Haber: GİZEM ÇETİNKOL - Kamera: KERİM UĞUR

İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri, 6 Şubat depremlerinde yaşamını yitirenleri, İzmir depremi sonrası Bayraklı’da yapılan Deprem Anıtı’nda andı. Yapılan açıklamada, “Sonuçları itibarıyla ‘asrın felaketi’ kelimeleri arasına sıkıştırılarak ‘kadere’ bağlanan afetin sorumluları ortada yoktur. Yaşamını yitiren yurttaşlarımızın yanında bir de ‘faili meçhul’ kayıpların olması, ayakta kalma mücadelesi veren afetzede yurttaşlarımızın acısını neredeyse isyana dönüştürmüştür” denildi. 

İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri, Kahramanmaraş depremlerinin birinci yıl dönümü nedeniyle Bayraklı’daki Deprem Anıtı’nda bugün bir anma töreni düzenledi. Törene, CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Adayı Cemil Tugay, meslek örgütleri, STK’lar, siyasi partilerin temsilcileri ve yurttaşlar katıldı. “Deprem değil bu, bir katliam”, “Gün gelecek, devran dönecek, AKP halka hesap verecek”, “Katil devlet hesap verecek”, “Unutmak yok, affetmek yok, helalleşmek yok” sloganları atan grup, depremlerde yaşamını yitirenler için bir dakikalık saygı duruşunda bulundu. 

ANTALYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI BÖCEK: “5 YILLIK SÜREÇTE 77 PROJEYLE YOLA ÇIKTIK, 182 PROJE TAMAMLADIK” ANTALYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI BÖCEK: “5 YILLIK SÜREÇTE 77 PROJEYLE YOLA ÇIKTIK, 182 PROJE TAMAMLADIK”

“KADERE BAĞLANAN AFETİN SORUMLULARI ORTADA YOKTUR” 

Basın açıklamasını okuyan TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu Genel Sekreteri Aykut Akdemir, “Doğa kaynaklı afetler konusunda geldiğimiz durum vahim, merkezi idarelerin aldığı tutum ise kaygı vericidir. Bir yıl önce gerçekleşen deprem, yerleşim alanı planlaması konusunda hâlâ bir adım yol alamadığımızı, barınma amacı ile yapılan, ama toplu enkaza dönüşen yapılarımızı yöntemli olarak denetleyemediğimizi göstermektedir. Ürkütücü olan ise üzerinden bir yıl geçmesine karşın bölgede çadırlarda ve konteynerlerde yaşam savaşı veren yoksul insanlarımızın içimizi sızlatan durumudur. Sonuçları itibarıyla ‘asrın felaketi’ kelimeleri arasına sıkıştırılarak ‘kadere’ bağlanan afetin sorumluları ortada yoktur. Yaşamını yitiren yurttaşlarımızın yanında bir de ‘faili meçhul’ kayıpların olması, ayakta kalma mücadelesi veren afetzede yurttaşlarımızın acısını neredeyse isyana dönüştürmüştür. Uygar ülkelerde yıkım ve can kayıplarından sorumlu yetkililerin görevlerinden istifa etmeleri bir zorunlulukken ülkemizde bu durum neredeyse bir terfi gerekçesi olmuş, afetin üzerinden bir yıl geçmesine karşın, sorumlu mevkilerde bulunan hiçbir kamu görevlisi sorumluluğu üstlenmemiş veya merkezi idare tarafından görevden el çektirilmemiştir” dedi. 

“BU DÜZENDEN HESAP SORACAĞIZ” 

Kızılay’ın deprem sonrası çadır ve yardım malzemesi satmasını eleştirerek sözlerine devam eden Akdemir, “Deprem sonrası yaşanan koordinasyon bozukluğu, bölgeye ulaşımda yaşanan güçlükler, yardım malzemelerinin vicdan ve sorumluluk sahibi STK’lar, gönüllü kuruluşlar ve meslek örgütleri dışında zamanında yerine ulaştırılmaması, zorlu kış şartlarında yurttaşlarımızı çaresiz bırakmış; deprem, sel gibi doğa kaynaklı afetlerde yurttaşın üstünü örtecek çadırı sağlamakla yükümlü Kızılay, kendi sitesinden çadır satışı yaparak adeta fırsatı ticarete dönüştürme telaşına düşmüştür. Yaklaşan yerel seçimler öncesi, yıkıma uğrayan kentlerde ‘yardım alma’ koşulunu ‘oy karşılığı’na bağlayan yönetim sisteminin bir sonucu olarak, ülkemizin yeni afetlerde düşeceği durum kürsüden, hem de en yetkili ağız tarafından itiraf edilmiştir: ‘Oy yoksa, yardım da yok.’ Bu düzenden hesap soracağız” diye konuştu.

Kaynak: anka