26. Geleneksel Evvel Temmuz Festivali kapsamında Akdeniz Kültür ve Dayanışma Derneği tarafından düzenlenen "Türkiye'de Siyasal Durum ve Olası Gelişmeler" başlıklı panelde, Türkiye'nin iç ve dış siyasetine ilişkin farklı bakış açıları ele alındı.
Demokrasi, hukuk, ekonomi, Ortadoğu'daki gelişmeler, barış süreci ve uluslararası ilişkiler başlıklarında kapsamlı değerlendirmelerin yapıldığı panelde, konuşmacılar mevcut siyasi tabloya ilişkin görüşlerini katılımcılarla paylaştı.
Moderatörlüğünü Av. Mutlu Sat'ın yaptığı panele CHP Hatay Milletvekili Servet Mullaoğlu, DEM Parti Şanlıurfa Milletvekili Dilan Kunt Ayan ve EMEP Genel Başkan Yardımcısı Sedat Başkavak konuşmacı olarak katıldı. Yoğun ilgi gören panelde, Türkiye'nin siyasal gündemi farklı siyasi perspektiflerden değerlendirilirken, önümüzdeki döneme ilişkin öngörüler de paylaşıldı.
MULLAOĞLU: "TÜRKİYE'DEKİ GELİŞMELER ORTADOĞU'DAN BAĞIMSIZ DEĞİL"
CHP Hatay Milletvekili Servet Mullaoğlu, Türkiye'de yaşanan siyasi gelişmelerin Ortadoğu'daki gelişmelerden bağımsız ele alınamayacağını söyledi. Bölgesel dengeler, Suriye'deki gelişmeler, NATO politikaları ve uluslararası ilişkiler üzerine değerlendirmelerde bulunan Mullaoğlu, Türkiye'nin önümüzdeki süreçte kritik gelişmelerle karşı karşıya kalacağını ifade etti.
"BUTLAN TARTIŞMASI SADECE CHP'NİN DEĞİL, DEMOKRASİNİN MESELESİ"
Konuşmasının önemli bölümünü CHP kurultayına ilişkin yürütülen butlan tartışmalarına ayıran Mullaoğlu, konunun yalnızca CHP'nin iç meselesi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
Seçim hukukunda bugüne kadar örneği bulunmayan bir yaklaşımın tartışıldığını ifade eden Mullaoğlu, bunun kabul edilmesi halinde seçim hukukunda ciddi bir belirsizlik yaratacağını dile getirdi. Muhalefete yönelik yargı süreçleri ile belediyelere yönelik operasyonları da değerlendiren Mullaoğlu, yaşananların yalnızca bir siyasi partiyle sınırlı olmadığını, demokrasi açısından ele alınması gerektiğini ifade etti.
Muhalefet partilerinin demokrasi ortak paydasında birlikte hareket etmesinin önemine dikkat çeken Mullaoğlu, mücadelelerini halkın desteğiyle sürdürdüklerini belirterek, "Sığınacağımız tek şey milletin ta kendisidir." dedi.
AYAN: "DEMOKRATİKLEŞME TÜM TOPLUMUN MESELESİ"
DEM Parti Şanlıurfa Milletvekili Dilan Kunt Ayan ise konuşmasında Türkiye'nin çok kimlikli ve çok kültürlü yapısına dikkat çekerek, demokratikleşme sürecinin yalnızca belirli kesimleri değil toplumun tamamını ilgilendirdiğini ifade etti.
Türkiye'nin uzun yıllardır çeşitli yapısal sorunlarla karşı karşıya bulunduğunu belirten Ayan, farklı halkların, inançların ve kimliklerin anayasal güvence altında eşit yurttaşlık temelinde yaşamasının önemine değindi.
Kürt meselesinin yalnızca belli bir kesimin sorunu olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyleyen Ayan, bunun Türkiye'nin demokratikleşme süreciyle doğrudan bağlantılı olduğunu ifade etti.
Konuşmasında yürütülen sürece de değinen Ayan, "Bu süreci yalnızca bir çözüm süreci olarak değil, barış ve demokratik toplum süreci olarak değerlendiriyoruz." dedi.
Sürecin başarıya ulaşmasının yalnızca siyasi aktörlere bağlı olmadığını belirten Ayan, toplumun tüm kesimlerinin katkı sunmasının önemine dikkat çekti. Farklı görüşlerin diyalog içerisinde bir araya gelmesinin Türkiye'nin demokratik geleceği açısından önemli olduğunu ifade eden Ayan, toplumsal mutabakatın güçlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.
BAŞKAVAK: "NATO ZİRVESİ YENİ DÖNEMİN İŞARETLERİNİ VERDİ"
EMEP Genel Başkan Yardımcısı Sedat Başkavak ise konuşmasında ağırlıklı olarak NATO Zirvesi, uluslararası gelişmeler ve ekonomi üzerinde durdu.
Son NATO Zirvesi'nin yalnızca askeri değil, siyasi ve ekonomik sonuçlar da doğuracağını ifade eden Başkavak, dünyada artan silahlanma politikalarının yeni çatışma alanları oluşturduğunu söyledi. Türkiye'nin savunma sanayisi, uluslararası ilişkiler ve bölgesel gelişmeler açısından yeni bir döneme girdiğini dile getiren Başkavak, NATO kararlarının Türkiye'nin iç siyasetini de etkileyeceğini ifade etti.
Ekonomik kriz, artan yoksulluk, çalışma yaşamındaki sorunlar ve çevre politikalarına da değinen Başkavak, son dönemde yapılan yasal düzenlemelerin madencilik faaliyetlerini kolaylaştırdığını, kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin yeni tartışmalar doğurduğunu söyledi.
Önümüzdeki süreçte siyasi baskıların ve ekonomik sıkıntıların artabileceğini dile getiren Başkavak, emek ve demokrasi güçlerinin ortak talepler etrafında birlikte mücadele etmesi gerektiğini ifade etti.
Program, katılımcıların yönelttiği soruların yanıtlanmasının ardından sona erdi.
