MELTEM KARAKAŞ

Son dönemde Eskişehir’e “madenci yağdırıldığını” söyleyen Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, “Bunun sebeplerinden birisi AKP milletvekilinin eski Enerji Bakanı olması olabilir mi” dedi.

Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Cengiz Holding’e bağlı Eti Bakır Maden’in Eskişehir’de altın-gümüş madeni çıkarma faaliyetine ilişkin yaptığı ÇED başvurusu hakkında konuştu. Son dönemde Eskişehir’de madenlere yönelik “saldırı boyutunda” başvurular olduğunu söyleyen Başkan Kurt, “Eskişehir’i pazarlamaya, Eskişehir’i bu tür talana açmaya hiç kimsenin hakkı yoktur. Daha önceki Sevinç bölgesinde yapmış olduğumuz mücadeleyi, Kaymaz bölgesinde yapmış olduğumuz mücadeleyi burada da yaparız. Yapmalıyız. Eskişehirliler direndiği taktirde buradan olumlu sonuç. Çıkarabileceklerini düşünüyorum” diye konuştu.

“ESKİŞEHİR’DE SON DÖNEMLERDE CİDDİ ANLAMDA BİR MADENE SALDIRI GÖRÜYORUZ”

Kazım Kurt konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

“Öncelikle şunu vurgulamak lazım. Maden arama ya da madencilik sektörü aslında kamunun elinde olması gereken ve kamunun denetiminde yapılması gereken bir çalışma. Eskişehir’de ne yazık ki son dönemlerde ciddi anlamda bir madene saldırı görüyoruz. Buna önce kömürle başladılar, sonra Kaymaz’da ve şimdi de Sarıcakaya, Mihalgazi ve Tepebaşı sınırlarında yani Bozdağlar dediğimiz alanda bir altın arama faaliyeti için çalışma başladı. Burada bunu devlet denetiminde olmadığı taktirde talana sebep olacağını çok iyi biliyoruz. Türkiye’deki örneklerini gördük. Bu özel sektör sadece kâr amacı güttüğü için daha çok para kazanmanın daha çok maden çıkarmanın yolunu aramaya çalışır. O da o bölgedeki ormanların, doğal arazi yapısının bozulmasına sebep olur. Kaymaz civarındaki altın madeninden çıkan toprağın yığılması suretiyle Ankara’ya giderken sol tarafta yapay bir dağ oluştu. Bu bile insanları rahatsız eden bir olay. Şimdi aynı şeyi Sarıcakaya yolunda da görme ihtimalimiz çoğalır. Bu nedenle Türkiye’de hiç kimse maden aranmasın, altın bulunmasın, maden çıkarıp işlenmesin demez. Ama bunu öncelikle insan sağlığına sonra çevreye olan zararları sıfıra indirilerek gerçekleştirilmelidir. Aksi taktirde bu söz konusu olmaz.

“CENGİZ HOLDİNG BÖLGEYİ RUHSATLANDIRIP KAPATTIYSA ORADA CENGİZ HOLDİNG İŞİ TEKELİNE ALMIŞ OLUR”

Ayrıca bu yıl biz şöyle bir sıkıntı yaşadık. Lületaşı madeni ile ilgili bir çalışma bilimsel bir araştırma yaptırdık Jeoloji Mühendisleri Odası ile birlikte. Orada şunu gördük: Bizim lületaşı madeninin bulunduğu alanlardaki ruhsatlandırma işi bizim başvurumuzdan önce krom madeni aramak için ruhsatlandırılmış. O arazide ikinci bir ruhsat alınamıyor. Dolayısıyla şimdi Cengiz Holding bu bölgeyi ruhsatlandırıp kapattıysa artık orada Cengiz Holding işi tekeline almış olur. Aslında devletin olması gereken madenlerin tamamının hakkı o ruhsat sahibine geçmiş olur ki, bu çok yanlış bir uygulamadır. Bunların değişmesi gerekir. Yasal düzenlemeler yapılıp insan sağlığına ve çevre değerlerine saygılı bir arama yöntemi bulunmadığı sürece bu çalışmanın Eskişehir’e zarar vereceğini düşünüyorum.

“ESKİŞEHİR’İ PAZARLAMAYA, ESKİŞEHİR’İ TALANA AÇMAYA HİÇ KİMSENİN HAKKI YOKTUR”

Eskişehir çok eski bir yerleşim yeri olduğu için her tarafında madenler vardır. Burada belki Eskişehir’e madencilerin yağdırılmasının sebeplerinden birisi AKP milletvekilinin eski Enerji Bakanı olması olabilir mi? Soru olarak sormak lazım. Eskişehir’i pazarlamaya, Eskişehir’i bu tür talana açmaya hiç kimsenin hakkı yoktur. Daha önceki Sevinç bölgesinde yapmış olduğumuz mücadeleyi, Kaymaz bölgesinde yapmış olduğumuz mücadeleyi burada da yaparız. Yapmalıyız. Eskişehirliler direndiği taktirde buradan olumlu sonuç çıkarabileceklerini düşünüyorum.

“YEREL SEÇİMLERİN, ADAYLARIN TARTIŞILDIĞI DÖNEME DENK GETİRİLMEK İSTENİYOR”

Bu belki de tam yerel seçimlerin, adayların tartışıldığı bir döneme denk getirilmek suretiyle arada kaynatılmaya çalışılan bir stratejiyle gündeme gelmiş olabilir. Eskişehirliler uyanıktır. Eskişehirliler bunun oyununa gelmezler. Ben bütün Eskişehir’in çevreye ve insan sağlığına duyarlı bir biçimde hareket ederek bizleri sizleri ya da bu konudaki çalışma yapan sivil toplum örgütlerini destekleyeceğini düşünüyorum.”

 

Kaynak: anka