“Depremde Ölmedik Ama, Her Gün Ölümden Beterini Yaşıyoruz” “Depremde Ölmedik Ama, Her Gün Ölümden Beterini Yaşıyoruz”

Hatay Antakya’nın tarihi kent merkezi için hazırlanan imar planları askıya çıkartıldı. İmar planlarına itiraz için verilen 15 günlük sürenin 9 günü bayram tatiline denk geldi. 
Avukat Ecevit Alkan, itiraz için tanınan “6 günlük süreye” ilişkin yaptığı açıklamada “Kötü niyetli bir uygulama” dedi. 
"Riskli Alan Sınırı" ilan edilen Antakya Kent Merkezi’ndeki 307 hektarlık alan için hazırlanan Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı Revizyonu ve Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı Revizyonu 11 Haziran’da askıya çıkartıldı. Antakya ve tarihi kent merkezinin imar planlarına itiraz için 15 gün süre tanındı. 25 Haziran’da sona erecek itiraz süresinin 9 gününde kurumlar kapalı olacak. 15 Haziran’da Kurban Bayramı nedeniyle kapanacak olan resmî kurumlar, 24 Haziran’da açılacak. Antakyalı depremzedelerin bayram tatilinin ardından itiraz için 2 gün süreleri kaldı. 
Avukat Ecevit Alkan, “İmar planının askıya çıkarma süresi bence kötü niyetli. Eğer bir hata ihmal değilse açıkça kötü niyet söz konusu. Zaten 15 günlük bir itiraz süresi var. İtiraz süresini kullanmakta vatandaş çok büyük sıkıntı yaşayacak. 1 haftadan çok daha kısa bir süre verilmiş. Birçok insan il dışına çıkacak, belki tatile gidecek” ifadelerini kullandı. 
Hukuka aykırı bir uygulama olduğunu belirten Alkan, “Hakkaniyete aykırı en azından. Ancak şunu da söylemek istiyorum, itiraz etmeyenin herhangi bir hak kaybı söz konusu değil. İtiraz etmese bile insanlar dava yoluna gidebilirler. Bu konuda insanlar endişelenmesin. İtirazın şöyle bir avantajı olur vatandaşa, ücretsiz ve kısa süren bir yol. Dava yoluna göre tabii ki itiraz yoluyla düzeltilebilen bütün hataların düzeltilmesi en doğrusu olur ama ‘hâlâ itiraz edemedim, hak kaybına uğrar mıyım’ diye vatandaşlar endişelenmesin. Hak kaybı söz konusu olursa dava yolu açık” diye konuştu. 
Tarihi kent merkezi için hazırlanan imar planlarında eskiye göre büyük farklılıklar olduğunu ifade eden Alkan, “Bazı alanlar, mesela şu an ayakta olan binaların yerleri yeşil alan olarak gösterilmiş. İmar hakları başka yerlere aktarılmış, tescilli tescilsiz yapılar net bir şekilde işlenmemiş, çakışmalar var. Şu an ilk bakışta tespit ettiğimiz hatalar bunlar. Bunlara ilişkin çok yoğun bir itiraz süreci yaşanacağını değerlendiriyoruz. Yani bu yönde de çok fazla talep var” dedi. Şehrin yeniden kurulmasında Hataylıların süreç dışına itildiğine dikkat çeken Alkan, “Bu, planlamanın ilkelerine aykırı. Bu plan yapılırken anketler yapılmadı, sosyal, psikolojik çalışmalar yapılmadı. Bu yönden hatalı, tabii ki bir imar planı insanlar için yapılmalı. Sadece binalar ya da başka bir şey için, rant için yapılmamalı. Burada sonuçta o imar planının içinde yaşayacak olan buradaki insanlar. Onlara sorulmamış olması çok büyük bir eksiklik. Dolayısıyla bu planında uygulanamaz bir hale dönüşmesini sağlayan kötü bir uygulama” ifadelerine yer verdi.
Foto-Haber: Neslihan Sağaltıcı
 

Editör: Nezahat Fırıncıoğulları