(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({}); (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});

banner33

banner44

banner15

banner50

banner49

banner40

banner43

Gezi davasında karar: Kavala'ya ağırlaştırılmış müebbet

Üçüncü Gezi Davasında Osman Kavala ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına, yedi sanık da 18'er yıl hapis cezasına çarptırıldı.

GÜNDEM 26.04.2022, 09:41 26.04.2022, 16:23 Nesli
33
Gezi davasında karar: Kavala'ya ağırlaştırılmış müebbet

Üçüncü Gezi Davası’nda karar verildi. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, iş insanı Osman Kavala’nın “casusluk” suçlamasından beraat ve tahliyesine, “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini Ortadan Kaldırmaya veya Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasına hükmetti.

Mücella Yapıcı, Çiğdem Mater, Hakan Altınay, Mine Özerden, Can Atalay, Tayfun Kahraman ve Yiğit Ali Ekmekçi’nin ise 18’er yıl hapis cezasına çarpıtılmasına, hepsinin ayrı ayrı tutuklanmalarına karar verildi.

Gezi Parkı eylemlerine ilişkin davada duruşma savcısı celse arasında mütalaasını açıklamış, mütalaada, iş insanı Osman Kavala ve Ayşe Mücella Yapıcı’nın ‘Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılması talep edilirken, 6 sanığın ise ‘Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım etme’ suçundan 15’er yıldan 20’şer yıla kadar hapisle cezalandırılması istenmişti.

Mütalaada ayrıca, haklarında yakalama kararı bulunan ve ‘olayların organizatörleri’ oldukları öne sürülen sanıklar Ayşe Pınar Alabora, Henry Jack Barkey, Can Dündar, Gökçe Yılmaz, Handan Meltem Arıkan, Hanzade Hikmet Germiyanoğlu, Mehmet Ali Alabora, Yiğit Aksakoğlu ve İnanç Ekmekçi’nin dava dosyalarının ayrılarak, yakalama kararı infazlarının beklenmesi talep edilmişti.

"DİRENİŞİ KİRLETME ÇABASINDAN VAZGEÇİN"

Duruşma öncesi adiliye önünde bir basın açıklaması yapan Taksim Dayanışması da bir kez daha ‘hukuksuz dava geri çekilsin’ çağrısı yaptı. Açıklamaya milletvekilleri, siyasi parti ve demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri ile çok sayıda yurttaş katıldı.

Basın açıklamasında, “Ülke tarihinde bir onur sayfası olan Gezi Direniş’ini karalama çabasından derhal vazgeçin. Herkesi Gezi’nin gerçek tarihine sahip çıkmaya çağırıyoruz. Hep birlikte baskılara direnmenin yolu Gezi’nin gerçek tarihine sahip çıkmaktır. Gezi yargılanamaz” denildi.

DURUŞMA

Hakan Altınay’ın avukatı Tora Pekin,’in “Üye hakim Murat Bircan’ın bu davadaki hakimlik görevini kabul etmemesi gerekirdi.” dedi. Mahkeme başkanı Mesut Özdemir’in Savcı Edip Şahiner’e görüşünü sorması üzerine savcı “Takdir mahkemenin” dedi. Mahkeme heyeti, üye hakim Murat Bircan’ın davadan çekilmesi talebinin “davayı uzatmaya yönelik bir talep olduğuna” karar vererek talebi reddetti.

Kavala’nın Avukatı Köksal Bayraktar: Siyasi bir liderle arasındaki bağı açık eden bir hakimin karar verme mevkiinde bulunmaması gerekir

Avukat İşler’in savunmasının ardından Osman Kavala’nın avukatlarından Köksal Bayraktar: 

“Siyasi bir liderle arasındaki bağı açık eden bir hakimin karar verme mevkiinde bulunmaması gerekir. Bunlar üzeri örtülecek şeyler değil. Mahkemenin bir karar vermesi lazım, bu karar davadan çekilme şeklinde veya üye hakimin çekilmesi şeklinde olabilir. Biz sizi reddediyoruz. Bunun 4,5 yıldır tutuklu olan müvekkilimizin durumuna halel getireceğinin de farkındayız.”

Avukat Evren İşler: Baktınız bulamadınız ve dosyayı iade ettiniz!

Avukat İlkiz’in ardından, Taksim Dayanışması bileşenlerinin avukatlarından Evren İşler, “Yeniden kıymetlendirme lafının ne olduğunu bilen yok, ilk kez bu iddianamede duyduk. Herhalde kıymeti kendinden menkul” dedi. 

İşler, “Önünüzdeki tape kayıtlarına baktığımız zaman bu dinlemeleri yapan hakimler ve emniyet mensupları delil üretmekten yargılandı ve cezalandırıldı. Mahkemenizde bir tek delil tartışması yaptırılmadı, bütün talepler reddedildi” ifadesini kullandı. 

Avukat Evren İşler, cuma günkü duruşmada mahkeme başkanı Mesut Özdemir’in sözünü keserek savunma yapmasına izin vermediği avukat Tora Pekin’in savunmasını okudu. 

İşler, “Manasız bir birleştirme süreci yaşadık, hemen sonrasında da hızlı bir ayırma kararı verildi. İstinaf mahkemesi kararında ‘elinde bir delil yok bir de oraya bak’ diyerek çarşı dosyasını işaret etti. Baktınız bulamadınız ve dosyayı iade ettiniz” diye konuştu. 

İşler, şöyle konuştu:

“Hükümetin istifasını talep etmenin suç olmadığını tekrar etmek gerek. Sanıklar hakkındaki bu iddianame yazana kadar hükümetler defalarca kez değişti. Hükümet kendine yönelik bir kalkışma olduğunu düşünseydi altı yıl beklemezdi.

Bu dosyada adil ve dürüst ve hatta bir yargılama yapıldı mı? Hayır. Adil yargılama bu kadar basit bir şey değil. Memleket yargıya yönelik çeşitli baskılardan geçmiş ama yine dönüp mahkemelerden medet umuyoruz.

Adil yargılanmanın görüntüde de topluma yansıtılması gerekir. Bir yurttaşın burada adil bir yargılama yapıldığını hissetmesi gerekir.

Mahkeme heyetini oluşturan üyelerin ismini Google’a yazdığımızda üye hakim Murat Bircan’ın Bafra Belediyesi Hukuk İşleri Müdürlüğü’nde çalışırken istifa edip hakim olduğunuzu görüyoruz. Murat Bircan aynı zamanda AKP’den milletvekili aday adayı da olmuş.

Bu dosyada Erdoğan ilk mağdur. Bu üye hakimin talimat almasına gerek yok. Üye hakim onu seviyor zaten.”

Avukat Fikret İlkiz: Biz tekrarların tekrarlarını yaşıyoruz

Duruşma Taksim Dayanışması bileşenlerinin avukatlarından Fikret İlkiz’in konuşması:

“Emniyete savcılığa talimat verme yetkisi verilirse ortaya 2 bin sayfadan fazla fezleke ortaya çıkar, 657 sayfalık bir iddianame ortaya çıkar. 30 ACM’deki yargılamaya hiçbiriniz katılmadınız, orada neler konuşulduğunu bilmiyorsunuz. Biz tekrarların tekrarlarını yaşıyoruz. Yargı organları aynı şeyleri tekrarlatmak için insanları sanık yapma hakkına sahip değildir. Hükümete karşı suçlar kapsamında yapılmış bir dinleme yok bu dosyada. İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi beraat kararı verirken bunların zehirli ağacın meyvesi olduğunu söyledi. İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi’nin gerekçeli kararında Osman Kavala’nın Gezi’nin finansörü olmadığı belirtildi. Müvekkillerim de değildir, olamazlar da çünkü beş paraları yok. 

Ters çevrilmiş araçların görüntüleri sanıklara izletildi, ne diyorsunuz denildi. İkinci mütalaada da yine aynı görüntüler önümüze getiriliyor ama İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi bu görüntülerin sanıklarla bağlantısı olmadığını söyledi. İstanbul 33. Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki ilk yargılama sırasında kaç iddianame düzenlerseniz düzenleyin aynı savunmayı yapacağını söyleyen Mücella Yapıcı, yine aynı savunmayı yaptı. Beş yıl sonra yine yargılarsanız yine aynı savunmayı yapacağız. Savcılığın esas hakkındaki mütalaası 72 sayfa, mütalaaya karşı aynı sayfalarla yanıt vermek için 72 sayfalık beyanımı sunacağım. Her olasılıkta derhal karar vermek istiyorsunuz. Savunma için süre verilmesine dair bir karar çıkmadı ağzınızdan. Başka bir ceza muhakemesini dikkate almıyorsanız savunma için süre verilir. Avukat Tora Pekin konuşurken 48 dakika oldu dediniz. Süre mi tutuyorsunuz? 10 dakika daha süre verdiniz. Bu savunma hakkının ihlalidir. O halde biz burada ne yapıyoruz? Bir ritüeli tamamlamak üzere savunma yapıyoruz. Bu insanlar size karşı ne kadar çok şey savundular! İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nda bekleyen bir dosyanız varsa getirin, bizi tekrar yargılayın! Hangi yasada yeri var bunun: Ne dersen de karar belli!”

Avukat Bahri Belen: Bu dava hukukun siyasetle dansıdır

Avukat Bahri Belen "Mahkemenin beraatin dışında bir karar verme olasılığı yok. Çünkü İstinaf Mahkemesi’nin kararındaki gereklilikleri yerine getirilmemiş. Müvekkilimin çalıştığı vakıfta yapılan denetimlerde hiçbir usulsüzlük bulunmadı. Müvekkilimin sorgusu da yapılmadı. Aslında bu dava hukukun siyasetle dansıdır. Siyaset dans etmek isteyebilir ancak hukukun böyle bir dansa izin vermemesi gerekir. Başta müvekkilim olmak üzere dosyadaki sanıklar hakkında, mahkemenin siyasetin dışında hakimler olarak bir karar vermenizi talep ediyorum.”

Avukat Hasan Fehmi Demir: Müvekkillerimiz olmayan suçun savunmasını yapmaya çalışıyorlar

Avukat Emel Ataktürk’ün savunmanın ilk bölümünü tamamlamasının ardından Ekmekçi’nin diğer avukatı Hasan Fehmi Demir ikinici kısım için söz aldı. Demir, şöyle konuştu "Bunlar ‘bana suçumu verin’ davalarıdır. Çünkü bu davalarda suç yoktur, suçluluk inşa edilir, niyet okunarak suç yöneltilir. Müvekkillerimiz olmayan suçun savunmasını yapmaya çalışıyorlar. Yapmadıkları eylemleri kanıtlanmaları istiyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı bugün hapiste olan farklı fraksiyona mensup eski meslektaşlarının yöntemlerini tekrarlamakla kalmıyor, istismarcı Anayasa alayışı ortamında temkinli davranırken, sanatı, hak savunusunu kriminalize etmeye çalışıyor. Savcı, Gezi Direnişi boyunca öldürülen tek kişinin adını dile getirmemiştir. Ethem’in katili polise verilen 15.000 ile kaç direk onarılır? Sizce biber gazıyla insanlarımızın öldürülmesi mi ülkemizin yüzünü karartır yoksa biber gazının kullanımına karşı çıkmak mı? Tüm sanıklar hakkında beraat kararı vermek hukuki sorumluluktur.”

Avukatı Emel Ataktürk: Bu dava toplumun susturulmasını amaçlayan politik bir davadır

Avukat Köksal’ın ardından yargılananlardan Yiğit Ali Ekmekçi’nin avukatı Emel Ataktürk söz aldı. Ataktürk, şunları söyledi: “Bu dava insan hakları için çalışanların ve sivil alanın yok edilmesine yöneliktir. Konusu suç olan eylemlerin yargılanması değil, hak savunucuları üzerinden tüm toplumun susturulmasını amaçlayan politik bir davadır. Gezi ve Çarşı davaları yüksek mahkemelerde incelenirken siyasi otoriteler Gezi davası hakkında yorum yapmayı sürdürdü. Gezi ve Çarşı davaları yerel mahkemeye döndüğünde de müdahaleler sürdü. 30 ACM dosyaya daha hakimdi, beraat kararı verilmişti ama dosya tefrik aşamasına geldiğinde dosya hızla karara çıkarılmak için 30 ACM’ye değil mahkemenize verildi.”

Avukat Tuğçe Duygu Köksal: Beraat kararının ardından bugün hangi deliller tartışıldı, ne değişti?

Duruşmada ilk sözü yargılananlardan Mine Özerden’in avukatı Tuğçe Duygu Köksal aldı. “Beraat kararının verildiği 18 Şubat 2020’den beri bu dosyada hiçbir ilerleme yok derhal beraat kararı verilmesi gerekir” ifadelerini kullanan Köksal, şöyle devam etti: “Aslında savunma yapmak yapmamak arasında kaldık. Suç unsurları oluşmadığından 2020deki beraat kararı verilmediğinden, o günden bu yana dosyaya eklenen de olmadığından beraat talep edip oturmam gerekiyor. CMK 217 kapsamında yargıçlar, mahkeme önlerinde tartışmalardan sonra vicdanına göre karar verecek. Sanık Mine Özerden’in beraat kararının ardından bugün hangi deliller tartışıldı, ne değişti? Değil sözlü savunmamın dosyaya koyduğum taleplerimin ne kadar okundu? İstinaf Mahkemesi beraat kararını bozmadı. Delillerin toplanması, tartışılması ve çarşı davasıyla birleştirilerek bir de oradan bakılması isteniyor. Ben de delillerin toplanmasını istedim. Benim bu talebim okunmuş olsaydı, ara karardan dönülmüş olacaktı. Bu dosyada istinaf kararının tek yerine getirildiği işlem çarşı dosyası ile bu dosyanın birleştirilmesi oldu. Bu dosyada çarşı davasıyla birleştirme talep edildi çünkü istinaf oraya da bak belki oradan da bir şey bulursun dedi. O dosyadan hiçbir şey çıkmayacağı için ara karardan dönüldü. Beraat kararının tersine hiçbir aleyhe delil çıkmadığı için dosyalar ayrıldı. Ne yapılabilirdi? Derhal beraat kararı verilebilirdi ama ne oldu esas hakkında mütalaaya verildi. İstinaf kararında tartış denilen hiçbir şey tartışılmadı. 18 Şubat 2020’deki beraat kararını tersine çevirecek hiçbir şey dosyada yok. Müvekkilim Osman Kavala ile telefon görüşmesi olduğu için suçlanıyor. Bir delil hukuka aykırıysa kabul etseniz ne olur? Hukuka aykırıdır, hiçbir şekilde değerlendirmeye alamazsınız. Ortada işlenmiş bir suç var mı? Kavala Türkiye kararı buradaki 7 sanığı ilgilendiriyor. Yargı bakımından baktığımızdan önce bir suçun olması lazım.

Mine Özerden’in hakkını kullanması bir suç unsuru olarak kabul ediliyor. Mine Özerden’in tek bir provokatif paylaşımı yok. Anadolu Kültür’ün şirket olması, vakıf olması ne beni ne yargıyı ilgilendirir. Anadolu Kültür’e dair tek bir delilim var, savcının iddiasına karşı Asliye Ticaret Mahkemesi kararı. Buna ilişkin MASAK raporu, Vergi Başmüfettişliği de var. Telefon konuşmasında Mine Özerden’le Osman Kavala telefonda konuşuyor. Mine Özerden gaz maskesi talebini söylüyor. Orantısız güç kullanmayın diyen bir platforma orantısız güç kullanılıyor buna ilişkin de bir ihtiyaç var. Vergi Başmüfettişliği raporunda Mine Özerden’in böyle bir hesabı olmadığını söylüyor. Savcılığın iddiasına karşı Başmüfettişlik raporu. Deniz gözlüğü, gaz maskesi, sargı bezi yazmış ihbarcı. Çünkü taksimde kolluğun ne yaptığını biliyor. Bunları salına getirmiş, gaz maskesi deniz gözlüğü ve sargı bezi. 18 şubat 2020’deki karardan aksi yönde bir karar verebilecek durumda değildir mahkeme, dolayısıyla beraatını talep ediyorum.”

Avukat Tolga Deniz Aytöre: Olağandışı bir aceleyle karara gidiyorsunuz

Kavala’nın avukatlarından Tolga Deniz Aytöre, davadan çekilme talebinin “davayı uzatmaya yönelik” olduğu gerekçesiyle reddedilmesine dair “Bu heyet bu kararı veremez. Karar baştan sakat olur. Yargılama yapılmadı ki burada. Bir tane soru bile sormadınız Osman Kavala’ya. ‘Sen Gezi Parkı’na gittin mi’  diye sorsanız bile olur. Olağan dışı bir aceleyle karara gidiyorsunuz. Bari yegane deliliniz olan tapeleri getirip ‘Bunlar sanıkların sesi mi’ diye sorsaydınız. Tamamen bir ritüeli yerine getirmek için konuşuyoruz, bir daha böyle mütalaalar olmasın diye konuşuyoruz.Av. Tolga Deniz Aytöre: Bu delilleri ısrarla kullanmak istiyorsunuz, çünkü elinizde başka bir delil yok. Bu tapelerdeki konuşmaların içeriğinde de bir suç yok.” ifadelerini kullandı.

“MAHREM İMAM ARIYORSANIZ DELİLLERİ KİMDEN ALDIĞINIZA BAKIN”

Aytöre, şöyle devam etti: “Organizasyondan bahsediyorsunuz. Cebir ve şiddet unsurunu sağlamak için çArşı davasıyla birleştirdiniz, sonra ayırdınız. Biz Çarşı’yı organize etmediysek kimi organize ettik?

Diyelim ki tapeler hukuka uygun. Osman Kavala’ya ait toplam 160 tapeyle mi organize etti? İlk tapenin tarihi 30 Mayıs 2013. Gezi’nin başlama tarihi 27 Mayıs 2013. Biz eylemlerden üç gün sonra mı eylemleri organize ettik? Mütalaada  Barkey’in Kavala ile görüştüğünü iddia ettiniz. Görüşmenin delilini getirin dedik, ‘Aynı baz istasyonundan sinyal almışlar’ dediniz.Sonra ‘Kavala’nın darbe girişiminden sonra mahrem imamlarla görüştü’ dediniz. Mahrem imam arıyorsanız delilleri kimden aldığınıza bakın.”

Aytöre’nin savunması ardından duruşmaya 5 dakika ara verildi.

“YAHU BEN AVUKATIYIM BİLMİYORUM, SİZ NEREDEN BİLİYORSUNUZ?”

Heyetin dönmesinin ardından duruşmaya Kavala’nın avukatlarından İlkan Koyuncu’nun savunmasıyla devam edildi: “Tutuklu müvekkilimiz var. Biz diyoruz ki kararınız en azından şeklen uygun olsun, geç olsun. Erdoğan bu davanın mağduru, Osman Kavala AKP’nin harcı haline geldi. Bir gün Erdoğan, bir gün Bahçeli onun hakkında konuşuyor.15 Temmuz ile ilgili yargılama yapıyorsunuz ama bir kişi bile Osman Kavala’ya 15 Temmuz’da nerede olduğunu sormadı. Hükümete karşı suçlama yöneltiyorsunuz. Bu davada yargılanan sanıklar Ankara’ya gitmemiş. Cebir ve şiddet yoktu o yüzden çArşı’yı birleştirdiniz. Sonra onlara ceza vermek istemediniz, çünkü seçim geliyor. Bir zümreyi karşınıza almak istemediniz. “Siz” derken kararına sahibine sesleniyorum. Mütalaada demişsiniz ki ‘Osman Kavala’nın faaliyetlerinde Kürt kökenli ve Ermeni kökenli vatandaşlarımıza ağırlık verdiği bilinmektedir.’ Yahu ben avukatıyım bilmiyorum, siz nereden biliyorsunuz?”

İnanç Ekmekçi’nin avukatı Aynur Tuncel Yazgan ise şöyle konuştu: “Almanya Ağır Ceza Mahkemesi yoluyla müvekkilimin ifadesinin alınmasını talep etmiştik. Mahkemeniz bunu reddetti. Müvekkilim hakkındaki yakalama kararının kaldırılmasını ve hakkında beraat kararı verilmesini talep ediyoruz.”

Can Dündar’ın avukatı Abbas Yalçın “Bir gün mimarlar, gazeteciler, tiyatrocular bir araya gelmiş hükümeti ortadan kaldırmaya çalışmış! Benim müvekkilim de bir kanal kurmaya çalışmış. İyi ki işini iyi yapmaya çalışan onurlu insanlar var. Mahkemeden de bir talebim yoktur.” ifadelerini kullandı.

Mahkeme heyeti sanıklara son sözlerini sordu. Tüm sanıklar teker teker aldıkları sözlerle beraatlerini talep ettiler. Ardından duruşmaya hüküm kurulması için ara verildi.

KARAR

4,5 yıldır tutuklu yargılanan Osman Kavala’ya “hükümeti cebir ve şiddet yoluyla ortadan kaldırmaya çalışmak” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi. “Casusluk” suçlamasından ise beraatine ve tahliyesine karar verildi.
Birlikte yargılanan 16 sanığa ise 18’er yıl hapis cezası verildi. Mücella Yapıcı, Can Atalay, Çiğdem Mater, Yiğit Ekmekçi, Hakan Altınay ve Mine Özerden’in tutuklanmasına karar verildi

Yorumlar (0)
18
az bulutlu
Namaz Vakti 18 Mayıs 2022
İmsak 03:45
Güneş 05:20
Öğle 12:37
İkindi 16:24
Akşam 19:43
Yatsı 21:12
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 37 81
2. Fenerbahçe 37 70
3. Konyaspor 37 67
4. Başakşehir 37 62
5. Alanyaspor 37 61
6. Beşiktaş 37 58
7. Antalyaspor 37 58
8. Karagümrük 37 57
9. Adana Demirspor 37 52
10. Sivasspor 37 51
11. Galatasaray 37 51
12. Kasımpaşa 37 50
13. Hatayspor 37 50
14. Kayserispor 37 47
15. Giresunspor 37 45
16. Gaziantep FK 37 43
17. Rizespor 37 36
18. Altay 37 34
19. Göztepe 37 28
20. Ö.K Yeni Malatya 37 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 35 67
2. Ümraniye 35 67
3. Bandırmaspor 35 61
4. İstanbulspor 35 59
5. Erzurumspor 35 58
6. Eyüpspor 35 54
7. Manisa Futbol Kulübü 36 49
8. Tuzlaspor 35 49
9. Samsunspor 35 48
10. Gençlerbirliği 35 48
11. Keçiörengücü 35 48
12. Boluspor 35 47
13. Denizlispor 35 46
14. Altınordu 35 45
15. Adanaspor 35 45
16. Bursaspor 35 41
17. Kocaelispor 35 41
18. Menemen Belediyespor 35 38
19. Balıkesirspor 35 12
Takımlar O P
1. M.City 37 90
2. Liverpool 37 89
3. Chelsea 36 70
4. Tottenham 37 68
5. Arsenal 37 66
6. M. United 37 58
7. West Ham United 37 56
8. Wolverhampton Wanderers 37 51
9. Leicester City 36 48
10. Brighton 37 48
11. Brentford 37 46
12. Newcastle 37 46
13. Crystal Palace 36 45
14. Aston Villa 36 44
15. Southampton 37 40
16. Everton 36 36
17. Leeds United 37 35
18. Burnley 36 34
19. Watford 37 23
20. Norwich City 37 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 37 85
2. Barcelona 37 73
3. Atletico Madrid 37 68
4. Sevilla 37 67
5. Real Betis 37 64
6. Real Sociedad 37 62
7. Villarreal 37 56
8. Athletic Bilbao 37 55
9. Osasuna 37 47
10. Celta Vigo 37 46
11. Valencia 37 45
12. Rayo Vallecano 37 42
13. Espanyol 37 41
14. Getafe 37 39
15. Elche 37 39
16. Granada 37 37
17. Mallorca 37 36
18. Cadiz 37 36
19. Levante 37 32
20. Deportivo Alaves 37 31