Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, beraberindeki Türk Silahlı Kuvvetleri komuta kademesiyle Hatay’a geldi. Programına 8’inci Komando Tugay Komutanlığındaki inceleme ve denetlemelerle başlayan Güler, Hatay Valiliğini ziyaret ederek Vali Mustafa Masatlı’dan kentteki çalışmalar hakkında bilgi aldı.
İskenderun’daki 2’nci Amfibi Deniz Piyade Tugay Komutanlığında düzenlenen Sancak Tevdi Töreni’nde konuşan Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler; bölgesel güvenlik riskleri, savunma alanındaki uluslararası iş birlikleri, Ege ve Doğu Akdeniz’deki gelişmeler ile Kıbrıs meselesine ilişkin önemli mesajlar verdi. Güler, Türkiye’nin barışçıl çözümden yana olduğunu belirtirken, ülkenin ve Kıbrıs Türk halkının hak ve güvenliğinin korunması konusunda kararlı olduklarını vurguladı.
HATAY PROGRAMI İSKENDERUN’DA DEVAM ETTİ
Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu ile birlikte İskenderun Kaymakamlığını ve Belediyesini ziyaret ederek devam eden ve planlanan çalışmalar hakkında bilgi aldı. Ardından 2’nci Amfibi Deniz Piyade Tugay Komutanlığındaki Sancak Tevdi Töreni’ne katıldı. Törende Donanma Komutanı Oramiral Kadir Yıldız, Hatay Valisi Mustafa Masatlı, Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Öntürk ve yerel protokol de yer aldı.
Sancağın bağımsızlık iradesinin, devletin bekasının ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin şan ve şerefinin simgesi olduğunu belirten Güler, sancağı devralan denizcilerin görevlerini yüksek disiplin ve sorumluluk bilinciyle yerine getireceklerine inandığını söyledi.
“DEĞİŞEN ŞARTLARA UYUM SAĞLAMAK STRATEJİK BİR ZORUNLULUK”
Yakın coğrafyada yaşanan gelişmelerin güvenlik risklerini artırdığına dikkat çeken Güler, Karadeniz’den Ege’ye, Doğu Akdeniz’den Orta Doğu’ya uzanan bölgede uluslararası güç dengelerinin değiştiğini ve teknolojik gelişmelerin savaşın niteliğini dönüştürdüğünü ifade etti. Güler, Türkiye’nin güvenliğini sağlamak ve haklarını korumak için güçlü, modern, caydırıcı ve her an göreve hazır bir orduya sahip olması gerektiğini belirtti.
Türk Silahlı Kuvvetlerinin terörle mücadele, sınır güvenliği, Mavi Vatan ve Gök Vatan’ın korunması ile uluslararası görevlerini sürdürdüğünü kaydeden Güler; Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti başta olmak üzere Azerbaycan, Libya, Katar, Somali ve Balkanlar’daki faaliyetlerin bölgesel ve küresel güvenliğe katkı sunduğunu söyledi.
MEKKE VE BEDİR ANLAŞMALARINA DİKKAT ÇEKTİ
Türkiye’nin askerî imkânları, operasyonel tecrübesi ve gelişen savunma sanayisiyle uluslararası güvenlik mimarisinde etkin bir aktör olduğunu belirten Güler, dost ve müttefik ülkelerle geliştirilen ilişkilerin savunma diplomasisine yeni imkânlar kazandırdığını ifade etti.
Güler, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın ortak savunma, caydırıcılık ve askerî koordinasyonu geliştirmeyi amaçladığını söyledi. Türkiye ile Katar, Pakistan ve Endonezya arasında imzalanan Bedir Mutabakat Zaptı’nın ise savunma sanayisi iş birliği, askerî eğitim, bilgi ve tecrübe paylaşımı, ortak üretim, teknoloji geliştirme ve araştırma-geliştirme faaliyetlerini kapsadığını belirtti.
Bu girişimlerin Türkiye’nin uluslararası güvenlik alanındaki rolünü ve dost ülkelerle ortak savunma ihtiyaçlarına yönelik çözüm geliştirme iradesini ortaya koyduğunu kaydetti.
“HAK VE MENFAATLERİMİZİ HEDEF ALAN YAKLAŞIMLARI KABUL ETMEMİZ MÜMKÜN DEĞİL”
Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’deki gelişmelere de değinen Güler, Türkiye’nin sorunların uluslararası hukuk, iyi komşuluk ilişkileri ve yapıcı diyalog temelinde çözülmesini önemsediğini söyledi. Yunanistan ile diyalog kanallarının açık tutulmasının ve karşılıklı güvenin geliştirilmesinin önemine işaret etti.
Türkiye’nin iş birliğinden ve diplomatik çözümden yana olduğunu vurgulayan Güler, “Bununla birlikte ülkemizin ve milletimizin hak ve menfaatlerini hedef alan, gerilimi artıran veya sorunların çözümünü zorlaştıran yaklaşımları kabul etmemiz mümkün değildir” dedi. Barışçıl çözüm arayışının Türkiye’nin hak ve menfaatlerinden taviz vereceği anlamına gelmediğini de ifade etti.
“KIBRIS TÜRKÜ’NÜN GÜVENLİĞİ İÇİN ELİMİZDEN GELENİ YAPMAYI SÜRDÜRECEĞİZ”
Kıbrıs meselesindeki Türkiye’nin tutumunun açık olduğunu belirten Güler, Kıbrıs Türk halkının güvenliği, refahı, egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün vazgeçilmez önemde olduğunu söyledi. Yarım asrı aşan müzakere sürecinde kalıcı bir çözüme ulaşılamamasının, Ada’daki mevcut gerçeklerin dikkate alınmasını gerekli kıldığını ifade etti.
Rum tarafının Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde düzenlenmesi planlanan spor ve kültür-sanat etkinliklerini engelleme girişimlerini de eleştiren Güler, bu tutumun kalıcı ve adil bir uzlaşma açısından soru işaretleri yarattığını belirtti.
Türkiye’nin garantörlük ve ittifak anlaşmaları doğrultusunda hareket edeceğini vurgulayan Güler, “Kim hangi girişimde bulunursa bulunsun, Garanti ve İttifak Antlaşmaları doğrultusunda ülkemizin ve Kıbrıs Türklerinin güvenliğinin sağlanmasına yönelik her türlü askerî ve siyasi tedbiri alarak Ada’nın huzuru, güvenliği ve refahı için elimizden geleni yapmayı sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.
AMFİBİ BİRLİKLERİN GÖREVLERİNİ VURGULADI
Türk Deniz Kuvvetlerinin nitelikli personeli, gelişen teknolojik altyapısı ve harekât tecrübesiyle Türkiye’nin denizlerdeki caydırıcılığının önemli unsurlarından biri olduğunu belirten Güler, amfibi birliklerin denizden karaya güç aktarabilme ve farklı harekât ortamlarında görev yapabilme kabiliyetlerine dikkat çekti.
2’nci Amfibi Deniz Piyade Tugay Komutanlığının yeni teşkilatlanmayla güçlendiğini belirten Güler, birliğin Suriye’deki Barış Pınarı Harekâtı bölgesinden Azerbaycan’a, Somali’den Libya’ya uzanan görevlerde personel görevlendirerek Türk Silahlı Kuvvetlerinin faaliyetlerine katkı sunduğunu söyledi. Bu görevlerin personelin mesleki tecrübesini ve harekât kabiliyetini geliştirdiğini ifade etti.
Konuşmasının sonunda 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı kutlayan Güler, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları başta olmak üzere ülkenin bağımsızlığı için mücadele edenleri andı; şehitleri ve gazileri saygı ve minnetle yad etti. Güler, 2’nci Amfibi Deniz Piyade Tugay Komutanlığı personeline görevlerinde başarı diledi.
