(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({}); (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});

banner51

banner33

banner44

banner15

banner49

banner40

banner43

Mikroplastiklerin doğaya verdiği zararın boyutları bilinmiyor

- Prof. Dr. Nüket Sivri:- "Son zamanlarda, deniz ortamındaki mikroplastiklerin mikroorganizmalar üzerindeki etkilerini inceleyen çalışmalar artsa da risk değerlendirmesi yapabilmek için çevrede tespit edilen mikroplastiklerin ve nanoplastiklerin miktarlarına ilişkin literatürdeki veriler yetersiz"- "Mikroplastiklerin insan sağlığına etkileri, yanıtlanması en zor soru. Dağılım, izleme gibi farklı çevresel matrislerdeki varlığı hakkında da bilgi eksikliğimiz var. Çeşitli biyotik ve abiyotik çevresel matrislerde mikroplastiklerin izlenmesi, kirlilik durumunu, akışı ve organizmalar tarafından maruz kalma riskini ve potansiyel etkisini tanımlamak için çalışmaların sürdürülmesi elzem"

Genel 18.04.2022, 11:03
32
Mikroplastiklerin doğaya verdiği zararın boyutları bilinmiyor

İSTANBUL (AA) - AYŞE ERKEÇ - İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nüket Sivri, mikroplastikleri doğanın çözülmesi en zor denklemi şeklinde tanımlayarak "Mikroplastiklerin insan sağlığına etkileri, yanıtlanması en zor soru. Dağılım, izleme gibi farklı çevresel matrislerdeki varlığı hakkında da bilgi eksikliğimiz var." dedi.

2006'dan beri özellikle Küçükçekmece Lagünü başta olmak üzere, İstanbul'un kıyısal alanlarında araştırmalar yapan Prof. Dr. Nüket Sivri, AA muhabirine omurgasızlardan, deniz memelilerine ve hatta deniz kuşlarına kadar farklı trofik seviyelerdeki canlılarda plastiklerle karşılaştıklarını söyledi.

Mikroplastiklerin atalardan kalan kötü bir miras olduğunu, bizim de plastik atıkları geleceğe bırakmadan önce zararlarını minimize etmemiz gerektiğini belirten Sivri, makroplastiklerin organizmaların büyüme ve gelişmeleri üzerindeki baskısının ise zaten birçok belgesele konu olduğunu ifade etti.

- "Mikroplastiklerin biyobirikim potansiyeli, boyut küçüldükçe artar"

Planktonik ve küçük omurgasız organizmaların bünyesinde mikroplastiklerin birikebildiğini, bunun neden ve nasıl olduğunu laboratuvar ortamında bilimsel araştırmalar dahilinde gözlemlediklerini vurgulayan Sivri, bazı balık türlerinin yumurtaları kadar büyüklüğe sahip olan mikroplastiklerin, filtrelere takılmadan denizlere veya göllere ulaşana kadar hiçbir engelle karşılaşmadan kolaylıkla seyahat edebildiğini anlattı.

Sivri, mikroplastiklerin deniz ortamına taşınmasının bir diğer yolunun da kanalizasyon ve yağmur sularıyla alıcı ortamlara (göl ve nehir gibi) ulaşması şeklinde olduğuna işaret ederek şunları söyledi:

"Sucul alanlarda bulunan mikroplastiklerin canlılarla etkileşimi ve mikroplastiklerin türler üzerindeki etkileri konusunda her geçen gün farklı bilgiler ediniyoruz. Mikroplastiklerin biyobirikim potansiyeli, boyut küçüldükçe artar. Bu birikim potansiyeli, ekolojik sistemin temeli olan besin ağındaki türlerde toksik etkiler görülmesine neden olur. Omurgasız hayvanlarda mikroplastik yutulmasından sonra daha düşük somatik büyüme oranlarını ve üreme kapasitesini bildiren çalışmalardan bahsetmek olası. Son dönemde hem ulusal hem de uluslararası yürütülen proje ve çalışmalarda, balık midesinde tespit edilen mikroplastiklerden ziyade, balıkların beslenmesinde aktif rol üstlenen bu tip organizmalarda ölümle sonuçlanan mikroplastik etkilerine biz de rastladık. Son zamanlarda, deniz ortamındaki mikroplastiklerin mikroorganizmalar üzerindeki etkilerini inceleyen çalışmalar artsa da risk değerlendirmesi yapabilmek için çevrede tespit edilen mikroplastiklerin ve nanoplastiklerin miktarlarına ilişkin literatürdeki veriler yetersiz. Organizmaların mikroplastiklere maruz kalma riskini ve potansiyel etkisini tanımlamak için çalışmaların sürdürülmesi elzem."

Omurgalılarda mikroplastiklere maruz kalmanın; diğer maruz kalan organizmaların yutulması veya bulaşması, su sütunlarından veya sedimentten plastik parçaların doğrudan emilmesiyle meydana gelebildiğini bildiren Sivri, mikroplastiklerin hava akışlarındaki yüksek yayılma hızı nedeniyle tehlikeli derecede riskli bir maruz kalma yolunu açmış olduklarına da dikkati çekti.

Sivri, "Metabolizma ve bireysel duyarlılıktaki farklılıkların yanı sıra, mikroplastiklerin solunmasına verilen yanıt, ani bronşiyal reaksiyonlar, yaygın interstisyel fibroz, bronşiyal ve peribronşiyal dokuda inflamatuar ve fibrotik değişiklikler ve interalveolar lezyonlar olarak özetlenebilir." diye konuştu. Sivri, Hollanda'daki Amsterdam Vrije Üniversitesince yürütülen ve insan kanında ilk kez mikroplastiğe rastlanan araştırmayı hatırlatarak sözlerine şöyle devam etti:

"Mikroplastiklerle ilgili son dönem çalışmalarında, kanda mikroplastik tespit edilmesi bile bilim insanlarını hayrete düşüren bir durum olmaktan çıktı. Çünkü mikroplastiklerin anne karnındaki fetüste dahi var olduğu biliniyordu. Dünyada artık her yerde mikroplastik yapılara rastlıyoruz. Hatta sadece araştırma amacıyla giden insanların bulunduğu Antartika'da bile mikroplastik yapılar tespit ediliyor. Kanda tespit edilmesi çok etkili bir gelişme lakin bizim beklentilerimiz dahilindeydi. Düşünün ki insan kanına gelmiş olan bir yapının, soluma ile vücuda alınan mikroplastiklerin insan üzerindeki yapısı ve baskısı nasıl olur? Şöyle ki, vücudumuz bu mikroplastikleri bir şekilde dışarı atabiliyor olsa da, projelerimizde çalıştığımız Daphnia (su piresi) gibi bazı organizmalar var ki mikroplastikler bu organizmalar üzerinde toksik etkilere neden oluyor. Denemelerimiz, mikroplastik özelliğine bağlı olarak, organizmanın patlaması, büzüşmesi hatta yuttuğu mikroplastiği sindiremediği için ölümü ile sonuçlanabiliyor."

- "Mikroplastik kirliliğini önlemek için doğa insanlardan yardım istiyor"

Plastiklerin insanlar tarafından giderek artan sıklıkla üretilip kullanılmaya başlandığını, plastik malzemelerin çevreyi en çok kirleten antropojenik enkaz haline geldiğini ifade eden Sivri, "Doğanın çözülmesi en zor denklemi olan mikroplastiklerin insan sağlığına etkileri, yanıtlanması en zor soru. Dağılım, izleme gibi farklı çevresel matrislerdeki varlığı hakkında da bilgi eksikliğimiz var. Çeşitli biyotik ve abiyotik çevresel matrislerde mikroplastiklerin izlenmesi, kirlilik durumunu, akışı ve organizmalar tarafından maruz kalma riskini ve potansiyel etkisini tanımlamak için çalışmaların sürdürülmesi elzemdir. Ancak mikroplastikler izleme çalışmaları, güvenilir ve karşılaştırılabilir yöntemlere ihtiyaç duyduğundan projelendirilmesi şarttır." diye konuştu.

Prof. Dr. Nüket Sivri, bireylerde çevre hassasiyetinin oluşmasında birçok unsurun önemli olduğuna işaret ederek, şu önerilerde bulundu:

"Yapılacak bilimsel çalışmalara ilaveten ana okulu düzeyinde, çevre bilinci eğitimleri ile plastik kirliliği problemi ve çözülemeyen denklemi tüm topluma açıkça anlatılmalıdır. Çevre konusunda duyarlılığı ile çok kıymetli proje ve çalışmalar yürüten Sayın Emine Erdoğan Hanımefendinin liderlik ettiği, 'Sıfır Atık Projesi'ne destek vererek, plastik atıkların en doğru şekilde yönetilmesini sağlayabiliriz, yani halihazırda devam eden çalışmaların çok değerli olduğunu düşünüyorum. Bu konudaki ana problemin, bireysel katılımın düşük olmasından kaynaklandığına inanıyorum. Pandemi öncesindeki gibi farkındalık çalışmalarının artırılması ve eğitim eksikliğinin hızlıca giderilmesi gerekiyor. Çünkü pandemi nedeniyle tek kullanımlık plastik ürünler daha sık tercih edildi. Kullandığımız kulak çubuğu dahi bizim 5 saniye ile 1 dakika arasında çok kısa sürede tükettiğimiz ürünler ve artık doğa bu ürünleri kabul edemiyor. Doğa 300 yıl sonra bile bunları bizim huzurumuza sunabiliyor, o nedenle iş biraz da bireysel kullanım ve farkındalıktan geçiyor."

Türkiye'de ve uluslararası alanda mikroplastik konusunda pek çok projeye dahil olduklarını aktaran Prof. Dr. Sivri sözlerini şöyle tamamladı:

"Türkiye'de sadece Marmara Denizi özelinde değil, Karadeniz, Akdeniz, Ege kıyısal alanlarına ait farklı istasyonlarda çalışma yapan başarılı araştırmacılarımız var. TÜBİTAK destekli projelerimizin yanı sıra 2015'den bu yana Arjantin, İngiltere ve Kore ile devam eden çalışmalarımız ve ortak bilimsel yayınlarımız var. Bunlar ülkemiz adına gerçekleştirdiğimiz büyük başarılardır."

Yorumlar (0)
27
açık
Namaz Vakti 30 Haziran 2022
İmsak 03:31
Güneş 05:14
Öğle 12:44
İkindi 16:33
Akşam 20:04
Yatsı 21:39
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 38 81
2. Fenerbahçe 38 73
3. Konyaspor 38 68
4. Başakşehir 38 65
5. Alanyaspor 38 64
6. Beşiktaş 38 59
7. Antalyaspor 38 59
8. Karagümrük 38 57
9. Adana Demirspor 38 55
10. Sivasspor 38 54
11. Kasımpaşa 38 53
12. Hatayspor 38 53
13. Galatasaray 38 52
14. Kayserispor 38 47
15. Gaziantep FK 38 46
16. Giresunspor 38 45
17. Rizespor 38 36
18. Altay 38 34
19. Göztepe 38 28
20. Ö.K Yeni Malatya 38 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 36 70
2. Ümraniye 36 70
3. Bandırmaspor 36 62
4. İstanbulspor 36 60
5. Erzurumspor 36 58
6. Eyüpspor 36 57
7. Samsunspor 36 51
8. Boluspor 36 50
9. Manisa Futbol Kulübü 36 49
10. Tuzlaspor 36 49
11. Denizlispor 36 49
12. Keçiörengücü 36 48
13. Gençlerbirliği 36 48
14. Altınordu 36 45
15. Adanaspor 36 45
16. Kocaelispor 36 44
17. Bursaspor 36 44
18. Menemen Belediyespor 36 38
19. Balıkesirspor 36 12
Takımlar O P
1. M.City 38 93
2. Liverpool 38 92
3. Chelsea 38 74
4. Tottenham 38 71
5. Arsenal 38 69
6. M. United 38 58
7. West Ham United 38 56
8. Leicester City 38 52
9. Brighton 38 51
10. Wolverhampton Wanderers 38 51
11. Newcastle 38 49
12. Crystal Palace 38 48
13. Brentford 38 46
14. Aston Villa 38 45
15. Southampton 38 40
16. Everton 38 39
17. Leeds United 38 38
18. Burnley 38 35
19. Watford 38 23
20. Norwich City 38 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 86
2. Barcelona 38 73
3. Atletico Madrid 38 71
4. Sevilla 38 70
5. Real Betis 38 65
6. Real Sociedad 38 62
7. Villarreal 38 59
8. Athletic Bilbao 38 55
9. Valencia 38 48
10. Osasuna 38 47
11. Celta Vigo 38 46
12. Rayo Vallecano 38 42
13. Elche 38 42
14. Espanyol 38 42
15. Getafe 38 39
16. Mallorca 38 39
17. Cadiz 38 39
18. Granada 38 38
19. Levante 38 35
20. Deportivo Alaves 38 31