26.Evvel Temmuz Kültür Sanat Festivali kapsamında Mehmet Latifeci anısına düzenlenen "Derinleşen Otoriterlik, Süreç ve Demokratikleşme Olanakları" başlıklı forum gerçekleştirildi.
Akdeniz Kültür ve Dayanışma Derneği ile Samandağ Kalkındırma Derneği öncülüğünde düzenlenen forumun moderatörlüğünü Mehmet Karasu yaptı. Foruma DBP Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, SODAP Sözcüsü ve DEM Parti MYK Üyesi Sevtap Akdağ, SYKP Parti Meclisi Üyesi Kenan Kalyon, Kaldıraç Hareketi Temsilcisi Hakan Dilmeç, Halkevleri Genel Başkanı Linda Sevinç Hocaoğulları, SMF Dönem Sözcüsü Oya Nur ve gazeteci-yazar Ercüment Akdeniz konuşmacı olarak katıldı. Samandağ Belediye Başkanı Emrah Karaçay da forumu takip etti.
DBP Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, demokratikleşme, Kürt sorunu ve toplumsal barışa ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, "Bizim görevimiz devlete ve iktidara rağmen bu süreci sahiplenmek, barış ve demokrasi mücadelesini toplumun tüm kesimleriyle birlikte inşa etmektir." dedi.
"OTORİTERLİK YENİ YÖNTEMLERLE KENDİNİ İNŞA EDİYOR"
Dünya genelinde otoriter yönetimlerin güç kazandığını belirten Uçar, günümüzde otoriterliğin yalnızca klasik devlet baskısıyla değil, sermaye, teknoloji ve bilgi mekanizmaları üzerinden de yeniden üretildiğini savundu.
İktidarların güvenlik politikaları üzerinden toplumu yönlendirdiğini ifade eden Uçar, "Topluma sürekli tehditler gösteriliyor. Oysa bu tehditleri yaratan anlayışın kendisi mevcut iktidar politikalarıdır. Halktan beklenen ise sessizlik ve biat etmektir." diye konuştu.
"KÜRT SORUNU GÜVENLİK POLİTİKALARINA HAPSEDİLEMEZ"
Kürt sorununun yalnızca güvenlik eksenli politikalarla çözülemeyeceğini belirten Uçar, kalıcı çözüm için anayasal ve hukuki güvencelerin sağlanması gerektiğini söyledi.
Silah bırakılmasının tek başına çözüm olmadığını dile getiren Uçar, "Kürtlerin, kadınların, Alevilerin, Ermenilerin ve Arapların anayasal güvence altına alınmadığı bir ortamda gerçek bir demokrasiden söz edilemez. Kürt sorununun çözümü Türkiye'de toplumsal barışın önünü açacaktır." ifadelerini kullandı.
"BARIŞ VE DEMOKRASİYİ BİRLİKTE İNŞA EDECEĞİZ"
İmralı Cezaevi'ndeki tecrit uygulamalarına da değinen Uçar, tecrit politikalarının derinleştiği dönemlerde hak ihlallerinin arttığını savundu.
Yerel yönetimlere kayyum atanmasını da eleştiren Uçar, "Devletin esas istediği bu sürecin toplumsallaşmasını engellemektir. Bizim görevimiz devlete ve iktidara rağmen bu süreci sahiplenmek, barış ve demokrasi mücadelesini toplumun tüm kesimleriyle birlikte inşa etmektir." dedi.
LİNDA SEVİNÇ HOCAOĞULLARI: "BU SÜRECİN ÖZNELERİYİZ"
Halkevleri Genel Başkanı Linda Sevinç Hocaoğulları, demokratikleşme sürecinin yalnızca izleyicisi olmadıklarını belirterek, "Biz bu sürecin bir tarafı değil, öznesiyiz. Değiştirmek ve birlikte kurmak istediğimiz bir ülke var. Bu nedenle ne yapmamız gerektiğini konuşmak için bir aradayız." dedi.
HAKAN DİLMEÇ: "KRİZİN FATURASI EMEKÇİLERE KESİLİYOR"
Kaldıraç Hareketi Temsilcisi Hakan Dilmeç de konuşmasında Türkiye'deki siyasal gelişmeler ile dünya gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. CHP'de yaşanan mutlak butlan sürecine değinen Dilmeç, bu gelişmenin kendileri açısından sürpriz olmadığını belirterek, geçmiş seçim süreçlerinde yaşanan tartışmaları hatırlattı.
Dünya genelinde kapitalist-emperyalist sistemin 2008 yılından bu yana derin bir kriz içerisinde olduğunu savunan Dilmeç, bu krizin bedelinin işçi ve emekçilere ödetildiğini ileri sürdü. Emek sömürüsünün derinleştiğini, emperyalist güçler arasındaki paylaşım mücadelelerinin ise yeni çatışma alanları yarattığını ifade etti.
Türkiye'de yaşanan ekonomik sıkıntılar, yoksulluk ve demokratik sorunlara da değinen Dilmeç, mevcut siyasal yapıyı eleştirerek, toplumsal değişimin ancak örgütlü mücadeleyle mümkün olacağını savundu. Emekçilerin, halkın ve demokrasi güçlerinin ortak mücadele zeminini büyütmesi gerektiğini belirterek dayanışmanın önemine vurgu yaptı.
SEVTAP AKDAĞ: "DEMOKRASİ GÜÇLERİ ORTAK ZEMİNDE BULUŞMALI"
SODAP Sözcüsü ve DEM Parti MYK Üyesi Sevtap Akdağ ise demokratikleşme, barış ve emek mücadelesinin birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini söyledi.
Sürecin önemli riskler ve krizler barındırdığını ifade eden Akdağ, demokrasi güçlerinin birbirini dışlamadan ortak mücadele zeminini büyütmesi gerektiğini belirtti. Kadın hareketi, emek mücadeleleri ve işçi direnişlerinden örnekler veren Akdağ, dayanışmanın büyütülmesinin demokratikleşme açısından belirleyici olduğunu vurgulayarak, "Barışın, demokrasinin ve emeğin haklarının kazanılması ancak ortak mücadeleyi büyütmekle mümkündür." dedi.
KENAN KALYON: "ÖZ DÖNÜŞÜM SÜRECİ TÜM MUHALEFETİ İLGİLENDİRİYOR"
SYKP Parti Meclisi Üyesi Kenan Kalyon, Kürt Özgürlük Hareketi'nin reorganizasyon ve öz dönüşüm sürecinin yalnızca Kürt halkını değil, Türkiye'deki tüm toplumsal muhalefeti ilgilendirdiğini söyledi.
Çatışmasızlık ortamının kalıcı hale gelmesinin önemli olduğunu belirten Kalyon, ancak kalıcı barışın ancak çatışmaların temel nedenlerinin ortadan kaldırılmasıyla mümkün olacağını ifade etti.
ERCÜMENT AKDENİZ: "ÖZGÜR BASIN OLMADAN DEMOKRASİ OLMAZ"
Gazeteci-yazar Ercüment Akdeniz ise uluslararası gelişmeler, sosyalist hareketler ve Kürt siyaseti arasındaki ilişkilere değinerek, özgür basının demokratik toplum açısından vazgeçilmez olduğunu söyledi.
Akdeniz, "Özgür basın olmadan barış, demokrasi ve adalet olmaz. Dijital yurttaş haberciliği ile özgür basını birleştirerek halkın sesi olmaya devam edeceğiz." dedi.
OYA NUR: "KAYYUM REJİMİ FAŞİZMİN TAHKİMİDİR"
SMF Dönem Sözcüsü Oya Nur ise kayyum uygulamaları, emek politikaları ve yargıya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
MESEM uygulamaları, çocuk işçiliği ve iş cinayetlerine dikkat çeken Oya Nur, emek sömürüsünün arttığını savunarak, halkın örgütlü mücadelesinin güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Kayyum uygulamalarını ve yargının siyasallaştığını öne süren Nur, halk meclisleri ve taban örgütlenmelerinin önemine vurgu yaptı.
Forum, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi. Konuşmalarda Mehmet Latifeci'nin mücadele mirası anılırken, eşit, özgür ve demokratik bir gelecek için dayanışmanın ve ortak mücadelenin büyütülmesi gerektiği vurgulandı.
