İYİ Parti Sözcüsü Kürşad Zorlu, “Terör ve terörle mücadelede, hangisi olursa milletimizin ortak kaygısı, birlikte yaşam irademizin ayakta kalabilmesi için bu mücadeleyi kararlıkla göstermemiz gereken bir alan. Biz en çok anayasayı savunuyoruz değil mi? Sayın Genel Başkan da bu çerçevede terör örgütlerinin bu faaliyetlerine karşı bir tutumumuz, milli iradeyi esas alan tutumumuzun gereği olarak milli birlik açısından Sayın Cumhurbaşkanı’nı aramış o da dönmüş, böyle bir istişare yapılmıştır. Bunu farklı noktalara çekmek, İYİ Partimizin bu yükselişinden dem vurup, burayı efendim şunlarla bunlarla ittifak yapıldı, Bilecik örneği de bunlardan bir tanesi. Gerçekten bu kabul edilebilir bir strateji değil, siyasi istismar yapılmaması gereken bir dönemden geçiyoruz...Bu konuyu siyaset üstü görüyoruz” dedi.

İYİ Parti Sözcüsü ve Ankara Milletvekili Kürşad Zorlu, bugün partisinin Başkanlık Divanı toplantısının ardından basın toplantısı düzenledi. Konuşmasına Irak’ın kuzeyinde PKK saldırısı sonucu şehit olan askerlere taziye dileyerek başlayan Zorlu, “Türk milleti şehitlerini uğurlarken kahraman Türk ordusu PKK terör örgütüne karşı cansiperane mücadele veriyor. Bu ordu ki yılmaz Mete Han’ın, sarsılmaz Fatih’in, yıkılmaz Mustafa Kemal’in ordusudur. Türk devletinin ve milletinin bölünmez bütünlüğünün, egemenliğinin cephedeki müdafi olan Türk ordusunun bölücü terör örgütüne karşı yürüttüğü mücadelede yanında olmak her Türk vatandaşının asli vazifesi; vatan kahramanlarına ve kendisini var eden Yüce milletimize borcudur” dedi.

Zorlu, şunları söyledi:

“Bilindiği üzere Türk Silahlı Kuvvetlerimiz 17 Nisan 2022’de başlattığı Pençe-Kilit Harekâtı çerçevesinde Irak’ın kuzeyinde konuşlanarak terörü, kaynağında yok edebilmek için büyük bir mücadele yürütmektedir. Harekâtın başlamasından bu yana, toplam 805 teröristin etkisiz hâle getirildiği ve maalesef güvenlik korucularımız dâhil olmak üzere 141 kahraman güvenlik görevlimizin şehit olduğu anlaşılmıştır. Irak’la 378 km, Suriye ile 911 km’lik sınır hattımızın korunması ve terör yuvalarının ortadan kaldırılması iç ve dış güvenliğimiz açısından hayati bir önem taşımaktadır. Ancak son günlerde bölgede devam eden yoğun yağış sonrası oluşan sis ve puslu hava nedeniyle bölgede görüş mesafesinin iki metrenin altına düşmesi ve havanın da kararmasından istifade eden hainlerin, bu üs bölgelerindeki yakın emniyet birimlerini hedef aldığı anlaşılmaktadır. Burada operasyonel olarak bir kusur ya da eksiklik var ise Silahlı Kuvvetlerimizin konuyla ilgili idari ve adli tahkikatı gerçekleştirerek bir an önce sonuçlandırmasını temenni ediyoruz. Bununla birlikte etkisiz hâle getirilen teröristlerin üzerlerinde ileri teknolojiye sahip teçhizatlar tespit edilmesi, ele geçirilen mühimmatın boyutları gerek dış desteğin gerekse Irak-Suriye hattındaki destek koridorunun çalışmaya devam ettiğini işaret etmektedir.

IRAK’IN KUZEYİNDEKİ OPERASYONLARIN YANINDAYIZ VE DESTEKLİYORUZ”

CHP'NİN, "GAZETECİLERE YÖNELİK TUTUKLAMA VE CEZA UYGULAMALARININ ARAŞTIRILMASI"NA YÖNELİK ÖNERİSİ AKP VE MHP OYLARIYLA REDDEDİLDİ" CHP'NİN, "GAZETECİLERE YÖNELİK TUTUKLAMA VE CEZA UYGULAMALARININ ARAŞTIRILMASI"NA YÖNELİK ÖNERİSİ AKP VE MHP OYLARIYLA REDDEDİLDİ"

İYİ Parti olarak bir kez daha ifade etmek isteriz ki; Irak’ın kuzeyindeki operasyonların yanındayız ve destekliyoruz. Buradaki terör yataklarının ivedilikle kurutulmasını istiyoruz. Fakat PKK terör örgütü ile mücadelenin bir Suriye boyutu bir de uluslararası desteği bulunmaktadır. Öyle ki bugün Irak’ın kuzeyindeki operasyonlara odaklanmış olsak da stratejik tehdit Suriye’nin kuzeyinden gelmektedir. Meseleyi sığınmacı tehlikesiyle bir arada değerlendirdiğimizde Suriye’nin kuzeyinde bir terör devletçiğinin kurulmaması için gerekli adımların atılması ve hatta gerekiyorsa bu bataklığa karşı Şam ile görüşmelerin başlatılması göz önünde bulundurulmalıdır.

TERÖR BELASININ ÜRETİM MERKEZİ KANDİL İSE LOJİSTİK ÜSSÜ DE ABD’DİR”

Uluslararası boyutuna gelince Suriye-Irak hattında terör örgütlerinin desteği ABD eliyle yönetilmektedir. Bu bakımdan Dışişleri Komisyonu’ndan geçmekle birlikte henüz TBMM Genel Kurulu’nda oylanmamış olan İsveç’in NATO üyeliği bu mücadelemiz doğrultusunda değerlendirilmelidir. Biz işte böyle bir gidişatı ve vahameti gördüğümüz için komisyonda ‘hayır’ oyu kullandık. Terör belasının üretim merkezi Kandil ise lojistik üssü de ABD’dir. Dolayısıyla bugün terör örgütlerinin dış desteğiyle mücadeleden söz edenlerin İsveç meselesinde sırtının üstüne yatması kabul edilebilir değildir.

GENEL BAŞKANIMIZIN KARARI DOĞRULTUSUNDA ORTAK BİR BİLDİRİ YAYINLANMASI İÇİN TBMM’DE GİRİŞİMDE BULUNDUK”

İYİ Parti olarak şehitlerimizin haberini aldığımızda Antalya’da gerçekleştirmeyi planladığımız yerel seçim istişare kampımızı ve aday tanıtım toplantılarımızı iptal ettik. Genel Başkanımızın kararı doğrultusunda ortak bir bildiri yayınlanması için TBMM’de girişimde bulunduk. Ayrıca bir de genel görüşme açılarak Milli Savunma ve Dışişleri Bakanlarının Meclis’i bilgilendirmesini talep ettik. Bu adımlardan ilki, milletçe teröre karşı birlikte mücadelemizi sağlamaya yönelik iken; ikincisi, bir eksiklik var ise onun irdelenmesi ve daha etkin mücadeleyi gerçekleştirebilmeye yöneliktir.

BUGÜN ORTADA DURAN GERÇEKLERDEN BİRİ DE ASKERİ HASTANELERİN İVEDİLİKLE YENİDEN AÇILMASIDIR”

İşte bu mücadelenin etkinliği bakımından bugün ortada duran gerçeklerden biri de askeri hastanelerin ivedilikle yeniden açılmasıdır. Bakın bu çağrımız sadece bugün için de değildir. Ülkemiz başta güneyimizde olmak üzere coğrafi olarak bir ateş çemberindedir. Böylesi bir süreçte konvansiyonel mücadelenin her alanda hazırlıklı hale getirilmesi gerekmektedir. Askeri sağlık sistemi birçok yönüyle dinamik bir zincirdir. Askeri disiplin, rehabilitasyon ve anlık müdahale bakımından alternatifi olmayan bir sistemdir. Üstelik istihbarata karşı koyma stratejisi ve askeri mahremiyet bakımından da zorunluluktur. Burada birtakım eksiklikler varsa bunları giderebiliriz. Ancak bugün kapalı tutulması kabul edilebilir değildir. Hala neden bu inat sürdürmektedir?

BİR ŞEHİT AİLESİNİN ALDIĞI MAAŞ 11 BİN 858 LİRADIR. BAZI AİLELER ORANSAL OLARAK BUNUN DAHA DA AZINI ALMAKTADIR. AÇLIK SINIRI ALTINDAKİ BU MAAŞ KABUL EDİLEBİLİR DEĞİLDİR”

Bu kapsamda şehitlerimizin aileleri bizlere emanettir. Gerek Mehmetçiğimizin bizler için anlamı gerekse sosyal devlet anlayışımız gereği onların geride bıraktığı ailelerine layıkıyla sahip çıkmak durumundayız. Elbette bu konuda bazı haklar geçmişten bugüne verilmiştir. Ancak bugün bir şehit ailesinin aldığı maaş 11 bin 858 liradır. Bazı aileler oransal olarak bunun daha da azını almaktadır. Açlık sınırı altındaki bu maaş kabul edilebilir değildir. Biz daha önce ocak ayından geçerli olmak üzere şehit yakını maaşlarının en düşük memur maaş düzeyine taşınmasını teklif etmiştik. Ayrıca bu vesileyle milletimizin vicdanını rahatsız eden bir konuyu gündeme getirmek istiyorum.

ŞEHİT OLAN PİYADE SÖZLEŞMELİ ER MÜSLÜM ÖZDEMİR'İN KAHRAMANMARAŞ’TAKİ DEPREMZEDE AİLESİNİN ÇADIRDA YAŞADIĞINI GÖRDÜK”

Şehitlerimizin haberiyle birlikte yaşadıkları evler, farklı sebeplerle kamuoyuna yansıyor. Bırakın bir ev sahibi olmayı, daha geçtiğimiz gün şehit olan Piyade Sözleşmeli Er Müslüm Özdemir'in Kahramanmaraş’taki depremzede ailesinin çadırda yaşadığını gördük. Burada özellikle şehidimizin anne ve babasına söylediği şu ifadesi bir kat daha yüreğimizi yaktı; ‘Evlenmeden önce size bir ev alacağım…’ Bu durumun kamuoyuna yansımasının ardından bazı kişi ve kuruluşlar açıklamalar yapmış olsa da artık bir daha böyle bir tabloya izin verilmemelidir. Devletimizin imkanları bunun için fazlasıyla vardır.

BİR KANUN TEKLİFİNİ BU HAFTA İÇERİSİNDE TBMM’YE VERECEĞİM”

Bu vesileyle bir kanun teklifini bu hafta içerisinde TBMM’ye vereceğim. Şehitlerimizin geride bıraktığı, bakmakla yükümlü olduğu ailelerine belirli bir hane gelirinin altında bulunmaları ve başka bir eve sahip olmamaları kaydıyla devletimiz tarafından barınma imkanı sağlanmasını teklif edeceğiz. Şu an sadece belirli koşulların sağlanması durumunda faizsiz konut kredisi imkanı bulunmaktadır. 2985 sayılı Toplu Konut Kanunu’na eklenecek bir düzenleme ile bu konuyu layıkıyla çözmek mümkün olacaktır. Ülkemizin korunması ve milletimizin güvenliği için hiçbir tereddüt yaşamadan şehadete ulaşan kahramanlarımızın bizlere emaneti olan ailelerine birer daire verilmesi onların bu vatan için gösterdiği fedakarlığın yanında hiçbir şeydir.

TÜRK MİLLETİNİN AYRIŞTIRMA VE BÖLÜCÜLÜKLE GÜÇSÜZ KILINMASINA ASLA İZİN VERİLMEMELİDİR”

Buradan son olarak şu hususları milletimizle paylaşmak istiyoruz. PKK terör örgütü ve siyasi uzantılarıyla; bu örgüte lojistik destek sağlayan, askeri eğitim veren, para ve insan kaynağı yaratan tüm unsurlarla ne pahasına olursa olsun mücadele edilmelidir. Ve vatan toprakları üzerinde kardeşlik hukukuyla birlikte yaşama iradesi gösteren Türk milletinin ayrıştırma ve bölücülükle güçsüz kılınmasına asla izin verilmemelidir. Biz İYİ Parti olarak bu hedefi şiar edinmiş milletperverlerin çatı kuruluşuyuz. Bugün her türlü saldırıya rağmen iyi ve cesur kadrolarımızla milletimize hizmet etmek ve İYİ belediyecilik anlayışımızla şehirlerimizi yönetmek için hazırlanıyoruz. Milletimiz kaygılanmasın, sonunda mutlaka iyiler kazanacak.”

BU SÜREÇ İYİ PARTİMİZİ DAHA DA GÜÇLENDİREREK. YOLUMUZA DEVAM EDECEĞİZ. BUGÜN BİLECİK’LE… YARIN BELKİ SÜRPRİZ YERLER OLABİLİR"

Kürşad Zorlu, toplantı sonrası basın mensuplarının sorularını da yanıtladı. Zorlu, Bilecik Belediyesi’nin İYİ Parti’ye geçmesinin ardından başlayan tartışmalara ilişkin soruya şu yanıtı verdi:

“Seçimlere tek başına girme kararımız, bir anlamda açtığımız üçüncü yol ve bunun vatandaşlarımızda adım adım vücut bulmaya başlaması, partimizin yeniden yükselişi bazı kesimlerin dengesini bozduğu anlaşılmaktadır. Bizim kararımız çok açık ve nettir. Biz inanın 31 Mart’ta hem siyasi iktidara hem de muhalefetin alışılagelmiş ezberini bozmakta kararlıyız. Biz İYİ Parti’ye kazandırmak, milletimizin desteği ile milletimiz için bu hedefe ulaşmak çabasındayız. Bilecik konusunda da çok ciddi bir bilgi kirliliğini hatta gerçek dışı ifadeleri üzülerek takip ediyoruz. 2019 seçimlerinde ittifakla kazanılmış bir belediye, ardından belediye başkanı görevden uzaklaştırılıyor. Geçtiğimiz günlerde yapılan oylamaya kadar, daha öncesinde ise belediye meclisinde yapılan oylamalarda CHP’nin adayını destekledik. İki kez seçilmesini sağladık. Ancak biz yeni bir yolculuğa çıktık. İYİ Parti olarak kendi adaylarımızla her il ve ilçede, belediye meclislerinde, il genel meclislerinde kendi adaylarımızı kazandırmak gibi bir sorumluluğun ve heyecanın içerisindeyiz. Bu kapsamda ikinci bilgi kirliliği; biliyorsunuz ilk iki turda üçte iki çoğunluğun sağlanması gerekiyor. Üçüncü turda ise salt çoğunluğun yeterli olduğu bir durum var. Biz üç turda da adayımızı geri çekmedik. İkinci turun sonunda iki aday kalıyor. CHP’nin teklifi üzerine kapalı oylamada, telefonun bile kabine sokulmaması gibi bir karar alınıyor. Bunun sebebi ne? Her şey objektif olsun, hiçbir şaibe bulaşmasın diye. Orada İYİ Parti’nin belediye meclis üyesi, daha fazla oy alıyor ve seçimi kazanıyor. Anlatmak istediğim; kapalı bir oylamada bu kadar hassas davranılan bir süreçte aslında teknik olarak kimin oy verdiği belli değilken; böyle bir öngörü üzerinden partimize yeni bir algı operasyonu yapılmasını yadırgıyoruz. Ancak bu süreç İYİ Partimizi daha da güçlendirerek. Yolumuza devam edeceğiz. Bugün Bilecik’le… Yarın belki sürpriz yerler olabilir. İnanın bu konudaki kararlılığımızın devam edeceğinin altını çizmek istiyorum.”

KARS’TA YAŞAYAN BÜTÜN VATANDAŞLARIMIZI AYRIM GÖZETMEKSİZİN, İYİ PARTİLİ ADAYA OY VERMEYE VE BU SEÇİMİ KAZANMAYA DAVET EDİYORUZ”

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ın Kars’ta DEM Parti’nin kazanmaması için MHP’nin adayını destekleyecekleri yönündeki açıklamasının anımsatılarak benzer bir davranışın sergilenme ihtimalinin sorulması üzerine Zorlu, “Biz Kars’ta, 14 Mayıs seçimlerinde Kars merkezinde yüzde 20,5 oy alarak, seçimin ikincisi olduk. Yani bugünkü DEM Parti’den sonra ikinciydik. Bizim ardımızdan AK Parti ve CHP geliyordu. Biz adayımızı orada çıkardık ve seçimin en iddialı partisi biziz. Bu bakımdan Kars’ta yaşayan bütün vatandaşlarımızı ayrım gözetmeksizin, İYİ Partili adaya oy vermeye ve bu seçimi kazanmaya davet ediyoruz” açıklamasını yaptı.

EN GÜZEL ANKET 31 MART GÜNÜ ORTAYA ÇIKACAK VE VÜCUT BULACAKTIR. ANKARA VE İSTANBUL ADAYLARIMIZA YÖNELİK TESPİT ÇALIŞMALARIMIZ DEVAM EDİYOR”

İYİ Parti tabanının Ankara’da Mansur Yavaş ve İstanbul’da Ekrem İmamoğlu isimlerine oy vereceğini gösteren bir ankete yönelik değerlendirmesi sorulan Zorlu, “Doğrusu bu anketleri görmedim. En güzel anket 31 Mart günü ortaya çıkacak ve vücut bulacaktır. Ankara ve İstanbul adaylarımıza yönelik tespit çalışmalarımız devam ediyor. Çok hassas bir süreç yönetiyoruz. Bu anketlerin, adaylarımız çıktıktan sonra tekrar yapılmasını da arzu ederiz. Daha net bir tablo ortaya çıkabilir” yanıtını verdi.

ALLAH KİMSEYİ TWEETİNİ SİLMEK ZORUNDA BIRAKMASIN”

Zorlu, terörist başı Abdullah Öcalan’ın kardeşi Osman Öcalan’ın TRT’ye çıkartılmasıyla alakalı suç duyurusuna Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın “ifade özgürlüğü” kararının hatırlatılması üzerine şunları söyledi:

“Asla kabul edilmez bir durum. Bu tip konular gündeme geldiğinde ilk fırsatta bizi yaftalayan bir takım çevrelerin sessiz kalmasını da anlamakta zorlanıyoruz. O belgeyi okuma fırsatım oldu. Terör, kamuoyuna yansıyan halkın takip ettiği konudur diye böyle bir girişimin haklı çıkarılması, bunun suç kabul edilmemesi Türk milletinin vicdanına yapılmış en büyük haksızlıktır. Başta şehitlerimizin mücadelesine.”

Zorlu, Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici’nin sosyal medyada yaptığı paylaşımıyla ilgili soru üzerine de “Partimiz adına bir cevap verdim, Allah kimseyi Tweetini silmek zorunda bırakmasın. Biz çok şükür ilkeli ve tutarlı bir siyasetin mensuplarıyız” diye konuştu.

O İSTİFALARIN GERÇEKTEN ÖYLE OLUP OLMADIĞINI 31 MART’TA GÖRECEĞİZ”

Zorlu, İYİ Parti’de yaşanan istifalara ilişkin sorulan soruya, “Biz mücadelemizi bu anlamda sürdüreceğiz. O istifaların gerçekten öyle olup olmadığını 31 Mart’ta göreceğiz” yanıtını verdi.

Zorlu, Irak’ın kuzeyindeki PKK saldırısı sonrası toplanan güvenlik toplantısının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayiy Erdoğan’ın MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’i arayıp bilgilendirmesi sonrası yaşanan tartışmaların sorulması üzerine şu yanıtı verdi:

SAYIN CUMHURBAŞKANI BİZİM ARAMAMIZIN ÜZERİNDEN GÜVENLİK ZİRVESİNE GİRMEDEN ÖNCE DÖNMÜŞ VE SAYIN GENEL BAŞKANIMIZLA SÜRECE İLİŞKİN BİR GÖRÜŞME GERÇEKLEŞTİRİLMİŞTİR”

“Bugün bir köşe yazısında gerçek dışı değerlendirmeler olduğunu takip ettik. Cuma günü şehitlerimizin bilgisi Milli Savunma Bakanlığı tarafından duyurulmasının ardından Genel Başkanımız önce Milli Savunma Bakanı’nı daha sonra Dışişleri Bakanı’nı aradılar aynı kapsamda Cumhurbaşkanı’nı da aradılar. Bu olay cuma günü akşam saatlerinde gerçekleşiyor. Ve Sayın Hakan Fidan geri döndü ve Genel Başkanımızla sürece ilişkin bir istişare ve değerlendirmeleri oldu. Biz bahsedildiği gibi o köşe yazısında ortak bildiri çağrımızı Cumhurbaşkanı ile görüşmeden sonra değil cumartesi günü o çağrıyı yaptık. Sayın Cumhurbaşkanı bizim aramamızın üzerinden güvenlik zirvesine girmeden önce dönmüş ve Sayın Genel Başkanımızla sürece ilişkin bir görüşme gerçekleştirilmiştir.

SAYIN GENEL BAŞKAN DA MİLLİ İRADEYİ ESAS ALAN TUTUMUMUZUN GEREĞİ OLARAK MİLLİ BİRLİK AÇISINDAN SAYIN CUMHURBAŞKANINI ARAMIŞ O DA DÖNMÜŞ, BÖYLE BİR İSTİŞARE YAPILMIŞTIR”

Her şeyi şeffaf bir biçimde paylaşıyoruz. Terör ve terörle mücadelede, hangisi olursa milletimizin ortak kaygısı, birlikte yaşam irademizin ayakta kalabilmesi için bu mücadeleyi kararlıkla göstermemiz gereken bir alan. Biz en çok anayasayı savunuyoruz değil mi? Sayın Genel Başkan da bu çerçevede terör örgütlerinin bu faaliyetlerine karşı bir tutumumuz, milli iradeyi esas alan tutumumuzun gereği olarak milli birlik açısından Sayın Cumhurbaşkanı’nı aramış o da dönmüş, böyle bir istişare yapılmıştır. Bunu farklı noktalara çekmek, İYİ Partimizin bu yükselişinden dem vurup, burayı efendim şunlarla bunlarla ittifak yapıldı, Bilecik örneği de bunlardan bir tanesi. Gerçekten bu kabul edilebilir bir strateji değil, çünkü siyasi istismar yapılmaması gereken bir dönemden geçiyoruz. Bizim genel görüşme çağrımız da kabul gördü. Burada tüm siyasi partilerimiz, Meclis’te grubu bulunanlar yer alacaklar. Değerli bakanlar bazı bilgiler aktaracaklar... Bu konuyu siyaset üstü görüyoruz.”

 

 

 

 

 

 

Kaynak: anka