(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({}); (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});

banner33

banner44

banner15

banner50

banner49

banner40

banner43

“8 Mart’ı Yaratan Emektir”

Eğitim Sen Samandağ Şube Yönetimi ve üyeleri “8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü” dolayısıyla Abdullah Cömert Alanında basın açıklaması gerçekleştirildi.

Yerel 08.03.2022, 16:44 Yazıişleri
45
“8 Mart’ı Yaratan Emektir”

Eğitim Sen Samandağ Şube Yönetimi ve üyeleri “8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü” dolayısıyla Abdullah Cömert Alanında basın açıklaması gerçekleştirildi.
Eğitim Sen adına basın açıklamasını Nazire Temimi okudu. Temimi, açıklamasında ”Bugün 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü. Bundan tam yüz altmış beş sene önce emeğine sahip çıkmak isteyen kadınların diri diri yakıldığı gün. Bu yangın yüz altmış beş senedir devam ediyor.
Direnen; emeğine, ekmeğine, onuruna sahip çıkmaya çalışan kadın, erkek, işçi, köylü her kesimden insanlar giderek artan oranda bir şiddetle sindirilmeye çalışılıyor. Ve biz emekçiler, her sene 8 Martları şiddetin gölgesinde karşılıyoruz. Hem de en insanlık dışı, en alçakça boyutuyla...
Geçmişi sosyal, siyasal, ekonomik bütün boyutlarıyla ele alıp incelediğimizde şiddetin köklerinin yüzyıllar öncesine dayandığını görürüz.
İnsan emeğinin sömürüsü üzerine kurulu sistemlerin hayat bulduğu ilk günden bu yana sömürücülerin yarattığı şiddete karşı insanlığın onurlu direnişlerinin köklerinin de yine yüzyıllar öncesine dayandığını bilmekteyiz.
Tarihte ilk köle isyanı olarak bilinen Aristokinos Ayaklanması, kendisi de bir köle olan Spartaküs' ün önderliğindeki ayaklanmalar, Anadolu'da ağır vergi yükü altında ezilen yoksulların ve topraksız köylülerin başlattığı Anadolu İsyanları ve daha niceleri hep insanlığın en onurlu direnişlerinin önünü açmış ve bu direniş ve isyanlar günümüze kadar süregelmiştir.
Son iki yılda Irak'tan Lübnan' a, Tunus'a, Cezayir'e, Avrupa ülkelerinden Amerika Birleşik Devletlerine, Latin Amerika' dan dünyanın daha birçok ülkesine kadar emekçiler yoksulluğa, hak gasplarına, güvencesiz çalıştırma, sendikasızlaştırma politikalarına karşı sermayeyi hedef alan sokak gösterileri, ayaklanmalar, grevler örgütlediler ve bir çoğunda da sermayeye geri adım attırdılar.
Ülkemizde ise on yıllardır gerek işçi sınıfının sermayeye karşı örgütlediği direnişler gerekse diğer halk kesimlerinden insanların; gerici, faşist iktidarın yoksullaştırma, yozlaştırma,  yaşam alanlarını talan etme politikalarına karşı sokak eylemleri, direnişler; iktidarın ise sermayenin çıkarlarını korumak adına her direnişi, en ufak bir hak talebini dahi şiddetle hatta katliamlarla yok etme çabaları, sermaye sınıfı alaşağı edilmedikçe emeğin, emekçilerin özgürleşemeyeceğinin bir göstergesidir.
Dolayısıyla sermaye sınıfı alaşağı edilmeden kadın sorununu çözmek de mümkün değildir. Kadının çifte sömürüye maruz kalması, kadın olmasından kaynaklı yaşadığı bütün sorunlar sınıflı toplumlara özgüdür. Kapitalizmin ayakta kalabilmesi için emek sömürüsüne ihtiyacı var. Ucuz iş gücüne ihtiyacı var. Bundan dolayıdır ki önceleri eve hapsedilen, kocasına hizmet etmekle yükümlü sayılan ve toplumsal yaşamdan koparılan kadınlar, kapitalizmin artan üretim ihtiyacı ile birlikte iş gücüne duyduğu ihtiyaçtan kaynaklı kitleler halinde üretim sürecine çekilmiş ve kapitalizmin katmerli sömürüsüne maruz kalmıştır.
Kadın, sadece emeğini ucuza satmakla kalmamış, ev içinde de köleleştirilmiş, söz hakkı elinden alınmış, tacize, tecavüze uğramış, değersizleştirilmiştir. Bu liste daha da uzayabilir. Ancak biz biliyoruz ki bu sorunların kaynağı sömürü sisteminin ta kendisidir. Kadın sorununu sadece erkeğin sömürüsüne ve ev köleliğine indirgemek; mücadeleyi, kadının ekonomik özgürlüğünü kazanması, miras paylaşımı, kızların okutulması, namus cinayetlerine tepki geliştirmek ekseninde örgütlemek, aslında kadın sorununu sınıflar mücadelesinden koparmaktır.
Tarihe şöyle bir dönüp baktığımızda toplumsal kurtuluş mücadelelerinde tarihin onurlu sayfalarında yerini alan devrimci kadınların mücadelesi, kadınların gerçek kurtuluşu için verilecek mücadeleler açısından aslında bir rehberdir. Tüm halkların emperyalizme karşı mücadele etmesi gerektiğini savunan Rosa Lüxemburg, işçi kadınların sendikal mücadelesine adanmış bir hayat olarak adlandırılan Clara Lemlich Shavelson, Sovyet Devriminin kadın önderlerinden Aleksandra Kollontai, "Yaşamın olduğu yerde savaşmak istiyorum." diyen ve 8 Mart' ın bir mücadele gününe dönüşmesinde büyük emeği olan devrimci, sosyalist kadın önderlerinden Clara Zetkin, ülkemizin  baş eğmeyen devrimci kadınları, " Bir halkın türkülerini yapanlar, yasalarını yapanlardan daha güçlüdür!" şiarıyla türkülere yasak konulamayacağını haykıran Helin Bölek, Yüksel' de işi, ekmeği ve onuru için direnmenin sembol isimlerinden Nuriye Gülmen, kadınların her alanda önder olabileceğini gösteren ve sadece kadınlar için adalet mücadelesinin değil bütün insanlığın adalet arayışının simge ismi haline gelen  Ebru Timtik, kadının kurtuluşunun sınıflar mücadelesinden bağımsız olamayacağını kanıtlamışlardır.
"Toprak ağalarının, kapitalistlerin, tacirlerin olduğu yerde kadının özgürlüğünden bahsedilemez. " der Lenin ve üretim araçları üzerindeki özel mülkiyet ortadan kalkmadan halkların özgür olamayacağını savunur.                                             
Kapitalist sömürüye, dünyayı kan gölüne çeviren emperyalist haydutluğa,  faşist otoriter rejimlere ve her türlü baskıya karşı sosyalist mücadele bayrağını yükseltelim.
Tüm emekçilerin; çifte sömürüye maruz kalan, ezilen, horlanan kadınların kurtuluşu, emeğin yüce bir değer olarak kabul edildiği sosyalizmdedir.” ifadelerine yer verdi. Basın açıklaması sırasında; “Yaşasın Devrim Ve Sosyalizm! Yaşasın 8 Mart! Kadın Erkek El Ele Mücadeleye! Emekçiyiz Haklıyız Kazanacağız!” Sloganları atıldı.
Foto-Haber:Neslihan Sağaltıcı

Yorumlar (0)
21
açık
Namaz Vakti 20 Mayıs 2022
İmsak 03:43
Güneş 05:19
Öğle 12:37
İkindi 16:25
Akşam 19:45
Yatsı 21:14
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 37 81
2. Fenerbahçe 37 70
3. Konyaspor 37 67
4. Başakşehir 37 62
5. Alanyaspor 37 61
6. Beşiktaş 37 58
7. Antalyaspor 37 58
8. Karagümrük 37 57
9. Adana Demirspor 37 52
10. Sivasspor 37 51
11. Galatasaray 37 51
12. Kasımpaşa 37 50
13. Hatayspor 37 50
14. Kayserispor 37 47
15. Giresunspor 37 45
16. Gaziantep FK 37 43
17. Rizespor 37 36
18. Altay 37 34
19. Göztepe 37 28
20. Ö.K Yeni Malatya 37 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 35 67
2. Ümraniye 35 67
3. Bandırmaspor 35 61
4. İstanbulspor 35 59
5. Erzurumspor 35 58
6. Eyüpspor 35 54
7. Manisa Futbol Kulübü 36 49
8. Tuzlaspor 35 49
9. Samsunspor 35 48
10. Gençlerbirliği 35 48
11. Keçiörengücü 35 48
12. Boluspor 35 47
13. Denizlispor 35 46
14. Altınordu 35 45
15. Adanaspor 35 45
16. Bursaspor 35 41
17. Kocaelispor 35 41
18. Menemen Belediyespor 35 38
19. Balıkesirspor 35 12
Takımlar O P
1. M.City 37 90
2. Liverpool 37 89
3. Chelsea 37 71
4. Tottenham 37 68
5. Arsenal 37 66
6. M. United 37 58
7. West Ham United 37 56
8. Wolverhampton Wanderers 37 51
9. Leicester City 37 49
10. Brighton 37 48
11. Brentford 37 46
12. Newcastle 37 46
13. Crystal Palace 37 45
14. Aston Villa 37 45
15. Southampton 37 40
16. Everton 37 39
17. Burnley 37 35
18. Leeds United 37 35
19. Watford 37 23
20. Norwich City 37 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 37 85
2. Barcelona 37 73
3. Atletico Madrid 37 68
4. Sevilla 37 67
5. Real Betis 37 64
6. Real Sociedad 37 62
7. Villarreal 37 56
8. Athletic Bilbao 37 55
9. Osasuna 37 47
10. Celta Vigo 37 46
11. Valencia 37 45
12. Rayo Vallecano 37 42
13. Espanyol 37 41
14. Getafe 37 39
15. Elche 37 39
16. Granada 37 37
17. Mallorca 37 36
18. Cadiz 37 36
19. Levante 37 32
20. Deportivo Alaves 37 31