Emek Partisi Milletvekili Sevda Karaca ve Adalet Peşinde Aileleri Platformu, 6 Şubat depremlerinin 1000. gününde iktidara 300 soru yöneltti.
Dosyada Hataylı vatandaşların yaşadığı sorunlara dair sorular da yer aldı.
“Bu 1000 gün; adaletsizliğin, ihmalkârlığın, talanın ve unutturma politikalarının ifşa olduğu 1000 gün oldu” denildi.
6 Şubat 2023'te Kahramanmaraş merkezli meydana gelen, 53 binden fazla kişinin hayatını kaybettiği, milyonlarca insanın etkilendiği depremlerin üzerinden tam 1000 gün geçti. Emek Partisi Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca ve Adalet Peşinde Aileleri Platformu, hazırladıkları “Depremin 1000. Gününde 300 Soru” dosyasıyla iktidara çağrı yaptı.
Açıklamada, “Depremin ardından 'yaraları sarıyoruz' diyenler kentleri rant sahasına dönüştürdü. Yüz binlerce insan barınma, geçim, sağlık ve eğitim gibi en temel haklardan mahrum bırakıldı. Halkın vergileriyle toplanan yardımların ve kredilerin nereye gittiği bilinmiyor. Kaybettiklerine ulaşamayan aileler hâlâ DNA eşleşmesini bekliyor. Doğal alanlar ve tarihi miraslar rant projeleriyle bir kez daha yıkıma uğratılıyor” ifadeleri kullanıldı.
Dosyada her bakanlığa ayrı ayrı yöneltilen sorularla birlikte Hataylı yurttaşların yaşadığı sorunlara dair 48 soru da yer aldı.
ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BAKANI MURAT KURUM'A SORULAR
Karaca, kentlerin yeniden inşa sürecinde uygulanan politikaların depremzedeleri dışladığını belirterek, afet konutlarının planlamasından yıkım süreçlerine kadar birçok konuda açıklama talep etti.
Sorulardan bazıları şöyle:
Rezerv alan ilan edilen bölgelerde halkın mülkiyet hakları neden yok sayılıyor?
Rant odaklı ihalelerle hangi şirketler zenginleştirildi?
Depremzedelere ait sağlam yapılar neden “riskli alan” gerekçesiyle yıkılıyor?
SAĞLIK, MİLLÎ EĞİTİM, AİLE VE SOSYAL HİZMETLER BAKANLARINA SORULAR
Bu bölümde sağlık hizmetlerine erişim, eğitimde eşitsizlik, kadın ve çocukların yaşadığı güvenlik sorunları, konteyner kentlerdeki kötü yaşam koşulları vurgulandı.
Sorular arasında şunlar yer aldı:
Deprem bölgelerinde sağlık hizmetleri neden hâlâ yetersiz?
Eğitim alanında konteyner sınıflar hâlâ kullanılıyor, kalıcı okulların inşaatı neden bitmedi?
Kadınlar ve çocuklar için güvenli sosyal destek alanları neden oluşturulmadı?
ÇALIŞMA, HAZİNE, TARIM VE KÜLTÜR BAKANLARINA SORULAR
Bu bölümde istihdam, gelir güvencesi, üretici desteği ve kültürel mirasın korunması konularına odaklanıldı.
Bazı sorular şöyle:
Depremzedelere yönelik istihdam programları neden hayata geçirilmedi?
Hazine kaynakları hangi şirketlere ve hangi gerekçelerle aktarıldı?
Yıkılan tarihi yapılar neden koruma altına alınmak yerine imara açıldı?
İÇİŞLERİ VE ULAŞTIRMA BAKANLARINA SORULAR
İçişleri Bakanı'na yöneltilen soruların büyük kısmı AFAD'ın 2026 bütçesi ve geciken afet konutları üzerineydi.
Afet konutlarının teslim tarihi neden 2028'e sarktı?
AFAD bütçesinde geçici barınma koşullarına ayrılan ödenek neden yetersiz?
Halk hâlâ konteynerlerde yaşarken yeni bina ihalelerine neden öncelik veriliyor?
Ulaştırma Bakanı'na yöneltilen sorular ise afet anlarında iletişim altyapısının çökmesi üzerine yoğunlaştı:
Her depremde iletişim ağları çökerken, Türk Telekom neden kamulaştırılmadı?
Yetersiz altyapıya rağmen yöneticiler neden ödüllendiriliyor?
TBMM BAŞKANI NUMAN KURTULMUŞ'A SORULAR
Bu bölüm, Meclis'in deprem konusundaki denetim görevini yerine getirip getirmediğine odaklanıyor.
Muhalefetin verdiği 237 soru önergesinden yalnızca altısının yanıtlanması Meclis'in işlevsizleştirildiğini göstermiyor mu?
Denetim mekanizmalarının etkisizliği halkın bilgiye erişimini nasıl kısıtlıyor?
HATAYLI VATANDAŞLARIN SORULARI
Dosyanın son bölümünde, depremden en çok etkilenen illerden biri olan Hatay halkının sesine yer verildi.
Vatandaşlar, konteynerlerdeki yaşam koşullarından eğitim, sağlık, geçim, imar ve kamulaştırma süreçlerine kadar onlarca soruya yanıt arıyor:
Konteynerler boşaltılacak mı? Özellikle kiracı olup konteynerde yaşayan insanların konteynerleri boşatılması istenirse; çoğunluğu günübirlik işlerde çalışan bu insanlar nasıl hayatta kalacak?
1000'inci günde; konteynerlerde su arıtmaları bozuk, çamaşır makinaları çalışmıyor, sokak aydınlatmaları yok, internet çalışmıyor, toz yağıyor, çatılar akıtıyor, ısınma çok büyük sorun ve en önemlisi aracınız yoksa ulaşım imkansız, çocuklar okula gidemiyor örneğin… AFAD'ın ödeneksizlikten kaynaklı olarak bu hizmetleri veremediği doğru mu? Deprem için yapılan yardımlar, Dünya Bankası'ndan alınan krediler bitti mi? Kalem kalem açıklayın nereye ne kadar harcandı?
Konteyner alanlarında güvenlik büyük bir sorun. Hırsızlık, uyuşturucu ve fuhuş yaygın biçimde sürüyor. Özellikle kadın ve çocuklar için konteyner alanlarının güvenliği neden sağlanamıyor?
Kültür Bakanlığı'nın koruma altına aldığı, koruma amaçlı imar planında da yer alan Dağ Mahallesi neden imara açıldı?
Yine Kültür Bakanlığı'nın koruma altına aldığı restore edilmiş veya onarımla kullanılabilir olacak tarihi Antakya evleri neden Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yıkılıyor?
Helenistik dönemden beri kesintisiz yerleşim merkezi olan Antakya'da alt ve üst yapı inşaat ve onarımları tarihi kültürel mirasa geri dönülemez zarar veriyor, yok ediyor, neden?
Kentin demografik yapısının değiştirileceği endişesine eşlik eden kente ihtiyaçtan fazla konut yapılmakta olduğu yaygın bir kanaat. Neden ihtiyaç fazlası konut yapılıyor?
Hatay neden özel afet bölgesi ilan edilmedi?
Kentte halen teneke yerleşim alanlarında hizmet veren esnafın varlığı söz konusuyken geçim derdi en büyük sorun… Hal ve gidişat böyleyken neden 1 Kasım itibarıyla “mücbir sebep” uygulamasından vazgeçiliyor?
Alelacele, plansız ve programsız inşa edilen TOKİ'ler mahalle olmaktan çok uzak. Bu mahallelerin okulları, sağlık ocakları neden inşa edilmedi?
İnşa edilen TOKİ evlerinin çoğunda kalitesiz malzeme kullanıldığı açık biçimde görülüyor. Neden bir kez daha kalitesiz bir yapılaşmaya gidildi? Denetimi kim/kimler yapıyor?
Yetkililer ve siyasetçilerden sık sık duyduğumuz tümce şu: “Hatay'ı inşa ve ihya ediyoruz.” Geçen 1000 gün içinde alelacele, kontrolsüz ve denetimden uzak inşa faaliyeti sürüyor doğaya ve insanların taleplerine aldırmadan. Peki, kim/kimler ihya ediliyor?
Aralık ayında Cumhurbaşkanı'nın kentte geleceği ve halen belirsizliğini koruyan evlerin maliyetleri konusunda “yarısını biz devlet olarak üstleneceğiz” yönünde bir açıklama yapacağı konuşuluyor. Bu doğru mu? Geçen 1000 güne karşın insanların taşındıkları veya taşınacakları evlerin maliyetlerini bilmemesi, en yaşamsal ihtiyacın barınma hakkının siyasi pazarlık konusu yapılması ne kadar ahlaki?
Hatay valisinin kayın biraderlerinin 4 taş ocağı olduğu doğru mu?
Depremin üzerinden geçen 1000 günde kentteki asırlık zeytinliklere, tarım arazilerine ve ekolojik yaşam açısından vazgeçilmez alanlara konutlar yapıldı, yol geçirildi, taş ocakları açıldı, beton santralleri kuruldu. Doğduğumuz büyüdüğümüz bu toprakları, doğal zenginliklerimizi ve geçim kaynaklarımızı betonlaştırarak nasıl bir kent inşa ediliyor?
Kentin bütününde işsizlik geçim derdi almış başını giderken, ihtiyaç fazlası konut yapıldığı açık biçimde görünürken, hasadı bekleyen vatandaşların narenciye ve zeytin ağaçları neden katledildi?
Depremden hemen sonra sit alanı ilan edilen yıkımların yoğun olduğu yerlere kat artışı vererek imara/inşaata açmak ne kadar doğru, kent kimliğini nasıl koruyacak? Depremden zarar görmeyen kentin tarihi kültürel değerlerini restore etmek yerine neden yıkılıp talan ediliyor?
Valiliğe verilen bir yıl süreli yetki her sene yenilenip, çeşitli bahanelerle arazilere, sağlamlığı tescil edilmiş konutlara acele kamulaştırma ile el konuyor, yıkılıyor. Bu süreçte kamu yararını halkın yararını kim/ kimler gözetecek?
Acil kamulaştırma adı altında yurttaşların tapularını sistemden düşürmek sosyal bir devlette bağdaşmaz. Konutlar hazine arazilerine değil neden vatandaşın özel mülkiyetini gasp ederek vatandaşa sormadan onun arazisine yapılıyor?
Birçok eğitim binası halen onarılmamışken, sağlam binalar neden hala kamu kuruluşları tarafından kullanılıyor, çocukları kimse neden düşünmüyor?
Eğitim alt ve üst yapısında sorunlar sürerken çocuklarımız LGS vb. sınavlarda diğer illerdeki çocuklarla yarışıyor, eğitimdeki derin eşitsizlik nasıl ve ne zaman ortadan kalkacak?
Kentte yeterli sayıda uzman hekim yok, az sayıda sağlık hizmeti sunan hastanelerde kuyruklar git gide uzuyor, sağlık alanında normalleşmeye ne zaman geçilecek?
Engelli, özel bakıma muhtaç hatta yaşamını 21 metrekare teneke evde sürdürmeye çalışan vatandaşlara neden destek sunulmuyor?
Tarihi uzun çarşıyı keyfi bir kararla neden yıkıldı?
Aradan geçen 1000 güne rağmen kenti ayağa kaldırabilecek ekonomiye katkı sağlayan işletmelere giden yollar neden hala kapalı?
Deprem bölgesinde eğitimden kopan çocuk sayısı kaçtır? Eğitimden kopan çocuklara dönük Milli Eğitim Bakanlığının takibi var mıdır? Bu çocukların akıbeti nedir?
Deprem bölgelerinde on binlerce öğrenci hâlâ konteyner sınıflarda, prefabrik yapılarda eğitim görürken, kalıcı okul inşaatlarının bitirilememesinin gerekçesi nedir?
Deprem bölgelerinde birleştirilmiş sınıf, ikili eğitim ve ders saati düşüşleri nedeniyle yaşanan kayıpların telafisi için hangi adımlar atılacaktır?
Milli Eğitim Bakanlığı çocukların kalıcı, güvenli ve donanımlı okullara erişimi için ne zaman somut adım atacaktır?
Deprem bölgesindeki öğretmen açığı branşlara göre nedir? Bu açık hangi gerekçeyle kapatılmamıştır?
Deprem bölgesinde kadrolu ve güvenceli öğretmen ve temizlik personeli istihdamı için Milli Eğitim Bakanlığının planı nedir?
Deprem bölgelerindeki öğrencilerin en acil ihtiyacı olan ücretsiz bir öğün yemek hangi gerekçeyle uygulanmamaktadır?
6 Şubat depremleri nedeniyle Türkiye'de kaç köy evi yıkılmıştır? Bu evlerin yapımı için bahsi geçen projeye başvuran vatandaş sayısı kaçtır? Bunlardan kaç tanesi teslim edilmiştir?
Köy evlerinin inşası için Nurdağı'nda anlaşma yapılan “Windoor İnşaat” isimli şirket neden sahadan çekilmiştir? Vatandaşı mağdur eden şirketin mağdurlara tazminat ödemesi gerekirken bu şirkete hibenin yüzde 70'inin ödendiği doğru mudur? Windoor İnşaat firmasının sözleşme şartlarını yerine getirmemesi nedeniyle herhangi bir idari ya da hukuki işlem başlatılmış mıdır?
Eski ve depreme dayanıksız olması nedeniyle evlerinin kentsel dönüşüm kapsamına alınması için resmi başvuru yapan ve sonuç alamayan vatandaşların belediye görevlileri hakkında yaptığı şikayetlerden aradan geçen 1000 güne rağmen neden sonuç alınamamıştır?
Depremde ulaşımı engelleyecek düzeyde zarar gören karayollarının ihalelerini alan şirketler hakkında bir işlem yapılmış mıdır? Bu yolları yapan şirketlere ne kadar ücret ödenmiştir? Ödenen ücretler ve sebep oldukları zarar dolayısıyla tazminat alınmış mıdır?
Sağlık Bakanlığının deprem bölgesinde yetersiz beslenme sebepleri ve sonuçlarına dair bir çalışması bulunmakta mıdır? Varsa kamuoyu ile neden paylaşılmamıştır?
Sağlık Bakanlığı deprem bölgesinde yaşanan sağlık sorunları için başta bölgede sıklıkla çalışan örgütler TTB, SES olmak üzere sağlık alanında çalışan emek ve meslek örgütleriyle ortak çalışmalar yapmakta mıdır?
Depremin etkilediği kentlerde üretici köylülere deprem dolayısıyla ne tür destekler sağlanmıştır? Bu desteklerin tür ve miktarı nedir?
Deprem bölgesindeki üretici köylülerin desteklenmesi için ne tür çalışmalarınız olacaktır?
Deprem bölgesinde mevcut ihtiyacı karşılamaya dönük kaç okul binasına ihtiyaç vardır? Yapımı tamamlanan okul sayısı kaçtır?
Deprem dolayısıyla örgün eğitime devam edemeyen öğrenci sayısı kaçtır? Bu öğrencilerden kaç tanesi kız çocuğudur?
Deprem bölgesindeki öğrencilerin ve öğretmenlerin kaç tanesi psiko-sosyal destek almıştır, halen almaktadır? Destek alan öğrencilerin yaş dağılımı nedir?
Deprem bölgesinde kamu binalarının yapım ihaleleri hangi şirketlere, ne kadar bedel karşılığında verilmiştir?
Deprem bölgesinde sağlık kuruluşlarına verilmesi şartıyla hibe edilen yapıların yüksek ücretler karşılığında ASM hekimlerine kiralanması Sağlık Bakanlığının bilgisi dahilinde midir?
Deprem suçlularından, Yunus Kaya'nın kaçak olduğu dönemde, eski Nurdağı Kaymakamı ve halen Kırıkkale Vali Yardımcısı olan Seyfullah Ordueri tarafından Mersin'e götürüldüğü, burada akrabası Murat Kaya tarafından saklandığı ortaya çıkmıştır. Suç işleyen bir kişiyi kaçırdığı kamera kayıtları ile sabit olan eski Nurdağı Kaymakamı ve halen Kırıkkale Vali Yardımcısı Seyfullah Ordueri hala görevinin başında mıdır? Eski Nurdağı Kaymakamı Seyfullah Ordueri hakkında açılmış bir adli ve idari soruşturma var mıdır? Varsa hangi aşamadadır?
6 Şubat depremlerinin ardından Hatay başta olmak üzere deprem bölgesinde yaşanan yağma, işkence ve ölüm vakalarına dair çok sayıda somut delil, tanık ifadesi ve rapor bulunmasına rağmen neden tek bir kamu görevlisi yargı önüne çıkarılmadı? Bu dosyaların “kovuşturmaya yer olmadığı” kararlarıyla kapatılmasında İçişleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı'nın sorumluluğu nedir?
İkinci deprem sonrasında Hatay Altınözü, Defne ve Reyhanlı'da asker ve polis eliyle gerçekleştiği iddia edilen işkencelere, MOBESE kayıtlarının ve telsiz verilerinin “kaybolması” gibi skandallara dair yürütülen idari ve adli soruşturmalar neden kamuoyuna açıklanmıyor? Bu soruşturmalar neden hâlâ açılmadı ya da neden sürüncemede bırakılıyor?
Foto-Haber: Neslihan Sağaltıcı
