CHP Hatay Milletvekili Servet Mullaoğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada yargı bağımsızlığı, tutuklama uygulamaları ve hukuk devleti ilkelerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Mullaoğlu, son dönemde verilen bazı yargı kararlarının hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmadığını savunarak, "Adaleti yok etme pahasına bir siyasi anlayışı kabul etmek mümkün değil." dedi.
Konuşmasına hukuk devletinin önemine vurgu yaparak başlayan CHP Hatay Milletvekili Servet Mullaoğlu, insanlık tarihinin özgürlük mücadelesiyle şekillendiğini belirtti. Modern ceza hukukunda kanunilik ilkesi, masumiyet karinesi ve "şüpheden sanık yararlanır" ilkesinin temel esaslar olduğunu hatırlatan Mullaoğlu, Türkiye'deki hukuk sisteminin de bu ilkeler üzerine inşa edildiğini ifade etti.
KARARLAR SOMUT DELİLLERE DAYANMALI
Son dönemde bazı mahkemelerin anayasa ve kanunlarda yer almayan gerekçelerle karar verdiğini öne süren Mullaoğlu, İstanbul Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı hakkında yürütülen yargı sürecini örnek gösterdi. Somut delil olmadan suç isnadında bulunulmasının hukuka aykırı olduğunu savunan Mullaoğlu, yargılamaların varsayımlar yerine somut deliller üzerinden yürütülmesi gerektiğini söyledi.
TUTUKLAMA TEDBİRİ CEZAYA DÖNÜŞTÜRÜLÜYOR
Tutuklamanın bir ceza değil, istisnai olarak başvurulması gereken bir koruma tedbiri olduğunu dile getiren Mullaoğlu, kaçma şüphesi veya delilleri karartma ihtimali bulunmayan durumlarda verilen tutuklama kararlarını eleştirdi. Bu uygulamaların uzun yıllardır hukuk çevrelerinde tartışıldığını belirten Mullaoğlu, gelinen noktada yargı sisteminin daha da geriye gittiğini ileri sürdü.
ADALET DEVLETİN TEMELİDİR
Yargının tarafsızlığına da değinen Mullaoğlu, "Adalet mülkün temelidir." sözünü hatırlatarak, devletin temelinin adalet olduğunu ifade etti. Adaletin korunmasının yalnızca muhalefetin değil, tüm siyasi aktörlerin ortak sorumluluğu olduğunu belirten Mullaoğlu, hukuk devletinin zedelenmesinin devlete zarar vereceğini söyledi.
MUTLAK BUTLAN KARARI SİYASETİ DİZAYN ETMEYE YÖNELİKTİR
Konuşmasının son bölümünde CHP'nin kurultay sürecine ilişkin verilen "mutlak butlan" kararına da değinen Mullaoğlu, söz konusu kararın siyaseti şekillendirmeye yönelik olduğunu savundu. Kararın seçme ve seçilme hakkını zedelediğini öne süren Mullaoğlu, hukukun siyasi rekabetin aracı haline getirilmemesi gerektiğini ifade etti.
Konuşmasını, "Rekabet olabilir siyasette ama devleti yok etme pahasına, adaleti yok etme pahasına bir siyasi anlayışı kabul etmek mümkün değil. Bunu reddediyoruz." sözleriyle tamamlayan Mullaoğlu, hukuk devleti ilkesinin korunmasının Türkiye'nin geleceği açısından hayati önem taşıdığını vurguladı.
