Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, “Bizi taklit etmeye hiç gerek yok. Mansur Yavaş neler yapmış aynısını tekrar edin. Söylemiştik. Biz size belediyeciliği öğreteceğiz diye. Belediyenin plastikten, betondan ibaret olmadığını; içinde insan olmayan hiçbir projenin belediye yönetiminde yeri olmadığını yüzlerce defa söyledik. Önce insan için varız” dedi. Yavaş, “Adaylara diyorum ki; 3 yıldır doğal gaz veriyoruz, kimseye üşütmüyoruz. Hadi siz de bir açıklama yapın 'daha fazla vereceğiz' deyin de bu insanlar üşümesinler” diye konuştu.

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, bugün Yenimahalle Seçim Koordinasyon Merkezi’nin açılışına katıldı. Yavaş’a, Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar da eşlik etti.

“KİRLİ SİYASET, HALKA YALAN SÖYLEYEN SİYASET MUTLAKA BİTECEK”

Fethi Yaşar şunları söyledi:

“2009 seçimlerinde, verdiğiniz oylarla Yenimahalle Belediye Başkanı oldum. Görevi aldığım gün, Yenimahalle Belediye Başkanlığı’nın önünde; bir söz verdim, size: ‘Artık Yenimahalle Belediyesi halkın belediyesi olacaktır. Bir partinin, bir rozetin, bir kimliğin belediyesi değil. Yehimahalle’de yaşayan her yurttaşımızın mezhebi ne olursa olsun, ırkı ne olursa olsun… Bu kirli siyaset, bu halka yalan söyleyen siyaset mutlaka bitecek. Namuslu insanlar, sizin paranızı kendi parası gibi kullanacak insanlar; mutlaka iş başına getirilmediği müddetçe bu sıkıntıları yaşamaya devam edeceksiniz. Dershanelerin adını değiştirdiler, kapandı; adını Etüt Merkezi koydular. 75 bin liradan aşağı bir üniversite hazırlık kursu yok. Geçen sene 5 bin çocuğumuzu üniversiteye hazırladık. Ve bunun yüzde 65’i başarılı oldu, bir kuruş para almadan, en iyi öğretmenlerle onları hazırladık. Çünkü eğitimi düzeltmeden Türkiye’yi düzeltmek mümkün değil. Üreten, çalışan, sorgulayan nesiller yetiştirmediğiniz müddetçe Türkiye’nin geleceği karanlıktır. Demokrasi de insan hakları da hukukun üstünlüğü de karanlıktır. 1100 atanamayan öğretmene Yenimahalle Belediyesi olarak iş vardık… Gelişmişliğimiz arttı, Türkiye’de şu anda bile Yenimahalle her ilçeden göç alıyor. Ben kavga adamı değilim. Ben barış adamıyım. İnsanlar hata yapabilir, hoşgörülü olacaksın. İnsanlara sevgi ile yaklaşacaksın. Esnaflıktan, Yenimahalle’nin sokaklarından geliyorum. Yenimahalle benim aşkım, benim sevdam…

Çok şeyler yaptık. Ben bunları size anlatmaya çalışsam, sizin iki üç saatinizi almam lazım. Bir iş adamı olarak; bir hemşehriniz, bir ağabeyiniz, kardeşiniz olarak söylüyorum: Bu ülkenin parası var. Bu ülkenin genel idarede de parası var. Kıytırık devletlere avuç açan bir ülke olmayacak, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Cumhuriyeti. O paraları namuslu kullanacak. Kendi parasına özen gösterdiği kadar, devletin parasına özen gösterecek; namuslu idarecilere ihtiyaç var.

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Mansur Yavaş, göreve geldiği günden beri bütün ilçelere eşit hizmet götürdü… Siyaset, kin ve nefret sanatı değildir. Ben ülkemden; İslam ülkelerinin en güzel ülkesi olan Türkiye’den, demokrasiyi yaşatmak isteyen tek ülke olan Gazi Mustafa Kemal’in emaneti Türkiye’den; bu kamplaşma siyasetini, çocuklarımızın yarınını alan yalan siyasetini, iftira siyasetini bir kenara bırakmanın yolu, sandığa gittiğinizde siz doğru insanları seçerseniz, kaynakları verimli kullanacak insanları seçerseniz, Türkiye’ye sahip çıkarsınız. Mezhep gibi ırk gibi din gibi spor kulübü gibi particilik yaparsanız, bugün çektiğiniz acıların daha büyüğünü yaşarsınız.”

“BİR BELEDİYE BAŞKANI REKLAMA HARCIYORSA, KENDİSİ İÇİN HARCIYORDUR. BEN HALKIN PARASINI REKLAMA HARCAMAYI DA ZÜL GÖRÜYORUM”

Mansur Yavaş ise şunları söyledi:

“Biliyorsunuz, Yenimahalle Türkiye çapında en ön saflara geçti, artık. Nasıl Yenimahalle’de harcanan kör kuruşun hesabı veriliyorsa; sizlerden aldığımız parayı sizlerin adına harcıyorsak, hepimiz hesap vermek zorundayız. ‘Ödeyen, karar verir’ diye bir kural vardır. Paranın sahibi sizsiniz. Sizlerden alınan vergilerden, biz belediyenin kaynaklarını harcıyoruz. Sizlere sormadan, tek başımıza ‘biz yaptık oldu’ deme lüksümüz yoktur. Dolayısıyla bütçemizi hazırlarken, sizlere soruyoruz. Yerel yöneticilerle, muhtarlarla, sivil toplum kuruluşları ile işbirliği yapıyoruz. Kent Konseyi’nde ortak aklı tartışıyoruz. Şeffaf davranıyoruz. 4 binden fazla ihaleyi canlı yayınladık. Belediye Meclisi toplantılarımız canlı yayınlanıyor. Orada olan biteni görüyorsunuz… Ankara Büyükşehir’in sizler adına harcadığı parayı kuruşuna kadar görüyorsunuz. Gerçek belediyecilik budur. ‘Ben hesabımı yarın şurada burada veririm’ demek değil, bu dünyada da hesabını vereceksiniz, başkasının parasını harcıyorsunuz.

Ve sizlerin bize emanet ettiği parayı harcarken, kendi paramızı harcamadığımız hiçbir yere yatırım yapmıyoruz. Alışmışlar ‘çılgın proje’ diyerek, Ankara halkının tertemiz paralarını çöp projelere harcamaya. Çılgın projemiz falan yok. Nerede, ne ihtiyaç varsa. Ankara halkı ne istiyorsa, biz oraya harcamak durumundayız.

Ankara’nın birçok köyünde kanalizasyon hala yok. Burası Başkent. Hala su yok. Polatlı’ya, Akyurt’a, Elmadağ’a su götürüyoruz. Bir an için düşünün, evinizde iki saat su akmasa nasıl tedirgin olursunuz. Oralarda yıllarca susuzluk çektiler. Kalitesiz sularla idare ettiler. Polatlı’ya su bu ayın ortalarında oluşacak. İki buçuk milyarlık yatırım yapıyoruz. ‘Ne yaptı’ diye soruyorlar. Bundan daha büyük proje olur mu? 1 milyonluk nüfus inşallah susuz kalmayacak. Çamlıdere’den Beypazarı, Ayaş ve Güdül’e de yeni bir hattın projesini yapıyoruz. Çocuklarımızı düşünerek, ileride ihtiyaç olacak diye, Sarıyer Barajı’ndan da Ankara’ya su temin etmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bir şehir susuz bırakılır mı?

Ankaragüçlüler, yönetimindeyken Ankaragücü’ne bir kuruş yardım yapmamış, bir gün bile maça gitmeyeni mi seçecekler. Yoksa sonuna kadar Ankaragücü’nün arkasında duran başkanı mı seçecekler?

En az bizden öncekiler kadar kavşak yaptık, asfalt kaldırım yaptık. Bunları belediyecilik saymıyoruz. Nasıl, ‘seçildikten sonra rozetsiz olacağız’ diyorsak. Aynı zamanda da reklama para harcamadık. Bir belediye başkanı reklama harcıyorsa, kendisi için harcıyordur. Ben halkın parasını reklama harcamayı da zul görüyorum. Çünkü bunlar Fen İşleri’nin yapacağı projelerdir. Asıl proje şudur: Üretimi artırmak. Kırsal Kalkınma projelerimiz en ücra köşelere kadar ulaşıyor.

GÜLİSTAN KOÇYİĞİT: "YARGI PAKETİNDE AYM'NİN İPTAL ETTİĞİ BÜTÜN MADDELERİ FARKLI CÜMLELERDE İFADE EDİLEREK PAKETİN İÇERİSİNE YEDİRİLDİĞİNİ GÖRÜYORUZ" GÜLİSTAN KOÇYİĞİT: "YARGI PAKETİNDE AYM'NİN İPTAL ETTİĞİ BÜTÜN MADDELERİ FARKLI CÜMLELERDE İFADE EDİLEREK PAKETİN İÇERİSİNE YEDİRİLDİĞİNİ GÖRÜYORUZ"

Rakibimiz demiş ki, ‘Vatandaşın parasını vatandaşa dağıtıyor.’ Elbette, ne olacaktı? Vatandaşın parasını ranta mı dağıtacaktık. Vatandaşın parasını tabii ki vatandaşa dağıtıyoruz, ihtiyaç sahiplerine dağıtıyoruz. Ve şu ana kadar sosyal destekte bir numaradayız. Altı aydır emeklilere destek oluyoruz. Şimdi İstanbul adayları da ‘Biz de emekliye destek olacağız’ diyor: 2 bin 500. Ankara’daki 5 bine çıkarttı. Altı aydır aklınız neredeydi? Altı aydır bu insanlar ne yer, ne içer; hiç düşünmediniz mi? Aslında diyorlar ki, gerçekten emekliler mağdur. Bunu televizyon ekranlarında değil de hükümete söyleyin lütfen, emeklilerin durumunu. Emeklilerin durumunu da yeni keşfettiler.

Artık vaatlere bakmıyorum. Keçiören Belediyesi, 2022 yılında yüzde 4 oranında sosyal desteğe yatırmış. Bunun da 3 milyonunu harcamış. Biz 3 yıldır protein yardımı yapıyoruz ya, ‘Ne var onda, ben but veriyorum’ demiş. Evet artırıyorlar ya… 2012 kişiye yardımcı olmuşlar. Keçiören Belediyesi’nde, 10 milyon lira ayrılan paranın da üç buçuğun dağıtıp, yedi buçuğunu çılgın projelerine harcamışlar. Halbuki, Keçiören’de 50 bin kişiye destek oluyoruz. Kendi ilçenizde 50 bin kişi sosyal desteğe ihtiyacı olan insan var, haberdar değilsiniz; kusura bakmayın belediyecilik anlayışımız arasında dağlar kadar fark var. Ve biliyorsunuz; kentin çeşitli noktalarında çorba dağıtıyoruz. Zaman zaman bununla dalga geçiyorlardı. İstanbul’da da çorba dağıtmaya karar vermiş, aday. Yaptığımız projelerin birçoğunu kopyalamaya başladılar. İstanbul’da ‘Hanımefendiler, otobüste istediği yerde inecek.’ Ankara’da üç yıldır iniyor.

Ben şimdi adaylara diyorum ki, bizi taklit etmeye hiç gerek yok. Mansur Yavaş neler yapmış aynısını tekrar edin. Söylemiştik. Biz size belediyeciliği öğreteceğiz diye. Belediyenin plastikten, betondan ibaret olmadığını; içinde insan olmayan hiçbir projenin belediye yönetiminde yeri olmadığını yüzlerce defa söyledik. Önce insan için varız.

Şimdi bir fikir daha söyleyeyim. Yaptıklarımızı taklit ediyorlar. Üç yıldır doğalgaz veriyoruz, 200 bin aileye, kimseyi üşütmüyoruz. Haydi siz de bir açıklama yapın, biz daha fazla vereceğiz deyin de bu insanlar üşümesinler.

Nerede ne ihtiyaç varsa oradayız. Esnaf mı sıkıştı, hızır gibi yanındayız. Pandemide kira almadık esnafımızdan, yeri geldi indirim yaptık, erteledik. Biz bunları yarım bütçe ile yaptık. Gelirlerimiz azaldı. Vatandaşa ucuz hizmetler verdik… El ele vererek gerçek belediyecilik yapacağız. İstiyoruz bütün ilçeleri, söz mü? Onların kale diye tabir ettikleri yerlerde, yapılan röportajlarda önde çıktığımızı görüyorsunuz. Ama bu arada vatandaşın feryadını görüyorsunuz. 10 bin lira ile ne yapılır, Allah aşkına. Bizler belediye olarak 10 tane kavşak yapacağımıza 9 yapacağız. Bir tanesi ihtiyacı olanlarla paylaşacağız. Ne bir çocuk yatağa aç girecek, ne bir tanesi eğitimden mahrum kalmayacak. En büyük iddiamız budur. Birisi açlıktan ölürse, soğuktan donarsa bunun vebali hepimizdedir. Önceliğimiz insandır. İnsan sağlığıdır. Bir Allah’ın kulu Ankara’da, insanları ayırdı, ayrımcılık yaptı diyemez. Altı milyon insandan vergi alıyorsak, altı milyonun insanın ihtiyacına hizmet ettik. Ve inşallah hizmet etmeye de devam edeceğiz.”

Kaynak: anka