(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({}); (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});

banner33

banner44

banner15

banner50

banner49

banner40

banner43

ADD 23 Nisan'ın 102.yılında Ankara’da

Atatürkçü Düşünce Derneği üyleri ülkenin her yerinden 23 Nisan'ın 102.yılında Ankara Buluşup Ata’nın huzuruna çıktılar.  ADD Genel Merkezi 23 Nisan'ın "Yeniden Atatürk Cumhuriyeti" Manifestosu hazırlandı.

Yerel 25.04.2022, 15:32 Yazıişleri
89
ADD 23 Nisan'ın 102.yılında Ankara’da

Atatürkçü Düşünce Derneği üyleri ülkenin her yerinden 23 Nisan'ın 102.yılında Ankara Buluşup Ata’nın huzuruna çıktılar. 
ADD Genel Merkezi 23 Nisan'ın "Yeniden Atatürk Cumhuriyeti" Manifestosu hazırlandı.
ADD Samandağ Şube Başkanı Atiye Sönmez Erdoğdu Samandağlı ADD’lilerle Ankara gezisine katıldı.  
Erdoğdu yayımladığı mesajında "Yeniden Atatürk Cumhuriyeti" kararlılığıyla, yurdun her köşesinden 8 bini aşkın üyeyle Ankara Buluşması’na güç veren değerli örgütümüze, bu umut dolu güzel organizasyonu düzenleyerek Manifestomuzu hazırlayan ADD Genel Merkezi'mize, bize araç tahsis ederek ulaşımımızı sağlayan HBB Başkanımız Sayın Lütfü Savaş'a ve emeği geçen herkese yürekten teşekkürler... 
102.yılında 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’mız kutlu olsun. “ dedi
Atatürkçü Düşünce Derneği Yeniden Atatürk Cumhuriyeti Manifestosu "Zafer’in 100. yılından, Cumhuriyet’in 100. yılına ilerler ve bir seçime giderken; Demokratik Kitle Örgütlerinin katılmasını umduğumuz, Siyaset Kurumunun dikkate almasını beklediğimiz, Ulusumuz’un da desteklemesini dilediğimiz Çağrımızdır. Aziz Milletimiz! Her karışını kanlarıyla sulayarak Vatan yaptıkları bu topraklar üzerindeki bağımsızlık ve egemenliğimizi Lozan’la dünyaya tanıtan Kemalist Devrimciler, akıl ve bilimden koptuğu için çökmekte olduğunu gördükleri, cepheden cepheye koşarak kurtarmaya çalıştıkları, yıkılışını tarifsiz acılarla yaşadıkları devletlerinin enkazı üzerinde, “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir, fendir.” düsturuyla kurdukları Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin hamuruna bir Maya kattılar. O mayanın adı Namus’tu! Devletimizin hamurunu çürümekten koruyan Namus Mayası’nın eksilmesine izin verilmemelidir. Çok kutuplu yeni bir Dünya Düzeni oluşurken; barış, huzur ve topyekûn kalkınma için, bu toprağın insanlarının kadın erkek birlikte yarattığı, başarısı kanıtlı, bütün ilke, eser ve politikalarıyla dünyaya örnek olmuş Atatürk Cumhuriyeti en doğru yoldur, Yeniden o yola girilmelidir. Atatürk Cumhuriyeti; Aydınlanma Devrimleriyle toplumu tepeden tırnağa değiştiren, çağ atlatan, özünde bir Kültür Ve Kadın devrimi, Sanat Ve Bilim özgürleşmesi, bir Türk Rönesansı’dır. Anadolu’nun binlerce yıllık kültürü ile bütünleşen Laik Cumhuriyet Kültürü devletimizi bugünlere taşıyan en değerli kazanımımızdır, korunmalıdır. Laiklik; demokrasinin olmazsa olmazı, aklın doğmalara tutsaklıktan kurtularak özgürleşmesi, yurttaşın; fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür birey olmasıdır. Devlet; taş binalar değil, görevli yurttaşlardır ve görevlileri laik bireyler ise laiktir. Laiklik; gölgesinde güvenle yaşadığımız Cumhuriyet Kubbemiz’in kilit taşıdır. Tarihten ders alınmalı, tarikat, cemaat adıyla örgütlenmiş, emperyalizm taşeronu yapılanmalar için yasalar uygulanmalı, Devlette hiçbir Laik Cumhuriyet ve Üniter Ulus Devlet karşıtı kadrolaşmaya izin verilmemelidir. YARGI; egemenliğin ve Ulusal bağımsızlığın temel unsurudur. Bağımsız olacaktır, ama tarafsız olamaz. Anayasal düzenden yana taraftır. Bir devlet; yargı hak ve yetkisini, hiçbir koşulda başka bir otoriteye ya da devlete devredemez. İktidarların ya da paralel güçlerin emrine girmiş, baskılarla hüküm kuran bir yargının devletleri felakete sürüklediğinin tarihte örneği çoktur, biri de Osmanlı Devleti’dir. Yargı; kayıtsız, koşulsuz bağımsız olmalıdır. Ulusumuz; 1961 Anayasası’nı esas alan demokratik bir Anayasa’ya ve Hukukun Üstünlüğü ile Kuvvetler Ayrılığı ilkesine tam bağlı gerçek bir Hukuk Devleti’ne kavuşturulmalıdır. Para; bir diğer egemenlik ve ulusal bağımsızlık unsurudur. Üretimden kopmuş, hukuk güvencesi sunamayan, nepotizme, yolsuzluğa, rüşvet ve israfa batmış devletlerin Parası Pul, Yurttaşı Kul olur. Üretim artırılmalı, her yurttaşın vergi mükellefi olacağı, her gelir ve harcamasını kayda geçireceği adil bir vergi sistemi kurulmalı, kayıt dışı ekonomi önlenmeli, hakça bölüşüm ve gelir dağılımı adaleti sağlanmalıdır. Merkez Bankası bağımsız olmalı, kamu maliyesi naslar ya da saplantılarla değil, akıl ve bilimle yönetilmelidir. Atatürk’ün “Türkiye Cumhuriyetini kuran Türkiye halkına Türk Milleti denir” tanımı doğrultusunda; ulus olma bilinci ve ulusal birliğimiz güçlendirilmelidir. Emperyalizmin “Böl Yönet” taktiği güdümlü Mikro Milliyetçilik ve mezhepçilik tuzaklarına düşülmemeli, federasyon çağrıştıran arayışlara itibar edilmemelidir. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı mezada düşürülmemeli, siyasi beklentilerle dağıtılmamalıdır. Uluslaşamamış, Ulus Devlet olamamış Irak, Suriye, Libya, Ukrayna gibi uzak yakın bazı komşularımız dahil, bir çok devletin nasıl ezilen çimen oldukları iyi değerlendirilmeli, Üniter Ulus Devletimiz gözümüz gibi korunmalıdır. 
Dış Politika; “Yurtta Sulh, Cihanda Sulh” ilkesi ve bölge merkezli karşılıklılık esaslı Kemalist felsefeyle yürütülmelidir. Atatürk’ün; Sadabad ve Balkan Paktları, Montrö ve Hatay politikaları ile SSCB (Rusya), Orta Doğu ve Avrupa ilişkilerindeki prensipleri hep akılda tutulmalı, uluslararası anlaşmalarda ve büyük devletler siyasetinde bağımsızlığımızı zedeleyecek adımlardan kaçınılmalıdır. BOP, 21. yüzyılın Sevr’idir. Bölgemizi kana bulayan bu emperyal projenin Sevr ile aynı mantıkla hazırlandığı ve ülkemizi bölme amacının haritası ile sabit olduğu görülmelidir. Cumhuriyetimiz antiemperyalist ve tam bağımsızlıkçı Kuruluş Ayarları’na dönmeli, Türkiye Türkiye’den Yönetilmelidir! TBMM’ye neden Gazi Meclis dendiği, Devletimizin Büyük Millet Meclisi Hükümeti esası ile kurulduğu, Meclis’in demokrasinin vazgeçilmez unsurları olan siyasi partilerden oluştuğu dikkate alınarak Meclis iradesini esas alan bir yönetim sistemi kurulması, yürütme erkinin Tek Adam’a teslim edilmemesi hedefi doğrudur, ancak sonraki iştir. Seçim kapıdadır. Mevcut Anayasamıza göre Türkiye’yi seçilecek Cumhurbaşkanı yönetecektir. Seçmenin; “En iyi ben yönetirim” diyecek ve ikna edecek adaya oy vereceği unutulmamalıdır. Eğitim en önemli sorunumuzdur. Çocuklarımız; öncelikle düşünmeyi, öğrenmeyi, sorgulamayı öğrenmeli, tarikat ve cemaatlerden, hurafe ve dogmalardan uzak tutulmalı, bilimsel bilgi ile eğitilmelidir. 4+4+4 yanlışından dönülmeli, temel eğitim kesintisiz 12 yıl olmalıdır. Parasız Laik Milli Eğitim Sistemi ile özgür bireyler yetiştirilmeli, öğretmenlerimiz Yeniden baş tacı edilmelidir. Öğretim Birliği Yasası’nı yok etme çabalarına, hele 100 yıl sonra yeniden Medrese ve benzeri Diyanet Akademisi türü arayışlara hiç girilmemelidir. Üniversitelerimizin bilimsel ve idari özerkliği tartışmasız demokratik bilim yuvaları olacağı bir Üniversite Reformu yapılmalı, ara eleman yetiştirecek meslek okulları Köy Enstitüleri modeliyle Yeniden örgütlenmeli, gençlerimiz geleceklerini yurt dışında arama çaresizliğinden kurtarılmalıdır. Sağlık, sosyal devletin temel görevidir. Hastayı müşteri, hastaneyi ticarethane olarak tanımlayan, sağlık çalışanının emeğini sömüren, insan sağlığını küresel kapitalizmin çok uluslu şirketlerinin talanına terk eden neoliberal sağlık politikalarına son verilmeli, Koruyucu Tıp öncelikli Toplumcu Kamusal Sağlık Sistemi Yeniden kurulmalı, ilaç, aşı ve tıbbi malzeme üretimi yerli kaynaklara dayandırılmalıdır. 
Kadının; insan olarak eşitliği temelinde, çalışma hayatının ve sosyal yaşamın içinde olması ile toplumsal özgürleşmenin mümkün olacağı bilinciyle, sadece ailenin değil, uygarlaşmanın da taşıyıcı kolonu olduğunu içselleştiren bir yönetim anlayışı Yeniden  yaratılmalıdır. Eğitim müfredatından başlanarak, medyadan sokağa ve eve kadar, başta kadına ve çocuğa, şiddetin, istismarın her türü sözlüklerimizden çıkarılmalıdır. İstanbul Sözleşmesi’ne dönülmeli, Çocuk ve Gelin sözcüklerinin birlikte kullanılması utancı tarihe gömülmelidir. İstihdam yaratamayan, Sosyal Güvenlik Sistemini çökerten, sürekli cari açık üreten, dışa bağımlı, emekçisini, emeklisini süründüren, nüfusun % 1-2’si ile Faiz Lobileri’ne çalışan Neoliberal ekonomi politikaları sürdürülemez. Üretimsizlik Sebep, faiz, enflasyon, işsizlik ve açlık Neticedir. 
Yüksek teknolojili ürün üretme ve 4 Denge Teorisi (Bütçe, Gelir gider, Dış Ticaret, Kamu Özel Sektör Dengeleri) esaslı Kemalist Karma Üretim Ekonomisi Yeniden Devletimizin Ekonomi Politikası olmalıdır. Devlet Planlama Teşkilatı Yeniden  devreye sokulmalı, akılcı planlama ve teşvik politikaları ile kamu ve özel tüm güçlerin katılacağı bir Üretim Seferberliği başlatılmalı, Kooperatifçilik geliştirilmelidir. İşsizliğin ücretleri baskılamasına, sermayenin emeği kâr hırsına kurban etmesine izin verilmemeli, Sınıf Sendikacılığı güçlendirilmeli, “Sigortasız İşçi”, “Çocuk İşçi” gibi kavramlar yok edilmelidir. Bilişim çağı ve sanayi 5.0 kaçırılmamalı, Tarım ve Hayvancılık güçlü biçimde desteklenmeli, en zor koşullarda kendini doyuran 7 ülkeden biri olmamızı sağlayan çiftçimizi toprağından koparan politikalara son verilmeli, kamu üretim tesisleri Yeniden  faaliyete geçirilmelidir. Nüfusumuz ve insan kaynağımız planlanmalıdır. Eğitimsiz kalabalıkların iş gücü ve üretime katılamayacakları, topluma yük olacakları bilinmeli, insanlarımız 3 çocuk yapma, 5 çocuk yapma gibi bilim dışı öğütlerle eğitimsizlik, işsizlik ve yoksulluğa mahkûm edilmemelidir. Mülteci (Geçici Sığınmacı) sorunu, akıl dışı ırkçılık suçlamalarının sislemesine bırakılmayacak kadar ciddidir. Bu sorunun; demografik yapımızı tahrip ve ülkemizi bölme amaçlı bir emperyal saldırı olduğu görülmeli, gereği yapılmalıdır. Türkiye; sınırlarını koruyamayan, yurt dışı tek toprağı Süleyman Şah Türbesi’ni terör örgütlerine terk eden, 19 adasındaki Yunan işgalini tepkisiz seyreden, beyzbol sopaları ve mektuplarla had bildirilen, tehditle terörist(!) salıveren, kapılarda bekletilen, tescilli rüşvetçilerce temsil edilen ve İtibarı saraylarda arayan bir ülke olmamalıdır. Türkiye; büyük doğmuştur, onurlu insanlar ülkesidir, büyüklüğüne layık ve onurla yönetilmelidir. Ordumuz; siyasetin etkisinden arındırılmalı, komuta bütünlüğü Yeniden sağlanmalı, kendi sağlık, eğitim, yargı ve terfi sitemlerine sahip kılınmalıdır. Parti Ordusu arayışları nafile, sonu hüsrandır. Paramiliter yapılanmalar dağıtılmalı, bireysel silahlanma önlenmeli, halkımızın bütün güvenlik güçlerimize tereddütsüz güveneceği bir düzen kurulmalıdır. Basın; Atatürk’ün “Basın hürriyetinden doğan mahzurların giderilme vasıtası, yine basın hürriyetidir.” sözü ışığında Özgür olmalıdır. Basın organları sahiplerinin tek işlerinin basın olması Yeniden  sağlanmalı, Yandaş Medya yaratmanın kimseye yararı olmayacağı bilinmelidir. 
Siyasi Partiler Ve Seçim Yasaları demokratikleştirilmeli, lider sultası ortadan kaldırılmalıdır. Anayasa ve yasalarımıza uygun bütün örgütlülüklerin -Örgütlü Toplum olmanın- önündeki engeller kaldırılmalı, hukuk dışı uygulamalarla baskılanmamalıdır. Tırnak boyası ve seçim kurulları dahil, Seçim Güvenliği tartışılır olmaktan çıkarılmalı, propaganda eşitliği sağlanmalıdır. 
Ulaşım; demiryolu ve deniz ulaşımı öncelikli geliştirilmelidir. Başta Enerji, tüm stratejik üretim alanlarındaki korkunç dışa bağımlılığımız en aza indirilmeli, yer altı ve yer üstü kaynaklarımıza, sularımıza, madenlerimize, ormanlarımıza ve çevremize sahip çıkılmalıdır. Çalışma yaşamından banka ve sigorta sistemine, turizm ve kültürden spor ve sanata, emekli ve yaşlılarımızdan engelli yurttaşlarımıza her alanda uygulanacak ulusal ve akılcı politikalarla insanlarımızın barış, huzur ve güven içinde yaşayacakları bir düzen kurulmalıdır. Ulusumuz; bütün bunları 100 yıl önce yaptı, doğru önderlik, doğru kadrolar, doğru yol haritası ile bugün de yapacak güçtedir. Ulusumuza Güveniyoruz! Dünyanın en bereketli topraklarında, dünyanın en fedakâr, en çalışkan halkını açlığa mahkûm eden Bu Düzen Değişmelidir! Biz Atatürkçü Düşünce Derneği üyeleri, Mustafa Kemal’in Askerleriyiz; bilgili olacağız, cesur olacağız, kararlı olacağız, çok çalışacağız, Kemalizm’in namus sesini bir Sis Çanı gibi yurdumuzun semalarına asacağız ve milletçe Yeniden Atatürk Cumhuriyeti’ni kuracağız. Söz Veriyoruz!"

Yorumlar (0)
18
az bulutlu
Namaz Vakti 18 Mayıs 2022
İmsak 03:45
Güneş 05:20
Öğle 12:37
İkindi 16:24
Akşam 19:43
Yatsı 21:12
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 37 81
2. Fenerbahçe 37 70
3. Konyaspor 37 67
4. Başakşehir 37 62
5. Alanyaspor 37 61
6. Beşiktaş 37 58
7. Antalyaspor 37 58
8. Karagümrük 37 57
9. Adana Demirspor 37 52
10. Sivasspor 37 51
11. Galatasaray 37 51
12. Kasımpaşa 37 50
13. Hatayspor 37 50
14. Kayserispor 37 47
15. Giresunspor 37 45
16. Gaziantep FK 37 43
17. Rizespor 37 36
18. Altay 37 34
19. Göztepe 37 28
20. Ö.K Yeni Malatya 37 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 35 67
2. Ümraniye 35 67
3. Bandırmaspor 35 61
4. İstanbulspor 35 59
5. Erzurumspor 35 58
6. Eyüpspor 35 54
7. Manisa Futbol Kulübü 36 49
8. Tuzlaspor 35 49
9. Samsunspor 35 48
10. Gençlerbirliği 35 48
11. Keçiörengücü 35 48
12. Boluspor 35 47
13. Denizlispor 35 46
14. Altınordu 35 45
15. Adanaspor 35 45
16. Bursaspor 35 41
17. Kocaelispor 35 41
18. Menemen Belediyespor 35 38
19. Balıkesirspor 35 12
Takımlar O P
1. M.City 37 90
2. Liverpool 37 89
3. Chelsea 36 70
4. Tottenham 37 68
5. Arsenal 37 66
6. M. United 37 58
7. West Ham United 37 56
8. Wolverhampton Wanderers 37 51
9. Leicester City 36 48
10. Brighton 37 48
11. Brentford 37 46
12. Newcastle 37 46
13. Crystal Palace 36 45
14. Aston Villa 36 44
15. Southampton 37 40
16. Everton 36 36
17. Leeds United 37 35
18. Burnley 36 34
19. Watford 37 23
20. Norwich City 37 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 37 85
2. Barcelona 37 73
3. Atletico Madrid 37 68
4. Sevilla 37 67
5. Real Betis 37 64
6. Real Sociedad 37 62
7. Villarreal 37 56
8. Athletic Bilbao 37 55
9. Osasuna 37 47
10. Celta Vigo 37 46
11. Valencia 37 45
12. Rayo Vallecano 37 42
13. Espanyol 37 41
14. Getafe 37 39
15. Elche 37 39
16. Granada 37 37
17. Mallorca 37 36
18. Cadiz 37 36
19. Levante 37 32
20. Deportivo Alaves 37 31