TBMM’DE ÇAĞRI YAPTILAR: “SURİYE’DE KADINLARIN KAÇIRILMASINI DURDURUN”

TBMM’DE ÇAĞRI YAPTILAR: “SURİYE’DE KADINLARIN KAÇIRILMASINI DURDURUN”

Suriye’de kadın ve kız çocuklarına yönelik kaçırılma vakaları, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) düzenlenen basın toplantısıyla gündeme taşındı. Suriye İnsan Hakları Topluluğu (AHRS), İsveç merkezli Anat for Justice and Human Rights (ANAT) ile yürüttüğü ortak çalışma kapsamında hazırlanan raporu kamuoyuyla paylaşarak vakaların bağımsız mekanizmalar tarafından soruşturulmasını istedi.

AHRS ve Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) adına hazırlanan ortak basın açıklaması, 3 Kasım 2026 tarihinde TBMM’de düzenlenen toplantıda DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca tarafından okundu. Açıklamada, Suriye’de kadın ve kız çocuklarına yönelik kaçırılma vakalarının durdurulması, kayıp kişilerin akıbetlerinin açıklanması ve sorumluların yargılanması çağrısı yapıldı.

101 KADIN VE KIZ ÇOCUĞUNA İLİŞKİN VAKA BELGELENDİ

AHRS’nin saha gönüllüleri ve yerel gazeteciler aracılığıyla yürüttüğü, İsveç merkezli Anat for Justice and Human Rights (ANAT) ile ortaklaşa gerçekleştirilen çalışmada, Ocak 2025-Ağustos 2026 döneminde 101 kadın ve kız çocuğuna ilişkin kaçırılma vakasının belgelendiği açıklandı.

AHRS, güvenlik güçlerinin baskısı ve faillerin korunması nedeniyle rapora dahil edilemeyen en az 30 doğrulanmış vakanın daha bulunduğunu bildirdi.

Kayıt altına alınan 101 kişinin 87’sinin Alevi, dokuzunun Sünni, üçünün Şii, ikisinin ise Hristiyan olduğu belirtildi. Kaçırılanların 32’sinin 18 yaşından küçük olduğu açıklandı.

AHRS’nin verilerine göre, kaçırılan 66 kadın ve kız çocuğu geri döndü, 32 kişinin akıbeti ise hâlâ bilinmiyor. İki vakanın kaçırılmanın ardından zorla evlendirmeyle sonuçlandığı, bir kişinin durumunun ise netleştirilemediği ifade edildi.

KAÇIRILMALARDA BASKI VE TEHDİT İDDİALARI

AHRS açıklamasında, kaçırılma vakalarının özellikle Suriye’nin kıyı bölgesinde katliamların yaşandığı Mart ve Nisan 2025 döneminde yoğunlaştığı, her iki ayda da 11’er vaka kaydedildiği belirtildi. Açıklamada, 2026 yazında, özellikle temmuz ayında da kaçırılma vakalarında artış yaşandığı ifade edildi.

Açıklamada, kaçırılan kişilerin ailelerine yönelik baskı ve tehditlerin bulunduğu, bazı vakalarda ailelere işkence görüntülerinin izletilerek şantaj yapıldığı öne sürüldü. Kadınların serbest bırakılmalarının ardından failleri ve geçici hükümetin güvenlik birimlerini aklayacak anlatımlarda bulunmaya zorlandıkları da belirtildi.

AHRS, geçici hükümetin güvenlik birimlerinin vakaları etkili biçimde soruşturmadığını ve cezasızlık ortamının sürdüğünü ifade etti. Açıklamada, Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu, Uluslararası Af Örgütü, Reuters ve Avrupa Birliği kurumlarının raporlarına da atıfta bulunularak, kaçırılma vakalarına ilişkin soruşturma süreçlerinin yetersiz kaldığı belirtildi.

ULUSLARARASI SORUŞTURMA VE YAPTIRIM ÇAĞRISI

AHRS ve ABF, uluslararası kamuoyuna, Avrupa Birliği’ne, Almanya’ya ve Türkiye’ye dört temel başlıkta çağrıda bulundu.

İlk olarak, Suriye Geçici Hükümeti’ne siyasi ve mali destek sağlayan ülkelerin bu yardımları dini ve etnik azınlıkların korunması, kadın haklarının güvence altına alınması ve kaçırma şebekelerinin tasfiye edilmesi koşuluna bağlaması istendi.

Birleşmiş Milletler Suriye Bağımsız Uluslararası Araştırma Komisyonu (CoI) ile Suriye için Uluslararası, Tarafsız ve Bağımsız Mekanizma’nın (IIIM) raporda yer alan vakaları incelemesi talep edildi.

Kaçırma, işkence ve zorla evlendirme eylemlerine karıştığı veya bu suçlara göz yumduğu belirtilen askeri ve idari sorumlular hakkında uluslararası yaptırımlar uygulanması ve hukuki süreçlerin başlatılması çağrısı yapıldı.

Türkiye’ye ise diplomatik ilişkilerini kullanarak kaçırılan kadınların serbest bırakılması için girişimde bulunma ve sorumluların uluslararası yaptırım listelerine alınması yönünde çalışma yürütme çağrısı yapıldı.

MİLLETVEKİLLERİNDEN ULUSLARARASI TOPLUMA ÇAĞRI

Basın toplantısına katılan milletvekilleri de sosyal medya hesaplarından yaptıkları açıklamalarda Suriye’de kaçırılan kadın ve çocukların durumuna dikkat çekerek uluslararası topluma çağrıda bulundu.

Hatay Milletvekili Servet Mullaoğlu, kadınlara ve çocuklara yönelik kaçırma suçlarının durdurulmasını, alıkonulan kişilerin akıbetlerinin şeffaf biçimde açıklanarak ailelerine kavuşturulmasını istedi. Mullaoğlu, sorumluların hukuk önünde hesap vermesi gerektiğini vurguladı.

CHP Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, Suriye’de özellikle kadınları hedef alan şiddet olaylarının sürdüğünü belirterek cezasızlığın yeni şiddet olaylarını teşvik ettiğine dikkat çekti. Uluslararası toplumun gerekli tepkiyi göstermediğini ve mevcut Suriye yönetimine yaptırım uygulanmadığını ifade eden Kara, Türkiye’nin olayların önlenmesi için daha etkin bir rol üstlenmesi gerektiğini söyledi. Kara, bölge ülkeleri başta olmak üzere uluslararası toplumu Suriye’deki saldırı, yağma ve kaçırma olaylarına karşı tavır almaya çağırdı.

DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca ise girişimin yalnızca diplomatik bir çağrı metni olarak kalmayacağını belirtti. Kaçırmanın hiçbir koşulda sessiz kalınamayacak bir suç olduğunu vurgulayan Koca, kadın ve çocukların özgürlüğü ile onurunun evrensel bir insani sorumluluk olduğunu ifade etti.

ULUSLARARASI KURULUŞLAR DA VAKALARI BELGELEDİ

Suriye’de özellikle Alevi kadın ve kız çocuklarının kaçırılmasına ilişkin daha önce de uluslararası kuruluşlar tarafından raporlar yayımlandı.

Uluslararası Af Örgütü, 28 Temmuz 2025’te yayımladığı araştırmada, Şubat 2025’ten itibaren Lazkiye, Tartus, Humus ve Hama’da en az 36 Alevi kadın ve kız çocuğunun kaçırıldığına ilişkin güvenilir bildirimler aldığını açıkladı. Örgüt, bu vakalardan sekizini ayrıntılı biçimde belgelediğini, belgelenen sekiz vakanın yedisinde polis ve güvenlik görevlilerinin kişilerin akıbetine ilişkin etkili soruşturma yürütmediğini bildirdi.

Birleşmiş Milletler uzmanları da Temmuz 2025’te yaptıkları açıklamada, Suriye’nin farklı bölgelerinde 38 Alevi kadın ve kız çocuğunun kaçırıldığına ilişkin bildirimler aldıklarını duyurdu. Uzmanlar, bazı ailelerin soruşturma başlatmamaları veya kamuoyuna konuşmamaları için tehdit edildiğini belirtti. Açıklamada, bazı vakalarda Geçici Hükümet’e bağlı güvenlik görevlilerinin de failler arasında bulunduğuna ilişkin bildirimler olduğu kaydedildi.

Avrupa Birliği İltica Ajansı’nın (EUAA) Temmuz 2026 tarihli Suriye değerlendirmesinde de kadın ve kız çocuklarının kaçırılma, kaybolma ve toplumsal cinsiyete dayalı şiddet risklerine ilişkin bilgilere yer verildi.

BM’DE GÜNDEME TAŞINACAK

AHRS, raporda yer alan bulguları 25-27 Kasım 2026 tarihlerinde Cenevre’deki Birleşmiş Milletler Sarayı’nda gerçekleştirilecek BM Azınlık Sorunları Forumu’nun 19. oturumunda gündeme taşıyacağını açıkladı.

Açıklamada, kaçırılma vakalarının uluslararası sözleşmeler ve Roma Statüsü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek kayıp kadın ve çocukların akıbetlerinin açıklanması, mağdurların ailelerine kavuşturulması ve sorumluların yargı önünde hesap vermesi talep edildi.

AHRS ve ABF, girişimin yalnızca diplomatik bir çağrı olarak kalmayacağını belirterek uluslararası toplumu kadınların ve çocukların özgürlüğü, onuru ve güvenliği için harekete geçmeye davet etti.

Image

CEMRE GAZETESİ
Tel. : (326) 000 000 00 00
GSM : (326) 000 000 00 00
Adres Samandağ / HATAY

HIZLI MENU

HATAY

Hava Durumu Veri Kaynağı: weather forecast Samandag 30 days