KESK üyeleri, "Emekten Yana, Demokratik Halk Bütçesi" talebiyle Meclis önünde 2024 yılı bütçe teklifini protesto etti. KESK Eş Genel Başkanı Şükran Kablan Yeşil, “Bu bütçe halkın, emekçilerin değil, sermayenin ihtiyaçları doğrultusunda hazırlanmış sarayın bütçesidir” dedi. CHP Ankara Milletvekili Okan Konuralp “Herkesin, toplumun tüm kesimlerinin 'bu bütçe benim bütçemdir' dediği bir dönemi böylesine güçlü bir dayanışma ile yakın bir gelecekte hep birlikte kuracağız” diye konuştu. Emek Partisi İstanbul Milletvekili İskender Bayhan ise “Geriye bir seçenek kalıyor. 2024 bütçesinde işçilere, emekçilere fedakarlık, dişini sıkmak ve sabretmeyi öneren bu hükümete karşı fedakarlık yapmayacağız, dişimizi sıkmayacağız, sabretmeyeceğiz diyerek emekçilerin, işçilerin yaşam koşulları için mücadeleyi büyütmek ve bu bütçeyi 2024 yılında çöpe atmak” dedi.

KESK, "Emekten Yana, Demokratik Halk Bütçesi" talebiyle Meclis önünde basın açıklaması yaptı.

Basın açıklamasına CHP milletvekilleri Okan Konuralp, İsmet Güneşhan ve Hikmet Yalım Halıcı, DEM Parti milletvekilleri Mehmet Kamaç, Sinan Çiftyürek, Kezban Konukçu, Burcugül Çubuk, Özgül Saki ve İbrahim Akın, Emek Partisi milletvekilleri İskender Bayhan ve Sevda Karaca katıldı.

KESK Eş Genel Başkanı Şükran Kablan Yeşil, 2024 yılı bütçe teklifine ilişkin şu açıklamayı yaptı.

“HALKIN YÜZDE 99’U HER GEÇEN GÜN YOKSULLAŞIRKEN, GÜVENCESİZLEŞİRKEN; YÜZDE 1’LİK AZINLIK İSE DAHA DA ZENGİNLEŞİYOR”

“Bu ülkede yaşayan milyonlarca emekçinin derinleşen yoksulluğu ve her geçen gün ağırlaşan yaşam koşulları altında 2024 Bütçesi TBMM Genel Kurulu’nda görüşülmeye devam ediliyor. Tüm halka daha fazla yoksulluk ve işsizlik dayatan ve yıllardır adeta birbirinin kopyası olan sermayeden yana bütçelerle oyalanıyoruz. Kamu emekçilerinin, emeklilerin, işçilerin, gençlerin, kadınların, halkın bütçe hakkı yok sayılıyor. Yıllardır hayata geçirilen bütçelerle geldiğimiz yer ortada. Halkın yüzde 99’u her geçen gün yoksullaşırken, güvencesizleşirken yüzde 1’lik azınlık ise daha da zenginleşiyor.

FAHRETTİN ALTAY-NARLIDERE METROSU HİZMETE GİRDİ. İLK SEFERİ İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI SOYER GERÇEKLEŞTİRDİ FAHRETTİN ALTAY-NARLIDERE METROSU HİZMETE GİRDİ. İLK SEFERİ İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI SOYER GERÇEKLEŞTİRDİ

İktidar uyguladığı ekonomi politikalarıyla derinleşen ekonomik krizin faturasını işçilere, emekçilere ödetmek istiyor. Gerek OVP ve 12. Kalkınma Planı ile gerekse görüşmeleri TBMM Genel Kurulu’nda devam eden 2024 bütçesi ile sermayeden yana, emek düşmanı politikalarla ağır vergi yükü altında yoksulluğumuzun, ücretlerimizdeki erimenin, alım gücümüzdeki düşüşün devam edeceği aşikar. Bugün her üç çocuktan ikisinin okulda aç kaldığı, gençlerin KYK yurtlarında ölümle burun buruna ve sağlıksız koşullarda yaşamak zorunda bırakıldığı, her 3 kadından birinin işsiz olduğu, 10 milyon asgari ücretlinin açlık sınırının altında, milyonlarca emeklinin ise 7 bin 500 tl ücretle yaşamaya mahkum edildiği ülkemizde meğer Merkez Bankası Başkanı da geçinemiyor ve barınamıyormuş.

“BU BÜTÇE HALKIN, EMEKÇİLERİN DEĞİL, SERMAYENİN İHTİYAÇLARI DOĞRULTUSUNDA HAZIRLANMIŞ SARAYIN BÜTÇESİDİR”

KESK olarak aylardır iş yerlerimizde, sokaklarda, meydanlarda söylüyoruz; buradan Meclis önünden bir kez daha tekrar edelim. Bu bütçe halkın, emekçilerin değil, sermayenin ihtiyaçları doğrultusunda hazırlanmış sarayın bütçesidir. Bizlere dayatılan OVP ve 2024 bütçesinde emekçilerin temel kazanımlarına yönelik saldırıların artması var; vergi adaletsizliğinin derinleştirilmesi, bütçenin aslan payının sermayeye, patronlara, savunma ve güvenlik adı altında çatışma ve savaşa ayrılması var.

Bütçeler kaynakların kimlerden toplandığını ve söz konusu kaynakların kimlerin ihtiyaçları için kullanıldığını gösteren belgelerdir. 2024 bütçesi, güvenlik harcamaları, gizli ödenekler, cari transferler, faiz ödemeleri, vergi istisnaları gibi kalemlerde yaşanan devasa artışlarla bütçeyi eritip yok ediyor. Militarist, cinsiyetçi, milliyetçi, dinci ve savaş politikalarına dayanan, sermayenin ihtiyaçlarını önceleyen bugüne kadar hayata geçirilen AKP-saray bütçeleri ile bütçe hakkımız yok edilmiştir. Vergi adaletsizliği derinleşmiştir. Ülkenin kaynakları çatışma ve savaş politikalarına ayrılmıştır.

“BÜTÇE OLUŞTURULURKEN YÜZDE 88'İ VERGİLERDEN OLUŞUYOR”

Emeğin milli gelirden aldığı pay düşerken toplumsal cinsiyete duyarlı bütçeleme göz ardı edilmiş, cinsiyet eşitsizliği derinleştirilmiştir. Özelleştirme politikalarıyla, halkın kamusal hizmetlere ulaşımı gasp edilmiştir. Ekonomi büyürken düşük ücret ve güvencesiz istihdam dayatılan emeğin bu gelirden aldığı pay gittikçe düşmüş, gelir dağılımı adaletsizliği derinleşmiştir.

Bütçe oluşturulurken yüzde 88'i vergilerden oluşuyor. Ancak buna rağmen bunların kullanımı ve vergi adaletsizliği gittikçe derinleştiriliyor. Bakıyoruz ki az kazanandan az, çok kazanandan çok olarak tanımlanan vergide adalet ilkesi yerle bir edinmiş adalet çeşitli istisnalarla vergi harcaması adı altında sermaye lehine vazgeçilmiştir.

SERMAYENİN, SARAYIN, AKP'NİN BU BÜTÇESİNİ BİZLER HALK OLARAK, EMEKÇİLER OLARAK KABUL ETMİYORUZ”

2024 bütçesinde ödenekler bakıldığında ise; istihdama yüzde 2, tarım ve ormancılığa yüzde 2,8, yoksullukla mücadeleye yüzde 2, engellilikle mücadeleye binde 12, çocukların korunmasına binde 2, bağımlılıkla mücadeleye yüz binde 8, kadının güçlendirilmesine milyonda 4, insan haklarının geliştirilmesine on milyonda 5 gibi komik rakamlar ayrıldı.

İçinde bulunduğumuz kriz koşulları emekten yana demokratik bir bütçeyi yakıcı bir ihtiyaç haline getirmiştir. Biz KESK olarak yıllardır sadece kendimiz için değil, herkes için halktan, emekten yana bir bütçe istiyoruz.

Sözümüz çok açık ve net, bugüne kadar taleplerimizi bir kez daha tekrar ediyoruz. Tek adam rejiminin gasp etmiş olduğu bütçe hakkımızın önündeki engeller kaldırılarak, özelleştirme politikalarının son bulması, bütçenin emekten, halktan yana toplumsal cinsiyete duyarlı bir halde, engelli kamu emekçileri ve engelli yurttaşların gözetilerek düzenlenmesi, vergi adaletsizliğinin derhal son bulması taleplerimizi buradan bir kez daha haykırıyoruz. Sermayenin, sarayın, AKP'nin bu bütçesini bizler halk olarak, emekçiler olarak kabul etmiyoruz.”

 “HERKESİN, TOPLUMUN TÜM KESİMLERİNİN 'BU BÜTÇE BENİM BÜTÇEMDİR' DEDİĞİ BİR DÖNEMİ BİRLİKTE KURACAĞIZ”

Okan Konuralp, Meclis'te görüşülmeye devam bütçeye ilişkin şu açıklamayı yaptı:

“Halkın bütçesini, yakın bir gelecekte hep birlikte kuracağımız bir düzeni hep birlikte sağlayacağız. Bu konuda hiçbir şüphe duymuyorum. Herkesin, toplumun tüm kesimlerinin 'bu bütçe benim bütçemdir' dediği bir dönemi böylesine güçlü bir dayanışma ile yakın bir gelecekte hep birlikte kuracağız. Hepimiz 2024 bütçesine 'hayır' diyen milletvekilleri olarak KESK'e ve tüm emekçilere sevgi ve saygılarımı sunuyorum.”

ŞU ANDA DOLAYLI VERGİLER BÜTÇENİN NEREDEYSE 3'TE 2'SİNİ OLUŞTURUYOR”

Kezban Konukçu, 2024 bütçesine ilişkin şu değerlendirmede bulundu:

“Dün Mehmet Şimşek konuşuyordu, masallar, yalanlar... Biz kimlerin büyüdüğünü çok iyi biliyoruz. Çünkü o holdingler kar oranlarını açıklıyor yüzde 600 kar elde ettik diye ama biz emekçilerin ekmeğinin küçüldüğünü nasıl bir yoksulluk içinde yaşadığını çok iyi biliyoruz. Yani, o yalanlara karnımız tok. Biz DEM Parti olarak yoksullukta değil, zenginlikte eşitlenmek için mücadele ediyoruz ve sizin mücadelenizin de yanındayız. Şu anda dolaylı vergiler bütçenin neredeyse 3'te 2'sini oluşturuyor. Dolaylı vergi demek, zenginden de yoksuldan da aynısını almak demektir ve yoksulluğu tabana yaymak demektir. Biz, zenginliği tabana yaymak için dolaylı vergileri kaldıracağız. Zenginden daha çok vergi alacağız.”

SABRETMEYİ ÖNEREN BU HÜKÜMETE KARŞI FEDAKARLIK YAPMAYACAĞIZ, DİŞİMİZİ SIKMAYACAĞIZ”

İskender Bayhan ise şunları söyledi:

“Bütün bu yasalar, bütün bu düzenlemelerin bir anlamı var. O da Türkiye'de Erdoğan hükümetleri boyunca uygulanan 'besle sermayeyi oysun emekçinin gözünü' diye tarif edebileceğimiz bir anlayışın bu ülkede hüküm sürmesinin devam edeceğini ilan etmek oldu. 2024 yılında da bu çizgiyi devam ettirecekler. Dolayısıyla geriye bir seçenek kalıyor, 2024 bütçesinde işçilere, emekçilere fedekarlık, dişini sıkmak ve sabretmeyi öneren bu hükümete karşı fedakarlık yapmayacağız, dişimizi sıkmayacağız, sabretmeyeceğiz diyerek emekçilerin, işçilerin yaşam koşulları için mücadeleyi büyütmek ve bu bütçeyi 2024 yılında çöpe atmak. Meclis'te kabul edilse de hayatın içerisinde emek ve sermaye mücadelesinin, sert dişlilerin çatışması içerisinde bu bütçeyi çöpe atmak. Meclis'ten geçmesini engelleyemeyiz ama bunu hayatın içerisinde çöpe atabiliriz diye düşünüyorum.”

Kaynak: