Suriye Halklarıyla Dayanışma Platformu, Sivas Katliamı'nda yaşamını yitirenleri anmak ve Suriye'de Alevilere yönelik saldırıları protesto etmek amacıyla Abdullah Cömert Alanı'nda basın açıklaması düzenledi.
Suriye Halklarıyla Dayanışma Platformu'nun yanı sıra Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Samandağ Şubesi ile Alevi Kültür Dernekleri Samandağ Şubesi'nin de imzasını taşıyan açıklama öncesinde, "Maraş'tan Sivas'a, Suriye'ye Direnen Halklar Kazanacak" ve "33 Can 33 Yıl, İnsanlık Suçunun Zaman Aşımı Olmaz! Sivas'ı Unutma Unutturma!" pankartları açıldı. Basın açıklaması, Sivas Katliamı'nda yaşamını yitirenler anısına yapılan bir dakikalık saygı duruşuyla başladı.
Platform adına açıklamayı Mehmet Uysal okudu.
BUGÜN BURAYA SADECE ANMAK İÇİN GELMEDİK
Uysal, Sivas Katliamı'nın üzerinden 33 yıl geçmesine rağmen adaletin sağlanmadığını savunarak, "Bizler bugün buraya sadece 33 yıl önce yitirdiğimiz canlarımızı anmaya gelmedik. Bugün hesap sormaya, yüzleşmeye ve bu toprakların kötü talihini değiştirmek için omuz omuza vermeye geldik." dedi.
Madımak Oteli'nin "Utanç Müzesi" yapılması talebini yineleyen Uysal, katliamlarla yüzleşilmeden ülkede demokrasi ve kalıcı barışın sağlanamayacağını öne sürdü.
SURİYE VURGUSU
Açıklamada Suriye'de Alevilere yönelik saldırılara geniş yer verildi. Platform, Suriye'de Alevilere yönelik saldırıların sürdüğünü ileri sürerek, yaşananların geçmişte Türkiye'de yaşanan katliamlarla benzerlik taşıdığını savundu.
Uysal, Suriye'de yaşananların yalnızca bölgesel bir çatışma olarak görülemeyeceğini belirterek, "Bu katliamcı zihniyet coğrafya ve sınır tanımıyor. Tarih şahittir ki; dün Koçgiri'de, Dersim'de, Maraş'ta, Çorum'da, Malatya'da, Sivas'ta ve Gazi'de canlarımızı bizden koparan o tekçi, faşist ve gerici odak neyse; bugün Suriye'de Alevi halkına yönelik uygulanan soykırım ve vahşet de tam olarak aynısıdır. Aynı karanlık pınardan besleniyor, aynı nefretle saldırıyorlar." ifadelerini kullandı.
Uysal, Suriye'de 6-7 Mart katliamlarının yıldönümünde selefi cihadist çetelerin saldırılarının sürdüğünü öne sürerek, "Eski rejimin artıkları denilerek Alevilere yönelik katliam ve soykırım sürdürülüyor. Yalnız gördükleri her Aleviyi 'Alevi misin?' diye sorarak öldüresiye dövüyor, katlediyorlar. Hâlâ kadınların kaçırılıp cariye yapıldıkları haberlerini alıyoruz. Suriye'deki Aleviler ve diğer tüm ezilen halklar hâlâ açlıkla sınanmaya, yerinden ve işinden edilmeye devam ediyor." dedi.
Alevilerin tarih boyunca zulme boyun eğmediğini vurgulayan Uysal, "Ama unuttukları bir şey var: Kerbela'dan bu yana hiçbir zaman biat etmedik, zalimin önünde diz çökmedik, zulme boyun eğmedik! Bu onurlu duruşu Pirlerimizden devraldık. Asla zalime biat etmeyeceğiz!" diye konuştu.
EŞİT YURTTAŞLIK ÇAĞRISI
Platform açıklamasında, adalet taleplerinin yalnızca Alevilere yönelik olmadığını belirterek, "Bizim mücadelemiz bu topraklarda yaşayan bütün halkların, bütün inançların ve tüm ezilenlerin eşit yurttaşlık mücadelesidir." denildi.
Açıklamada, Suriye'de yaşanan saldırıların da bu eşit yurttaşlık mücadelesinden bağımsız değerlendirilemeyeceği savunularak, Alevilerin ve diğer toplulukların güvenlik, barınma, çalışma ve yaşam hakkı bakımından ciddi sorunlarla karşı karşıya bırakıldığı ifade edildi.
Açıklamanın sonunda Madımak Oteli'nin Utanç Müzesi yapılması, Sivas Katliamı'nın unutulmaması ve adalet mücadelesinin sürdürüleceği vurgulandı.
NATO DEFEDİLMEDEN KATLİAMLAR SON BULMAZ
Basın açıklamasının ardından konuşan Mustafa Çelik ise Sivas, Maraş ve Suriye'de yaşanan Alevi katliamlarının sona ermesinin NATO'nun bölgedeki etkisinin sona ermesiyle mümkün olacağını savundu.
Çelik, Suriye'de ve bölgede yaşananların emperyalist politikalardan bağımsız değerlendirilemeyeceğini ileri sürerek, "Bizler burada işsizsek, yoksulsak bunun sebebi NATO'dur. Bizler de NATO'yu defetmek zorundayız." ifadelerini kullandı.
Konuşmasında Ankara'da talepleri için eylem yapan öğretmenlere de değinen Çelik, öğretmenlerin mücadelesiyle dayanışma içinde olduklarını ifade etti.
