Eğitim Sen Samandağ Şube Yönetim Kurulu İstanbul'da öğrencisi tarafından öldürülen öğretmen İbrahim Oktugan için bir günlük iş bırakcağını açıkladı.           
Eğitim Sen yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi.
 “ÖFKELİ OLMAK YETMEZ!
10 MAYIS CUMA GÜNÜ BİR GÜNLÜK İŞ BIRAKIYORUZ!

Dün İstanbul'un Eyüp ilçesinde bulunan özel bir okulda görev yapan Milli Eğitim Bakanlığı’ndan emekli öğretmen-meslektaşımız İbrahim Oktugan bir öğrencisi tarafından gerçekleştirilen silahlı saldırı sonrasında hayatını kaybetmiştir. 
ŞİDDET NE YAZIK Kİ ŞİDDETİ DOĞURUYOR.  MÜSEBBİBİNİN BİZ OLMAMASI BİZİ KORUMAYA NE YAZIK Kİ YETMİYOR.
Şiddet sadece fiziksel olmaz. Ekonomik, sosyal, cinsel, kültürel, psikolojik ve siyasi şiddetin egemen kılındığı bir ülkede insanların kendilerini şiddet dışında ifade edebilme argümanı kalmaz ve her şiddet bir diğerini doğurur. 
İstanbul'da dün bir eğitim emekçisi meslektaşımıza yönelik gerçekleşen ve ölümüne sebep olan şiddetin kaynağı budur. Tıpkı sağlık emekçilerine yönelen şiddet gibi, tıpkı ebeveynlerin kendi ailelerine yönelttiği şiddet gibi, tıpkı sokakta, trafikte vb. her yerde arkasına hayali bir canavar kulpu takıp gerçeği gizlediğimiz her şiddet gibi. 
Kadına yönelik, çocuğa yönelik ve hatta doğaya yönelik her nevi şiddet gibi.
Bu toplumun cinnet halidir. Bu ifade bir durumu olağanlaştırmaya, meşru görmeye değil aksine gerçek müsebbiplerine vurgu yapmaya yöneliktir.
Daha da artacak. Hatta böyle giderse öyle bir aşamaya gelece ki; şiddet içe dönecek ve intihar olarak kayıtlara geçecektir.
Başta anayasa dahil hiçbir kazanılmış hakkın, hiçbir temel özgürlüğün, hiç bir şeyin güvencesinin kalmadığı ülkelerde, hele ki yoksulluk artık olağanlaşmış ve süreklileşmiş ise, hele ki toplum ahlaki olarak, fikri olarak ve vicdanı olarak da tüketilmiş ise, bu tüketme işi en tepeden ve iradi olarak planlanmış ve uygulanıyor ise; daha farklı bir sonuç beklenemez. 
Bu girdi bu çıktıyı vermeye mahkumdur ve tek müsebbibi egemen iktidar ve efendisi burjuvazinin insana ve hayat  yönelik düşmanca ideolojisidir: Gölgesini dahi satamadığım ağacı keserim diyen… 
Şiddet ne yazık ki düşünce ve ifade özgürlüğünün olmadığı, insanın asgari seviyede insanca yaşayabileceği koşulları, vergilerimizin karşılığı bir hak olarak devletin var edemediği, etmediği, gelecek ile ilgili kaygıların tavan yaptığı ve her gün her kanal ile bu belirsizliğin körüklendiği her coğrafyanın kaderidir.
Bu zemin ve olgu aynı zamanda  örgütsüz toplumların kaderidir. Bu sonuç bir ülkede yerinde ve zamanında sahiplenilmeyen, yeni erdemli insanın yaratımının, dayanışmanın ve paylaşmanın, yani insan olabilmenin ve kalabilmenin   mücadelesinde  yitip giden ve seyrettiğimiz devrimcilerin ve devrimci mücadelenin kılavuzluğunun hayati düzeyde hissettiğimiz eksikliğinin bir neticesidir.
Her koyunu kendi bacağından astıran, babaya güveni tüketen, dokunmayan yılana buyur dedirten, yalnızlaşan ve bu yalnızlıktan kurtulmak için ya bir güce yamanmayı tercih ettiren ya da kendi adaletini haklı-haksız sağlamaya çalışana şiddeti kendince  meşru kıldıran şey budur. 
Aklı ve bilimi temel almadığımız sürece, başta emek olmak üzere bütün enerjimizi ve temel stratejimizi çaresiz milyonların örgütlenmesine yönelik harcamadığımız ve belirlemediğimiz sürece, dayanışmayı ve paylaşmayı temel pratik kılmadığımız sürece geçmiş olsun ve başsağlığı mesaj ve açıklamalarımız, rutin kınamalarımız, sonuçsuz taleplerimiz, sedasız haykırışlarımız bu yoz düzenin karanlık koridorlarında yitip gidecektir.
Şiddeti üreten ve her kanalla sürekli besleyen bu yoz, egemen bataklığı kurutmadığımız sürece, sonucunda yaşayacağımız her acı , bu bataklığın ürettiği her sineğin geriye kalan yaşantısında da acı ve ona bağlı şiddet  üretmeye devam edecektir.  

Orontes Kitabevi Şair Mehmet Düşer’i Konuk Etti Orontes Kitabevi Şair Mehmet Düşer’i Konuk Etti

Eğitim emekçisi- meslektaşımız İbrahim öğretmenin ailesine sabır eğitim camiamıza başsağlığı diliyoruz. 10 Mayıs Cuma günü ülke genelinde bir günlük iş bırakıyoruz. Halkımıza, üye ve dost eğitim emekçilerine saygılarımızla.”
 Foto-Haber:Neslihan Sağaltıcı

Editör: Nezahat Fırıncıoğulları