AHMET ÜN

İstanbul ve Batman'da tefecilik operasyonu: 13 şüpheli gözaltına alındı İstanbul ve Batman'da tefecilik operasyonu: 13 şüpheli gözaltına alındı

(DİYARBAKIR) - Ülkede yaşayan ekonomik kriz ve işsizlik, Diyarbakır esnafını da olumsuz etkiledi. Diyarbakır Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (DESOB) Başkanı Alican Ebedinoğlu, kentte son bir yıl içerisinde bin 123 işletmenin kapandığını belirterek, “Şu an gençlerde Avrupa ülkelerine gitme gibi bir furya gündemde. İnsanlarımızın çoğu burada iş bulamadığı için Avrupa’ya gitmeye çalışıyor” dedi.

DESOB Başkanı Alican Ebedinoğlu, ekonomik krizin kentteki etkisini ANKA Haber Ajansı’na değerlendirdi. “Özellikle son 5-6 yıldır pandemi süreci, ardından yaşanan ekonomik dalgalanmalar, son olarak bölgemizin 11 ilini etkileyen depremin ardından gerek halkımız gerekse de esnaf ve sanatkarlarımız ciddi bir anlamda etkilendi ve bu etki devam etmektedir” diyen Ebedinoğlu, şöyle konuştu:

“Yıllardır bölgenin kalkınması için teşvikler veriliyor. Bu teşvikler 18 bin kişinin istihdam edildiği Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi’ne veriliyor. Oysa esnaf ve sanatkarlara baktığımızda 100 bin dolayında istihdam sağlıyor. Esnaf ve sanatkar devletin istihdam yükünü sırtında alıyor. Bu nedenle mutlak suretle esnafın ayakta kalması gerekiyor. Son dönemlerde artan faiz oranları ve enflasyon birçok kesimi etkilediği gibi esnafı da çok ciddi bir şekilde etkiledi. Diyarbakır’da son bir yılda bin 123 esnaf işletmesini kapatmak zorunda kaldı. Bunların en büyük kesimi hizmet sektörüdür. Bu sektör en fazla istihdam sağlayan alandır” dedi.

ŞU ANDA BÜYÜK BALIK KÜÇÜK BALIĞI YUTMAKTA’

Ebedinoğlu, zincir marketlerin yaygınlaşmasının esnafa olan etkisini ‘büyük balık, küçük balığı yutuyor’ olarak yorumlarken, bu marketlerin bulundukları kentlerin vergi gelirlerine bir katkı sağlamadığına dikkat çekti. Zincir marketlerde alışveriş yapanları alacakları ürünlerin son kullanma tarihlerine dikkat etmeleri çağrısında bulunan Ebedinoğlu, şunları söyledi:

“Darbe yiyen başka bir esnaf kesiminden de söz etmek istiyorum. Diyarbakır’da, 10 yıl önce 5 bin 600 civarında olan bakkal sayısı maalesef şu an 2 bin 200’e inmiş. Bunun en büyük nedenlerinden biri de zincir, hiper ve süper marketlerdir. Bununla ilgili TESK olarak, yıllardır TBMM’de çıkmasını beklediğimiz perakende yasası vardır. Bu yasa çıkmadığı takdirde ticarette ahlaklı bir düzen sağlanamaz. Neden sağlanamaz? Şu anda büyük balık, küçük balığı yutmaktadır. Büyük holdingler bu kesimi bitirme noktasına getirdi. Bu kesimin vatandaşlarımızı mağdur ettiğini tespit ettiğimiz bir konuya da paylaşmak istiyorum. Bu zincir marketlerde son kullanma tarihi az kalmış ürünler satılmaktadır. Diyarbakır’da tespit ettiğimiz bu konuyu Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ve ilgili kurumlara ilettikten sonra binlerce ürün imha edildi. Halen aynı sistem devam ediyor. Vatandaşlarımızı özellikle o market zincirlerinden alışveriş yaptığı zaman ürünlerin son kullanma tarihlerine dikkat etsinler. Güvenilir esnaf mahalle bakkalıdır. Çünkü yeri geldiğinizde evinizin anahtarını teslim ettiğiniz bir kesimdir. Maalesef bu zincir marketlerin çoğu Türkiye’nin ekonomisine yön veren holdinglerdir. Üretim ve yatırımlarının tamamı batıdadır. Ama günlük sıcak parayı da ilimizde alıyor. Hiçbir yatırım ve istihdam da sağlamıyorlar. Neden sağlamıyorlar? Çünkü yatırımları batıda. Buradaki vergi kayıtları da Diyarbakır’da değil. Bu vergi kaydının yapılmaması kentte ayrı bir zarar vermektedir. Bu kurumların vergi ödemeleri Diyarbakır’ın gelirine yansımıyor. Bir an önce yasal düzenlemenin yapılması gerekiyor. Aksi takdirde istihdam sağlayan esnaf ve sanatkarlar zor durumda kalacak. Durum böyle devam ederse yıl sonuna kadar binlerce esnafımızın işletmelerini kapatacaklarının kaygısıyla karşı karşıya kalacağız.”

‘DEVLETİN DENETİM MEKANİZMASINDA SIKINTI VAR’

İşletmelerdeki fahiş fiyatla ilgili değerlendirmelerde bulunan Ebedinoğlu, kamu kurumlarının denetiminin yetersiz olduğunu belirterek, “Fahiş fiyatlarla ilgili devletin yeni bir mekanizma kurması gerekiyor. Şu anki denetimler yeterli değildir. Her alanda fırsatçılar var. Bunu tamamen işletmeciye yüklemek de doğru değil. Devletin denetim mekanizmasında sıkıntı var. Buna kökten bir çözüm gerekiyor. Bu durumda vicdansızlık eden, halkı sömüren insanlar var. Bununla çok karşılaşıyoruz. Bu neden cezai müeyyidelerin mutlak suretle uygulanması gerekiyor. Aksi takdirde bunun önüne açıklamalarla geçinilmez. Radikal, kararlı ve kanunlara dayalı yeni bir denetim gerekmektedir” açıklamalarında bulundu.

 'GENÇLERİN AVRUPA ÜLKELERİNE GİTME GİBİ BİR FURYA GÜNDEMDE'

Türkiye’deki ekonomik krizin beraberinde getirdiği yüksek faiz nedeniyle insanların birikimlerini bankaya yatırıp, gelir elde etmesiyle ticari alanda bir gerilemenin yaşanmasına neden olduğunu ifade eden Ebedinoğlu, Diyarbakır’daki gençlerin istihdam olmaması nedeniyle Avrupa’ya göç etmek için çaba sarf ettiklerini dile getirdi. Şu an ticaretin tamamen durduğunu aktaran Ebedinoğlu, “Bunun nedeni ise, faizlerin yüksek olması insanların çoğu parasıyla üretime girmiyor, parasını bankaya yatırıp, faiziyle kar elde etmeye çalışıyor. Ekonomik krizin en büyük etkenlerinden biri de faizlerin bu kadar yüksek olması, faizlerin yüksek olmasıyla yatırımın üretime dönüşmemesidir. Yüksek faiz ve enflasyonda esnaf çok ciddi etkilendi. Daha önce yüzde 8,5 faizle alınan kredi faizi yüzde 29’a çıkmış durumda. Esnaf kredileri yüzde 50 hazine desteklidir. Hazine desteği olmasına rağmen esnaf krediye ulaşmada sıkıntı çekiyor. Özellikle belirtmek istediğim bir konuyu dile getirmek istiyorum, hükümete de seslenmek istiyorum. İlgili yasalarda esnaf ve sanatkarların korunması gerekiyor belirtilmiş. Aksi takdirde ülke olarak istihdam sıkıntını yaşayacağız. Diyarbakır olarak bunu yaşıyoruz. Genç nüfusun büyük bir kesimi batıda inşaat ve turizm sektöründe çalışıyor. Şu an gençlerin Avrupa ülkelerine gitme gibi bir furya gündemde. İnsanlarımızın çoğu burada iş bulamadığı için Avrupa’ya gitmeye çalışıyor. Almanya 2 milyon kalifiyeli elaman alacağını açıkladı. Şu an Türkiye’de bir çok insan bu yollara başvurmaya başladı” şeklinde konuştu.

 

Kaynak: anka