CHP milletvekilleri ve belediye başkan adayları ile çevre örgütleri, Ergene Nehri kenarında kirlililiğe dikkat çekmek için açıklama yaptı. CHP Parti Meclisi (PM) Üyesi Baran Bozoğlu, "Kimi zaman bir maden kazasında kimi zaman bir termik santral kazasında, kimi zaman nehirlerimizin kirletilmesiyle beraber büyük bir çevre felaketi yaşıyoruz. 22 yıldır iktidarda olan AKP iktidarı bu sorunları çözmediği gibi daha da büyük bir hale dönüştürmektedir. Bugün Ergene Havzasında yaşanan kirlilik hala çözülememiştir" dedi.

İMAMOĞLU: BEYOĞLU’NA FARKLI BİR ÇAĞI VE DÖNEMİ YAŞATACAĞIZ İMAMOĞLU: BEYOĞLU’NA FARKLI BİR ÇAĞI VE DÖNEMİ YAŞATACAĞIZ

Çevre örgütleri ve CHP’liler, Tekirdağ’ın Çorlu ilçesi Sağlık Mahallesi’nde Ergene Nehri kenarında açıklama yaparak, kirliliğe dikkat çekti. Açıklamaya, CHP PM üyeleri Baran Bozoğlu ve Berker Esen, CHP Tekirdağ Milletvekili Nurten Yontar, CHP Tekirdağ İl Başkanı Şenol Özgür Taşmerdivenli, CHP Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Candan Yüceer, Ergene Belediye Başkan Adayı Rasim Yüksel, Çorlu Belediye Başkanı Adayı Ahmet Sarıkurt, CHP üyeleri ve çevre dernekleri katıldı. Baran Bozoğlu, şöyle konuştu:

"BÜYÜK BİR ÇEVRE FELAKETİ YAŞIYORUZ"

“CHP olarak kentlerimizde çevre sorunlarıyla ilgili adaylarımızla birlikte basın toplantıları düzenliyoruz. Bugün de Türkiye’nin en önemli çevre problemi olan Ergene Havzası’ndaki kirliliğe dair basın açıklaması yapıyoruz. AKP iktidarı 22 yıldır Türkiye Cumhuriyeti'ni yönetiyor. Bakanlıkları kurumları yönetiyor, ancak ne yazık ki Türkiye’nin her köşesinde çok ciddi çevre problemleri yaşıyoruz. Kimi zaman bir maden kazasında kimi zaman bir termik santral kazasında, kimi zaman nehirlerimizin kirletilmesiyle beraber büyük bir çevre felaketi yaşıyoruz. 22 yıldır iktidarda olan AKP iktidarı bu sorunları çözmediği gibi daha da büyük bir hale dönüştürmektedir. Bugün Ergene Havzasında yaşanan kirlilik hala çözülememiştir. Binlerce dönümlük arazinin sulandığı vatandaşların yaşam alanlarından geçen toprağımıza yeraltı sularımıza değen, denizlere ulaşan Ergene Nehri ne yazık ki hala kirletilmeye devam ediyor. 

"ERGENE NEHRİ MAĞDUR"

2011 yılında dönemin bakanlarına baktığımız zaman bir Ergene Eylem Planı hazırlamışlardı, 2011 yılından bu yana bu planların uygulanmasıyla beraber dönemin Çevre Bakanı Veysel Eroğlu, 5 yıl içerisinde Ergene Nehri’nin tertemiz akacağını ve bu nehirlerin temiz akmasıyla beraber tarlaların bu nehirle beraber sulanmaya devam edeceğini bu çevre problemlerini çözeceğinin sözünü vermişti. O günden bugüne 13 yıl geçti. 13 yıldır 8 tane tarım bakanı değişti, 5 tane çevre bakanı değişti ve hiç birisi bu soruna somut olarak bir çözüm üretmediler. Yaptıkları tek şey Ergene Havzası’na kirlilik veren çeşitli sanayi kuruluşlarının atıklarını bir kanalın içerisine koyup onu da Marmara Denizi’ne iletmek oldu. 10 milyar liradan fazla para harcandı gelinen noktada Ergene Nehri’ne pislik akıyor, atık akıyor, ağır metal akıyor, siyanür akıyor. Ve topraklarımızı, doğamızı kirletmeye devam ediyor. 10 milyar lirayı çöp ettiler. Ben şimdi sizinle birkaç belge paylaşacağım. 2011 yılında bir genelge yayınlandı. Altında dönemin Çevre Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın imzası var. Atık suların daha iyi arıtılacağının sözünü verdiler, 2014 yılına kadar süre tanıdılar sanayi tesislerine. Ardından yıl 2014 oldu, yeni bir genelge yayınladılar ve dediler ki biz bu işi yapamadık, çözemedik, beceremedik tekrar bir genelge yayınlıyoruz ve 2016 yılına kadar tesislerin kirletmesine izin veriyoruz. Altında dönemin Çevre Bakanı İdris Güllüce’nin imzası var. Yıl 2016’ya geldiğimizde süre doldu ve yine bir genelge yayınladılar ve dediler ki biz yine beceremedik, yine bu tesisleri kontrol altına alamadık, yapamadık o yüzden tekrar erteleme yapıyoruz, kirletme hakkına 2018 yılına kadar izin veriyoruz dediler. Altında dönemin Çevre Bakanı Fatma Gül Demet Sarı’nın imzası var. Yıl 2018 olduğunda yine bir genelge yayınladılar. 2019’a kadar uzattılar. Altında şimdiki Çevre Bakanı Mehmet Özhaseki’nin imzası var. Yıl 2019 oldu, hiç utanmadan İstanbul’da Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olan, bütün çevre sorunlarının altında imzası olan en uzun çevre bakanlığı yapmış olan sayın Murat Kurum 2020 yılına kadar kirletme uzatıldı. Yıl 2024 yerel seçimlerin öncesindeyiz ve ortada hiçbir çözüm yok. 10 milyon liradan fazla para çarçur edilmiş ve algı operasyonuyla insanlar kandırılmış ve Ergene hala zehir akmaya devam ediyor. Biz buradan özellikle vurguluyoruz Trakya bölgesinde yaşayan yurttaşlarımıza, Trakya bölgesinde AKP’ye, İYİ Parti’ye, CHP’ye ve diğer partilere oy veren yurttaşlarımıza sesleniyoruz. Bu ‘Algı ve Kandırmaca Partisi7ne, AKP’ye artık inanmayın. ‘Algı ve Kandırmaca Partisi’, hepimizi kandırıyor, sizleri kandırıyor. Topraklarımızın kirlenmesine, doğamızın yok olmasına çanak tutmaya devam ediyorlar. Burada doğa mağdur, Ergene Nehri mağdur, işçiler emekçiler mağdur, bu bölgede yaşayan insanlar mağdur, yatırımcılar, sanayiciler mağdur, Marmara Denizi mağdur, tarım alanları mağdur ne yazık ki tüm Türkiye mağdur.

AKP iktidarı uyguladığı bu yanlış politikalarla çevre sorunlarını göz ardı ederek ne yazık ki herkesi mağdur etmiştir. Trakya’yı bu algı operasyonuna, bizlerin vergilerini çarçur eden, doğayı yok eden siyasi iradeye bırakmayın. Adaylarımıza, CHP’nin doğayı, insanı, emeği, yatırımcıyı önemseyen bakış açısına destek verin.”

CHP Tekirdağ Milletvekili Nurten Yontar da “Sadece burada Tekirdağ halkının kanser risklerinin ne kadar arttığını bir defa daha söyleyebiliriz. Hastaneler hınca hınç dolu, her ailede muhakkak bir kişi kanserle mücadele ediyor. Bakın daha da geç olmadan hükümetin buraya el atması gerekiyor. Hep beraber bu mücadelemize devam edeceğiz” dedi. 

"ERGENE'MİZ KANSER SAÇIYOR, ZEHİR SAÇIYOR"

CHP Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Candan Yüceer, “Doğduğu yerde, Istrancalar’da pırıl pırıl akan, bir zamanlar bize can veren yaşam veren Ergene’miz kanser saçıyor, zehir saçıyor, saçmaya da devam ediyor. Tüm Trakya’mızı boydan boya kat ediyor. Çevremizi kirletiyor, toprağımıza tarımımıza sağlımıza zarar veriyor. Biz sağlıklı yaşamak istiyoruz. Kanser vakalarının çok yükseldiğini, yapılan araştırmaların açıklanmadığını biliyoruz. Ergene’miz kapkara akmaya devam ediyor. 2011’de bakan gelip bu iş bizim çocuk oyuncağı, Haliç’i temizledik biz, dedi. 22 canlı balık yaşayacak, yüzeceğiz burada dedi. Her gelen bakan vaat verdi ama o günden bugüne 13 yıl geçti elde var sıfır. Üstelik 10 milyar lira para gitti. Keşke bu para bu sanayilerin arıtmasına harcansaydı. Her seçim öncesi bolca vaat verenler, beceriksizliklerini gizlemek isteyenler hedeflerine belediyelerimizi alıyorlar. Oysa ki bizler de biliyoruz ki Ergene Nehri’nde her türlü kirlilik var. Ergene’nin içinde yüzde 65’i sanayi yüzde 35’i evsel atık bu süreçte belediyelerimiz canhıraş şekilde arıtma noktasında kendi üstüne düşeni yaptı. Ama maalesef denetimsizlik, derin deşarj süreci yaşandı. Bizim bu vaatlere karnımız tok. 13 yıldır aynı vaatleri dinliyoruz. 1 Nisan’da belediye başkanı olduğumda Ankara’da çalmadığım kapı bırakmayacağım. Büyükşehir Belediyesi’nin bana verdiği yetkileri sonuna kadar kullanıp Ergene Nehri’nin temizliği doğa talanını durdurulması çevre kirliliğinin önlenmesi ve iklim kriziyle mücadele konusunda tüm yetkilerimi kullanacağım. Gerekirse Ankara’da yatacak kalkacağım. Bunun sözünü veriyorum. Bizim milliyetçilik anlayışımız, bizim yurtseverlik anlayışımız, bizim doğaseverlik anlayışımız; vatanımızın doğasına, suyuna, toprağına, insan sağlığına sahip çıkmaktır. Bu anlayışla belediyemizi yönetecek, hizmet edeceğiz” dedi. 

 

Kaynak: anka