(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({}); (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});

banner33

banner44

banner15

banner50

banner49

banner40

banner43

ADD: Yaşasın Tam Bağımsız Ve Gerçekten Demokratik Türkiye!

Atatürkçü Düşünce Derneği, 3 Mart 1924 tarihli Devrim Yasaları’nın  98. Yıldönümü dolayısıyla açıklamada bulundu.

Yerel 04.03.2022, 12:03 Yazıişleri
49
ADD: Yaşasın Tam Bağımsız Ve Gerçekten Demokratik Türkiye!

Atatürkçü Düşünce Derneği, 3 Mart 1924 tarihli Devrim Yasaları’nın  98. Yıldönümü dolayısıyla açıklamada bulundu.
ADD Genel Merkezi adına Samandağ Şube Başkanı Atiye Sönmez Erdoğdu tarafından yapılan açıklamada; “Cumhuriyetimizin ilanından hemen sonra gerçekleşen 3 Mart 1924 tarihli Devrim Yasaları’nın 98. yılını kutluyoruz. 
1 Kasım 1922 tarihinde Osmanlı saltanatının kaldırılmasıyla yapılan ilk devrimin üzerinden 16 ay, Cumhuriyetin ilanından yalnızca 4 ay geçmişken TBMM’ce kabul edilen ve yürürlükteki Anayasanın 174. maddesi ile koruma altında olan 3 Mart 1924 tarihli 3 Devrim Yasası ile Cumhuriyetimizin nitelikleri belirlenmiştir. Bu 3 yasa Laik Cumhuriyet’in ve Atatürk Aydınlanma Devrimleri’nin temelidir. 
Şer’iye ve Evkaf Vekâletlerinin (din ve vakıf işleri ile ilgili bakanlıkların) kaldırılarak, Diyanet İşleri Başkanlığı ile Vakıflar Genel Müdürlüğünün kurulmasını sağlayan 429 sayılı Yasa. 430 sayılı “Tevhidi Tedrisat” (Eğitim Birliği) Yasası. Halifeliği kaldıran 431 sayılı yasa. Anayasanın 174. maddesi kâğıt üzerinde varlığını sürdürmekte ise de, günümüzde bu devrim yasalarından Halifeliğin kaldırılması dışındakiler silikleşmiş, hatta nerede ise fiilen yürürlükten kalkmış, Halifelik konusu da emperyalist itki ile ısıtılmaya çalışılmaktadır. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın ne hale geldiği ortadadır. Bu kurum son dönemde nerede ise kendini Şeyhülislam sanan kişilerce yönetilmekte, akıl, bilim ve çağ dışı, dayanaksız fetvaları ile milleti çileden çıkarmakta, giderek dinden de soğutmaktadır. Keza Vakıflar Genel Müdürlüğü de benzer durumdadır. Son yıllarda vakıf adı altındaki kimi örgütlenmelerin hemen tek faaliyetinin Laik Cumhuriyetin altını oymak olduğu, belki de yalnızca bu devlet kurumu tarafından görül(e)memektedir. 
3 Mart yasalarının görece en önemlisi kuşkusuz Tevhid-i Tedrisat yasasıdır. Bu yasa; günümüzde Eğitim Birliği diye anıldığına bakılarak, sadece eğitim hizmetlerinin tek çatı altında toplanması gibi algılanmamalıdır. Yasanın esas amacı; eğitimi çok başlılıktan kurtarmak, MİLLİ nitelikte tek disiplin, tek otorite altında yürütülmesini sağlamak, tek tip insan değil, yaratılacak çağdaş, laik, bilimsel Milli Eğitim sistemiyle Fikri Hür İrfanı Hür Vicdanı Hür bireyler yetiştirmektir. (Yasaya adını veren, vahid kökünden türetilmiş TEVHİD sözcüğü birleştirme değil, TEK anlamındadır.) Yasanın ne anlama geldiğini kavrayabilmek için, Cumhuriyet kurulduğunda ülkemizdeki eğitim kurumlarının ve öğrencilerin durumuna bakmak gerekir. Cumhuriyet ilan edildiğinde Osmanlıdan devralınan ilkokuldan üniversiteye toplam öğrenci sayısı nüfusun % 2,8’i, okur-yazar oranı ise sadece % 3,5 idi ( Erkeklerde % 7, kadınlarda % 0,4 ). 
Darülfünün’da 185’i kız 2088 öğrenci bulunuyordu. 1011’i erkek, 230’u kız 1241 LİSE öğrencisi, 5362’si erkek 543’ü kız 5905 Ortaokul öğrencisi, 1743’ü erkek, 783’ü kız 2526 Öğretmen Okulu öğrencisi vardı. 
İlkokullarda ise 273.107’si erkek, 62.954’ü kız 336.061 öğrenci eğitim (!) görüyordu. Yani toplam 347 bin 821 öğrencimiz vardı ki, gördükleri eğitimin niteliği de ayrı konudur. 
Bunun yanında; Tevhidi Tedrisat yasası çıkarıldığı sırada tarikatlara ait, bazılarında sadece 5-6 öğrenci bulunan 479 medresenin her biri kendi tarikat inancı doğrultusunda çağ, akıl ve bilim dışı eğitim veriyordu. (Yazık ki, bugün ne sayıları biliniyor artık, ne de kaç çocuğumuzun bunların elinde olduğu). Ayrıca çeşitli Hıristiyan mezheplerine bağlı ve farklı ülkelerin kontrolünde misyoner okulları da vardı. 
1914 yılında 1. Dünya Savaşı başlarken ülkede ABD’ye ait 45 konsolosluk, bunların denetiminde 17 dini misyon, bunların da 200 şubesi ve 435 okulu bulunuyordu. Yine bu yıllarda, Fransızların denetimindeki 94 okulda 22425 öğrenci eğitim görüyordu. İngilizlere ait 2996 öğrencili 30 okul, Almanlara ait 1600 öğrencinin okuduğu 10 okul, İtalyanlara ait 4, Ruslara ait biri lise olmak üzere 3 okul vardı. Aynı dönemde Osmanlı’nın denetimindeki Lise (İdadi) sayısı ise, sadece 23 idi. 
Yabancıların denetimindeki bu okullar başlangıçta azınlık çocuklarını okutmak amacıyla açılmışlarsa da - daha iyi eğitim verdikleri için - giderek Türk çocuklarını eğiten misyoner okullarına dönüşmüştü. Ortaokul ve Lise eğitimi verilen bu okullarda okuyan Türk öğrencilerinin tüm Türk öğrencilere oranı; 1900 yılında % 15 iken, 1910 yılında % 60’a, 1920’de ise % 75’e ulaşmıştı. Yani ortaokul ve liselerdeki her 4 öğrencimizden 3’ü misyoner okullarında okuyordu. Devlet okulları, medreseler, misyoner okulları ve daha adı, amacı bilinmeyen sayısız “eğitim” kurumu, nasıl ve ne şekilde olduğu bilinmeyen karmakarışık bir eğitim sistemi vardı. 
Ortada tek bir millet değil, onlarca farklı millet varmış gibi bir durumla karşı karşıya idik. Cumhuriyet Tevhid-i Tedrisat Yasası’nı işte bu içler acısı tabloyu değiştirmek için çıkardı ve hızla değiştirdi. 
Değiştirdikçe de başta tarikat ve cemaatler olmak üzere bütün Cumhuriyet düşmanlarını, yabancı destekli misyonerleri ve devletlerini karşısında buldu. Her fırsatta bu yeni ve çağdaş eğitim sistemini bozup eskiye döndürmek için adımlar atıldı. Bu adımların kalkışmaya dönüştüğü dönemler de oldu. Harf Devrimi, okuma yazma kursları, Millet Mektepleri, Üniversite Reformu hep bu devrimin büyük atılımları idi. 
En büyük atılım ise köy çocuklarını eğitmek için kurulan Köy Enstitüleri ile yapıldı. Ne yazık ki bu atlım, büyük başarı kazanmasına rağmen kısa sürede önü kesildi. Enstitüler, öğrencileri ve mezunları kara propaganda ile damgalandı. Bu okullarından yetişen ozanlara, yazarlara, sanatçılara yıllarca acı çektirildi. 
Dünyada örnek gösterilen Kemalist Eğitim Devriminin geri döndürülmesinin başlangıcı da Köy Enstitülerinin kapatılmasıyla olmuştur. Bu tarihten sonra imam okulları, tarikat okulları, misyoner okulları hızla her tarafı kaplamış, parasız ve laik eğitimin yerini paralı ya da dini eğitim almış, müfredat bilimsellikten uzaklaştırılarak dinselleştirilmiştir. Bugün ülkemizde F-tipinden Süleymancısına, Nakşisinden İsmail Ağa cemaatine, Amerikancısından Fransızına her dilden, her dinden, her tarikattan eğitim vardır. Bakanlığın adı Milli Eğitim Bakanlığı’dır ama, “ Eğitim sistemimizde olmayan tek nitelik Milliliktir” dense yeridir. 
Tevhid-i Tedrisat Yasası Anayasanın 174. maddesi ile koruma altında iken, eğitim sistemimizin 98 yıl öncesine döndürülmüş olması ne büyük gaflet, ne tarifsiz acıdır. Bir cemaatler, tarikatlar koalisyonu olarak 20 yıl önce işbaşına gelen AKP iktidarı ile ortağı FETÖ arasındaki büyük kavganın eğitim sistemimize kimin egemen olacağı nedeniyle başlamış olması da çok öğreticidir. 
15 Temmuz 2016 günü yaşanan Amerikancı FETÖ’cü darbe girişimi sonrası, henüz kısmen ortaya çıkarılabilen örgüt yapısı; eğitim sistemimiz kullanılarak ordudan emniyete, adalet örgütünden eğitime, anaokulundan evliliklere kadar her alanı saran bu emperyalizm işbirlikçisi ihanet ağının hangi boyutlara ulaştığının çok daha dikkatle incelenmesini ve gereğinin yapılmasını zorunlu kılmaktadır. 
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Eğitimdir ki, bir milleti ya özgür bağımsız, şanlı yüksek bir topluluk halinde yaşatır, ya da esaret ve sefalete terk eder.” sözleriyle yaşamsal önemine işaret ettiği, Milli Kültür, Milli Birlik, Laik Toplum ve Özgür Birey yaratmak amaçlı, Cumhuriyetimiz’le yaşıt Kemalist Eğitim Devrimi yeniden hayat bulmadan hiç bir sorunumuzu aşma olasılığımız yoktur. Atatürkçü Düşünce Derneği; 100. yılında Cumhuriyetin kuruluş ayarlarına dönüleceğine ve 3 Mart yasaları dâhil bütün Aydınlanma Devrimleri’nin yeniden hayata geçirileceğine inancını milletimizle paylaşmakta, çarenin Yeniden Kemalist Cumhuriyet olduğunu gür sesiyle haykırmaktadır. Yaşasın Tam Bağımsız Ve Gerçekten Demokratik Türkiye!” İfadelerine yer verdi.  Foto-Haber:Uğur Hüzmeli

Yorumlar (0)
27
açık
Namaz Vakti 19 Mayıs 2022
İmsak 03:44
Güneş 05:19
Öğle 12:37
İkindi 16:25
Akşam 19:44
Yatsı 21:13
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 37 81
2. Fenerbahçe 37 70
3. Konyaspor 37 67
4. Başakşehir 37 62
5. Alanyaspor 37 61
6. Beşiktaş 37 58
7. Antalyaspor 37 58
8. Karagümrük 37 57
9. Adana Demirspor 37 52
10. Sivasspor 37 51
11. Galatasaray 37 51
12. Kasımpaşa 37 50
13. Hatayspor 37 50
14. Kayserispor 37 47
15. Giresunspor 37 45
16. Gaziantep FK 37 43
17. Rizespor 37 36
18. Altay 37 34
19. Göztepe 37 28
20. Ö.K Yeni Malatya 37 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 35 67
2. Ümraniye 35 67
3. Bandırmaspor 35 61
4. İstanbulspor 35 59
5. Erzurumspor 35 58
6. Eyüpspor 35 54
7. Manisa Futbol Kulübü 36 49
8. Tuzlaspor 35 49
9. Samsunspor 35 48
10. Gençlerbirliği 35 48
11. Keçiörengücü 35 48
12. Boluspor 35 47
13. Denizlispor 35 46
14. Altınordu 35 45
15. Adanaspor 35 45
16. Bursaspor 35 41
17. Kocaelispor 35 41
18. Menemen Belediyespor 35 38
19. Balıkesirspor 35 12
Takımlar O P
1. M.City 37 90
2. Liverpool 37 89
3. Chelsea 36 70
4. Tottenham 37 68
5. Arsenal 37 66
6. M. United 37 58
7. West Ham United 37 56
8. Wolverhampton Wanderers 37 51
9. Leicester City 36 48
10. Brighton 37 48
11. Brentford 37 46
12. Newcastle 37 46
13. Crystal Palace 36 45
14. Aston Villa 36 44
15. Southampton 37 40
16. Everton 36 36
17. Leeds United 37 35
18. Burnley 36 34
19. Watford 37 23
20. Norwich City 37 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 37 85
2. Barcelona 37 73
3. Atletico Madrid 37 68
4. Sevilla 37 67
5. Real Betis 37 64
6. Real Sociedad 37 62
7. Villarreal 37 56
8. Athletic Bilbao 37 55
9. Osasuna 37 47
10. Celta Vigo 37 46
11. Valencia 37 45
12. Rayo Vallecano 37 42
13. Espanyol 37 41
14. Getafe 37 39
15. Elche 37 39
16. Granada 37 37
17. Mallorca 37 36
18. Cadiz 37 36
19. Levante 37 32
20. Deportivo Alaves 37 31