9. Osasuna 37 47
10. Celta Vigo 37 46
11. Valencia 37 45
12. Rayo Vallecano 37 42
13. Espanyol 37 41
14. Getafe 37 39
15. Elche 37 39
16. Granada 37 37
17. Mallorca 37 36
18. Cadiz 37 36
19. Levante 37 32
20. Deportivo Alaves 37 31