Birleşik Kamu İş Konfederasyonu, asgari ücretin 17 bin 2 lira olarak belirlenmesine ilişkin, “Bu yılki asgari ücret zammında hükümet bir taşla iki kuş vurmaya çalışmaktadır. Artık yılda bir kez zam yapacağını belirttiği asgari ücreti, 2024’te mart ayında yapılacak yerel seçimler öncesinde öldürmeyecek ancak mart ayından sonra tüm ekonomistlerin daha da kötüye gitmesini beklediği enflasyona karşı hızla eriyeceği için patronları memnun edecek şekilde belirlemiştir. Yani asgari ücret, ekonomik parametreler değil seçim takvimi baz alınarak belirlenmiştir” açıklamasını yaptı.

Birleşik Kamu İş Konfederasyonu, asgari ücretin 17 bin 2 lira olarak belirlenmesine tepki gösterdi. Asgari ücretin ekonomik parametrelere göre değil seçime göre belirlendiğinin altını çizen Birleşik Kamu İş’in bugün yaptığı yazılı açıklama şöyle:

“ASGARİ ÜCRET, EKONOMİK PARAMETRELER DEĞİL SEÇİM TAKVİMİ BAZ ALINARAK BELİRLENMİŞTİR”

“Milyonlarca çalışan ve onların ailelerinin beklediği asgari ücret zammı yine hayat pahalılığının altında kalmış, ‘vatandaşımızı enflasyona ezdirmeyeceğiz’ tekerlemelerinin hemen sonrasında dağ fare doğurmuştur. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun dünkü toplantısının ardından 2024 yılı için geçerli olacak asgari ücretin 17 bin 2 TL olduğunu açıklamıştır. Yüzde 49 zam oranıyla belirlenen bu rakamın yeterli olup olmadığını değerlendirmeden önce, asgari ücret gerçeğine dair bazı noktaların tekrar altını çizmek şarttır. Asgari ücret gözler önündeki komisyonla değil sahne arkasındaki hükümet-patron ortaklığıyla belirlenmiştir. Asgari, yani ‘en az’ ücret, iktidar sayesinde artık ülke çapında genel ücret haline gelmiştir. Bu yılki asgari ücret zammında hükümet bir taşla iki kuş vurmaya çalışmaktadır. Artık yılda bir kez zam yapacağını belirttiği asgari ücreti, 2024’te mart ayında yapılacak yerel seçimler öncesinde öldürmeyecek ancak mart ayından sonra tüm ekonomistlerin daha da kötüye gitmesini beklediği enflasyona karşı hızla eriyeceği için patronları memnun edecek şekilde belirlemiştir. Yani asgari ücret, ekonomik parametreler değil seçim takvimi baz alınarak belirlenmiştir.

“ÜCRETİN NE OLDUĞU DEĞİL ALIM GÜCÜ ESASTIR. DAHA ASGARİ ÜCRET AÇIKLANDIKTAN BİRKAÇ SAAT SONRA DAHİ MARKETLERDE HUMMALI BİR ETİKET DEĞİŞTİRME FAALİYETLERİ BAŞLAMIŞTIR”

EMEKLİ ASTSUBAYLAR 'ÖZLÜK HAKLARI' İÇİN İZMİR GÜNDOĞDU MEYDANI'NDA BİR ARAYA GELDİ EMEKLİ ASTSUBAYLAR 'ÖZLÜK HAKLARI' İÇİN İZMİR GÜNDOĞDU MEYDANI'NDA BİR ARAYA GELDİ

Peki, bu rakam bize neyi söylüyor? Aslında hiçbir şeyi söylemiyor çünkü ücretin ne olduğu değil alım gücü esastır. Daha asgari ücret açıklandıktan birkaç saat sonra dahi marketlerde hummalı bir etiket değiştirme faaliyetleri başlamıştır. Yani enflasyon sabit tutulmadıkça ya da enflasyon artışına göre yeterli sıklıkta ücret iyileştirilmesi yapılmadıkça, ‘yeterli bir asgari ücret’i tespit etmek mümkün değildir. TÜİK’e göre yüzde 65 civarında gerçekte ise üç haneli oranlarda seyreden enflasyon ücretli çalışanları, emeklileri, yoksulları ezip geçmektedir. Konfederasyonumuz Birleşik Kamu-İş Ar-Ge biriminin yapmış olduğu araştırmaya göre ülkemizde aralık ayı açlık sınırı 16 bin 483 lira yoksulluk sınırı da 46 bin 837 lira olarak belirlenmiştir. Gıda Fiyatları aralıkta yüzde 6,2 arttı. Son bir yıllık dönemde ise yüzde 100,2 arttı. Son altı aylık enflasyonda yüzde 50.6 artmıştır.

“ÜLKE GENELİNDE KİRA ORTALAMASI 10 BİN TL’YE ULAŞMIŞKEN 17 BİN LİRALIK ÜCRETLE MİLYONLARCA İNSANIN NASIL GEÇİNECEĞİ BÜYÜK BİR KRİZ SORUSU”

Üstelik daha yeni yıl gelmeden zamları gelmiştir. 2024 gelmeden zamlar peşine yapılmıştır.  1 kilo beyaz peynirin fiyatı 300 lirayı, 1 kilo etin fiyatı 390 TL’yi, 30’lu yumurta 130-140 lirayı bulmuştur. Asgari ücretliler çok iyi biliyorlar ki yapılan artış ile çok daha fazlası birkaç ay içinde gıdasındaki, suyundaki, elektriğindeki ve doğal gazındaki vergilerle geri alınacaktır.  Ülke genelinde kira ortalaması 10 bin TL’ye ulaşmışken 17 bin liralık ücretle milyonlarca insanın nasıl geçineceği büyük bir kriz sorusu olarak orta yerde durmaktadır.

“BİR KEZ ZAM İNADINDAN VAZGEÇİLMELİ VE YIL İÇİNDE EN AZ BİR KEZ ARA ZAM YAPILMALIDIR”

Yapılması gereken bellidir. Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun yapısı değiştirilmeli, işleyişi şeffaflaştırılmalı, hükümetin ve patronların hınk deyicisi pozisyonundan çıkarılmalıdır. Enflasyon artışı kötü ekonomi yönetiminin bir sonucudur. ‘Yılda bir kez zam’ yapmak, emekçiye ‘benim hatalarımın bedelini sen ödeyeceksin’ demektir. Bir kez zam inadından vazgeçilmeli ve yıl içinde en az bir kez ara zam yapılmalıdır. Asgari ücret, gerçek enflasyon koşullarına göre belirlenmeli, ülkenin çalışan nüfusunun yüzde 45’inin asgari ücret alıyor olması ayıbı temizlenmelidir. İnsanlık onuruna yaraşır bir ücretin belirlenmesi ve korunması için şart olan bu yöntemler, kamu emekçilerine yapılacak zamlar belirlenirken de kullanılmalı, krizin faturası emekçilere kesilmemelidir. Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu olarak; bu sefalet fermanını ancak gerçek ve örgütlü bir emek mücadelesinin yırtıp atabileceğinin altını çiziyor, bu uğurda verdiğimiz mücadeleyi aralıksız olarak sürdüreceğimizi ilan ediyoruz.”

 

 

Kaynak: anka