MUSTAFA USTA

Eğitim İş Sendikası Sinop Şube Başkanı Celal Tuncay Şahbenderoğlu, "Özellikle bakanın son zamanlardaki talihsiz açıklamaları bir takım protokollerle cemaatlerin okullara eğitim yuvalarına sızmaya çalışması, öğretmen olmayan kişilerin okullara derslere girmeye çalışması ve milli eğitim bakanı bizim ülkemizin eğitimini, çocuklarımızı korumakla yükümlü olan en baştaki insan milli eğitim bakanının bunlarla iş birliği haline girmesi bizi çok büyük endişeye sevk etti" dedi.

Eğitim İş Sendikası Sinop Şube Başkanı Celal Tuncay Şahbenderoğlu, Türkiye’de okullarda sabah ve akşam karanlık dilimde okula ulaşım sağlayan öğrencilere dikkat çekti. Şahbenderoğlu, "

"ÇOCUKLAR UYKUSUNU TAM ALAMAMIŞKEN EĞİTİMİN ÇOK BİR ANLAMI YOK"

Eğitim İş Sendikası Sinop Şube Başkanı Celal Tuncay Şahbenderoğlu, şöyle konuştu:

"Bu konuda sadece biz değil velilerimiz ve öğrencilerimiz de bu konudan çok şikayetçiler. Biliyorsunuz ki, geçmişte yaz tatili uygulaması sadece yazın uygulanan bir uygulamaydı. Aslında Türkiye’nin gerçek saati İzmit’ten geçen ve bizim ulusal saat dilimimiz olandır ama geçmişte tasarruf amaçlı olarak yaz tatili uygulaması denilen bir şey başlatıldı. Daha sonra bu hükümet tarafından 2016 yılından bu yana bunun sürekli hale getirilmesi bugün büyük sıkıntılar meydana getiriyor çünkü yaz tatili uygulamasını, kışın uygulamaya koyduğunuz zaman bu çocuklar çok erken saatte, karanlıkta okullara doğru yola çıkması anlamına geliyor. Bu özellikle evi uzak olan öğrencilerimizin, ki bu bizim şehrimizde çok var, ilçelerden ve köylerden gelen öğrencilerimiz var. Bu öğrencilerimiz için büyük zorluk meydana geliyor. Beraberinde bir takım güvenlik sorunları da meydana getiriyor çünkü bu çocuklar bazen çok karanlık yollarda yürümek zorunda kalıyorlar. Çok erken saatte, günün karanlık saatinde ulaşımda yoğunluklar da meydana geliyor. Bu da bir takım trafik sorunlarına ve kazaları beraberinde getirebiliyor. Biz diyoruz ki; çocuklarımız gün ışığında eğitim görsün. Doğru olan bu çünkü çocuklar uykulu bir vaziyette, okula geç kalmış bir vaziyette, uykusunu tam alamamış bir vaziyetteyken eğitimin çok bir anlamı ve kıymeti yok. Bu havanda su dövmekten öteye gitmez. Biz istiyoruz ki, çocuklarımız bilinci ve istekli bir şekilde eğitim alsınlar. Bunu da sağlamanın en güzel yöntemi çocuklarımıza gün ışığında eğitim vermeyi sağlamaktır.

"BU HÜKÜMETİN VAATLERİNDEN BİR TANESİ DE 2’Lİ EĞİTİMİ TAMAMIYLA KALDIRMAKTI"

Bunun bir de şöyle bir boyutu daha var. Bazı okullarda sabahçı, öğlenci dediğimiz 2’li öğretim olayı var. Bu Türkiye genelinde de büyük sorun. Bu hükümetin vaatlerinden bir tanesi de 2’li eğitimi tamamıyla kaldırmaktı. Tüm gün eğitim şeklinde uygulama yapılacaktı ama bu söz de unutuldu, yapılmadı, uygulanmadı. Okul çıkış saatlerinin çok geç saate kalması, özellikle öğleden sonra eğitim gören çocuklar bu sefer yine akşam karanlığında dersten çıkması gibi bir durum söz konusu oluyor. Biz istiyoruz ki, bu yaz tatili uygulaması bir an önce kaldırılsın ve akşam oluşacak saatlerinin, planlanarak, ayarlanarak ve kış saatlerinde azaltılması gibi bir uygulama yapılmasını istiyoruz. Bu eğitimdeki somut olan karanlık, bir de eğitimde soyut olan bir karanlık var. Sendikamız bununla da mücadele ediyor.

"BUNLARIN TERÖR ODAKLARIYLA BAĞLANTILARINI BİLİYORUZ"

Özellikle bakanın son zamanlardaki talihsiz açıklamaları birtakım protokollerle cemaatlerin okullara eğitim yuvalarına sızmaya çalışması, öğretmen olmayan kişilerin okullara derslere girmeye çalışması ve Milli Eğitim Bakanı bizim ülkemizin eğitimini, çocuklarımızı korumakla yükümlü olan en baştaki insanın bunlarla işbirliği haline girmesi bizi çok büyük endişeye sevk etti. Biz bu konuda da mücadelemizi sürdüreceğiz. Biz bunlara kesinlikle karşıyız. Bunların iyi niyetli olmadığını düşünüyoruz, art niyetli yaklaşımları olduğunu da biliyoruz. Bunların terör odaklarıyla bağlantılarını biliyoruz. Geçmişte ülkemizde yaşanan birtakım sorunlar var, onları da biliyoruz. Teröristi dağda aramamak lazım, bazen terör odakları şehrin tam göbeğinde de olabiliyor. O yüzden başta velilerimizi uyarıyoruz, çocuklarımıza sahip çıkalım. Onlarla bu karanlık yapılarda birlikte mücadele edelim. Çocuklarımızı korumak, geleceğimizi korumak hepimizin boynunun borcu. En başta siz kendi çocuklarınıza sahip çıkın diyoruz. Biz öğretmenler olarak da bu mücadeleyi yürütüyoruz. Bu mücadelede de sizi yanımızda görmek istiyoruz. Bunun için de sizden bir isteğimiz oluyor, o isteğimizde şu; böyle durumlarda çocuğunuzun maruz kalmaması için okullara lütfen dilekçe verin. Çocuklarınızın bu tip protokollerde herhangi bir şekilde yer almaması adına bir takım dilekçeleri verin. Biz sendikamız Eğitim İş olarak sizin hukuki alanda arkanızda durmaya söz veriyoruz. Bu çalışmalara hep birlikte dur demeyi başarmak zorundayız çünkü ülkemiz, geleceğimiz, cumhuriyetimiz bu noktada gerçekten tehlike altında. Cumhuriyeti ve ülkemizi korumak hepimizin boynunun borcu."

Kaynak: anka