(İSTANBUL) -Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD), okullarda ve hastanelerde son zamanlarda artan şiddet olaylarına dikkat çekerek “Toplumsal şiddetle mücadeleye şiddeti besleyen öfke dili, empati yoksunluğu, egoizm gibi etkenlerle mücadeleden başlanmalıdır. Toplumsal şiddetin çözümü ve ilacı da laik, demokratik, karma ve bilimsel eğitimin nitelikli şekilde ve kamucu politikalarla tüm çocuklarımıza ve gençlerimize fırsat eşitliği içerisinde verilebilir olmasıdır” açıklamasını yaptı.

ÇYDD, İstanbul Alibeyköy’de 7 Mayıs Salı günü okul müdürü İbrahim Oktugan’ın okuldan uzaklaştırılan öğrencisi tarafından öldürülmesi örneği üzerinden ülkede artan toplumsal şiddet olaylarına dikkat çekti. Dernek'ten bugün konuya ilişkin yapılan yazılı açıklama şöyle:

Dışişleri Bakanı Fidan, Prag'daki NATO Gayriresmi Dışişleri Bakanları Toplantısı'na katılacak Dışişleri Bakanı Fidan, Prag'daki NATO Gayriresmi Dışişleri Bakanları Toplantısı'na katılacak

“Ülkemizde toplumsal şiddet olgularında ciddi artış görülmektedir. Özellikle okullar ve hastaneler gibi öncelikli kamusal alanlarda şiddet olaylarının hissedilir şekilde artması halkımız ve geleceğimiz için kaygı vericidir. Türk Tabipleri Birliği'nin verilerine göre, sağlık çalışanlarının yüzde 90'ı görevlerini yaparken hayatlarında en az bir kez şiddete maruz kaldıklarını belirtmektedir. Yine aynı araştırmaya göre her 10 hekimden 6'sının son bir senede en az bir kez şiddetle karşı karşıya kaldıklarını ifade etmeleri durumun ciddiyetini göstermektedir. Ne yazık ki toplumsal şiddet eğitim kurumlarında da artış göstermektedir. Son olarak, 7 Mayıs 2024 tarihinde bir okul müdürü, öğrencisi tarafından silahla 5 el ateş edilerek öldürülmüştür. Öğrencinin bu eylemi uzun süredir tasarlıyor olması da durumun ağırlığını artırmaktadır.

Bu konunun üzerinde durulması gereken önemli bir yanı da saldırganın sonradan Türk vatandaşlığına alınmış olmasıdır. Türk vatandaşlığına kabule ilişkin Cumhuriyet'in ilk yıllarından beri uygulanan geleneksel devlet politikasının dışına çıkılmış olması, taşınmaz satışı ile vatandaşlık verilmesi gibi uygulamaların devam ettirilmesi son derece yanlıştır ve bu yanlış uygulamaların sonuçlarını toplumsal olarak yaşamaktayız. Şiddet olgusu; eğitim kurumlarını, öğretmenlerimizi, hastanelerimizi, sağlık çalışanlarımızı, tüm kamusal alanları ve toplumumuzu etkisi altına almıştır. Şiddetin her türlüsüne karşı sessiz kalmak, şiddeti normalleştirmek ve kabullenmek asla söz konusu olmamalıdır. Şiddet; yer, zaman ve kişi kavramlarından bağımsız olarak mutlak şekilde reddedilmelidir.  Toplumsal şiddetle mücadeleye şiddeti besleyen öfke dili, empati yoksunluğu, egoizm gibi etkenlerle mücadeleden başlanmalıdır. Toplumsal şiddetin çözümü ve ilacı da laik, demokratik, karma ve bilimsel eğitimin nitelikli şekilde ve kamucu politikalarla tüm çocuklarımıza ve gençlerimize fırsat eşitliği içerisinde verilebilir olmasıdır. Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği olarak her yönden gelişmiş, şiddetsiz, çağdaş ve mutlu bir toplum olabilmemiz için laik, bilimsel ve kamusal eğitimden yana ve eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanmasına yönelik çalışmalarımıza var gücümüzle devam edeceğiz.”

Kaynak: anka