Haber: DİLAN KUTLU/ Kamera: UĞUR DEMİRCİ  

Erzincan İliç'te Anagold altın madeninde 13 Şubat'ta meydana gelen faciada Şenol Demir toprak altında kalırken akrabası Fahrettin Keklik ise, yürütülen soruşturmada tutuklandı. Madenden emekli olan Kemal Demir, "Fahrettin Keklik hem halamın oğlu hem damadımız. Zaaf var. Orada büyük bir zaaf var. İş güvenliği yolları kendisi kapattırmıyor niye işçilere kapattırıyor" dedi. Kenan Demir ise, "Bak bugün bir taraftan canlarımız toprağın altında bir kısmımızı cezaevine götürdüler. Bir ilçenin kaderi de belirsizliğe girdi. Şu an ben de dahil olmak üzere çalışanların yüzde 70'i krediye girdi. İnsanlar ne yapacak?" dedi. 

Erzincan'ın İliç ilçesinde Çalık Grubu'nun da ortağı olduğu Anagold Madencilik şirketine ait Çöpler Altın Madeni'ndeki yığın liç alanının çökmesinde Şenol Demirci göçük altında kaldı. Faciaya ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında 6 kişi tutuklandı. Tutuklanan zanlılardan  Fahrettin Keklik de göçük altında kalan Şenol Demir'in akrabası... Kazım Karabekir Mahallesi'nde madene 300 metre göçüğe ise 4-5 km uzaklığında

Demirci'nin evinin önünde taziye çadırı kurulmuş, aile taziyeleri kabul ederken. Şenol Demirci ve Fahrettin Keklik ailesi, ANKA Haber Ajansı'na konuştu. 

Şenol Demir'in amcası Kemal Demir, 11 yıl madende çalışmış şu anda emekli. ANKA'ya konuşan Demir, "Fahrettin Keklik hem halamın oğlu hem damadımız. Zaaf var ama olayın yaşandığı zaman biz orada yoktu. Bakanlar geldiler buraya bize bilgi verdiler. O konuda bir sıkıntı yok. Çalışmalar tehlikeden dolayı durduruldu. Yoksa çalışmalar devam edecek. Çatlağın çaresini bulmaya çalışıyorlar. Bizim derdimiz bir an önce çıkması. orada büyük bir zaaf var zaten çatlağın orada olduğunu bilerek oraya çıkmak çatlak var. Hem mail yazıyorlar girmesin sahaya, sahaya girilmeyecekse bu mail iş güvenliğine giriyor. İş güvenliği yolları kendisi kapattırmıyor niye işçilere kapattırıyor" dedi. 

Kemam Demir, tutuklu işçi Şenol Demir'e ilişkin ise, "O adam 1,5 sene önce işe girmiş en son sıradaki adamı içeri al en üst baştakini bırak" dedi.

2016 yılından bu yana madende çalışan Ahmet Demir ise ANKA'ya şu görüşleri dile getirdi: 

GAMZE AKKUŞ İLGEZDİ: "TÜRKİYE UYUŞTURUCU CEHENNEMİNE DÖNDÜ" GAMZE AKKUŞ İLGEZDİ: "TÜRKİYE UYUŞTURUCU CEHENNEMİNE DÖNDÜ"

 "Bunlar 2002'den beri buradalar... Bu işin taşeronluğunu burada maden adına yapan şu anki belediye başkanımız Mustafa Gürbüz. Binali Yıldırım üzerinden işverene burada bir baskı kuruldu. Bu tehlike geçen yıl başladı. Patlatma oldu iş durduruldu. Ama sözde bu süreçte kontrol edildi. Bu nasıl bir kontroldü.

"TUTUKLU OLANLARIN SUÇU YOK, NİYE BÜYÜK YETKİLİLER İŞE EL ATMADILAR"

Tutuklu olanların ikisi aslında bana göre onların suçu yok. Niye büyük yetkililer, bu işe el atmadılar. Üstleri emir verdi onlar bu işi yaptılar. Kenan Özdemir, bunlara 'yap' deyince bunlar mecbur yaptı. Bu Allah tarafından bize bir ikazdır. Çok daha büyük bir felaket olabilirdi. Şu anda kırıcının üst bölgesinde ben orada çalışanım. Orası yabancılar tarafından yapılan bir yer. Şu an çatlamış ama gelmedi. Gelmiş olsaydı bugün burada ben de konuşmuş olmayacaktım ve belki de facia 300 kişiydi. Anagold çalışanlarına baskı kuruldu. Kimse konuşamıyordu. İşten atılmayla tehdit edildi. Sonuçta bu noktaya geldi.

"BU İLÇENİN 120 BİN KOYUNU VARDI, ÇOK MUTLUYDU BURASI"

Burası aslında çok mutluydu. Bu ilçede 120 bin koyun vardı. Ben 2016'da bu sektöre geçtim. 2006'da biz 600 koyunu sattık ve buraya girdik bizi mecbur ettiler bu sisteme. Köyün altını gelip alıp insanlara sus payı hiçbir yasal şeyi olmayan hane başına 130 bin lira bir parayla... Madene bırakılsaydı Sabırlı'yı da zamanında kaldıracaktı, o baraj da orada olmayacaktı. Bugün bizim canlarımızda toprağın altında olmayacaktı.

Ben oradan ekmek yiyorum ama gerçekleri konuşmak lazım. Hep insanlar tehdit edile edile korku vere vere iş bu noktaya geldi. Tehdit eden buranın siyasi gücü, şu an bizim bağlı olduğumuz Maden-İş Sendikası. İnsanları, 'Konuşursan atılırsın...' Adamlar doğmamış yedi cetlerine gelecek hazırladılar. Bak bugün bir taraftan canlarımız toprağın altında bir kısmımızı cezaevine götürdüler. Bir ilçenin kaderi de belirsizliğe girdi. Şu an ben de dahil olmak üzere çalışanların yüzde 70'i krediye girdi. İnsanlar ne yapacak?

"RANT 5-6 KİŞİYE PAYLAŞTIRILDI"

2019'da adam belediye başkanı olacak. Bu insanlara korku vererek oylarını aldılar. Seni işinden ederim dedi ve ediyorlardı da... Oy vereceksin dedi. Paralar insanların eline tutuşturuldu. Memleket bu şekil bu hale geldi. Tam 25 senedir bu burada devam ediyor bugünün işi değil. Kısacası buradaki rant 5-6 kişiye paylaşıldı.

Sedat Cezayirlioğlu tam 1 yıldır Sabırlı deresinde bağırıyordu, 'burada afet olacak' diye... Ama diyorlardı ki 'Bir deli orada bağırıyor' Özellikle bizim Sabırlı köyü çok direndi ama baskılar yüzünden tutturamadık. Bir kısmı o süreçte gitti diğerlerini de çarşıda önüne geçerek tek tek ikna ettiler. 130 bin lira o zaman dağıtıldı 2016'da... 10 sene öncesinde zaten bu işler başlamıştı, herkes payını almıştı. Siyasi güçleri olanlara pastalar bölüşülmüştü. Diğer insanlara da sadece işçilik köleleştirme... Sabırlı da şu an birkaç parça koyun kalmış hepsi satıldı. Belediye başkanın görevi nedir ilçeye hizmet, oğlunun adına şu anda 13 şirketi var. Bu adamın ne ihtiyacı var. Şu anda toprağın altında..."

Kaynak: anka