ÇANAKKALE BİGA'DA 4,6 BÜYÜKLÜĞÜNDE DEPREM ÇANAKKALE BİGA'DA 4,6 BÜYÜKLÜĞÜNDE DEPREM

DEM Parti Ağrı Milletvekili Sırrı Sakık, TBMM Genel Kurulu’nda; “Sosyal medyada bir paylaşım var. Bu paylaşımı yapan Eril Alperen Emir. Kaç gün önce bir çatışmada yaşamını yitirdi, Ankaralı bir teğmen. Ne diyor, biliyor musunuz? Sizlere sesleniyor. ‘Savaş, savaşmayana güzeldir’ diyor. Sizleri kastediyor. Savaşta yaşamını yitiren biri. Size sesleniyor. Diyor ki ‘Biz yoksul Anadolu çocukları gidiyoruz, ölüyoruz.’ Siz ey parlamento, bana gösterin. Geçmişten bugüne kadar, 40 yıllık süre içerisinde bir tek milletvekilinin çocukları ve yakınları ölmüş mü? Asla. Ölmüyor. Ama savaşın faturasını yoksul Anadolu çocukları yaşıyor” dedi. Sakık kürsüde konuşurken, İçişleri Komisyonu Başkanı AKP’li Süleyman Soylu ile aralarında kısa süreli bir tartışma da yaşandı. 

TBMM Genel Kurulu’nda 2024 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi görüşmeleri bugün de devam ediyor. Teklifin 5’inci maddesi üzerine söz alan Sakık ile İçişleri Komisyonu Başkanı AKP’li Süleyman Soylu arasında kısa süreli bir laf atma da yaşandı. Sakık, şunları söyledi:

“SIVASIZ EVLERİ GÖRDÜK HEP BERABER. YILLARDIR O EVLERE ATEŞ DÜŞÜYOR”

“Bu topraklarda 40 yıldır devam eden bir çatışmalı süreç yaşıyoruz. Her gün Anadolu’nun yoksul çocukları patır patır ölüyorlar. Biz bu acıyı hep yüreğimizde hissediyoruz. Son 2 gündür, bu kürsüde çok ilginç sözler, tehditler, hamaset ne derseniz hepsi var. Bunların hiçbirinin bir çözüm olmadığını biliyoruz. Biz de bu canları yüreğimizden bir parça olarak görüyoruz. Anadolu’nun yoksul çocukları. O sıvasız evleri gördük hep beraber. Yıllardır o evlere ateş düşüyor. Oralarda aileler acılarıyla baş başa kalıyorlar. Oysaki bu çözüm yeri bu parlamento, sürekli tezkerelere onay veren, Anadolu’nun yoksul çocuklarını ölüme gönderen… Sokakları tetikleyen söylemlere ve konuşmalara hep birlikte tanıklık ediyoruz. 2 gündür sosyal medyada olup bitenleri görüyoruz. ‘TSK; HDP’yi, BDP’yi bütün binaları yerle bir etmelidir.’ Şurada yarattığınız iklimin sonucudur. Sokakları bu şekilde eğer örgütlerseniz sokaklar da bunları söyler. Biz bunlara yabancı değiliz. Bunlar geçmişte yaşandı. HDP binalarının nasıl ateşe verildiğini, Kürtçe konuşan ailelerin nasıl kurşunlandığını da biliyoruz. Bu, parlamentodaki hamaset dilinin bir ürünüdür.

“EY PARLAMENTO. 40 YILLIK SÜRE İÇERİSİNDE BİR TEK MİLLETVEKİLİNİN ÇOCUKLARI VE YAKINLARI ÖLMÜŞ MÜ? ASLA. ÖLMÜYOR. AMA SAVAŞIN FATURASINI YOKSUL ANADOLU ÇOCUKLARI YAŞIYOR”

Sosyal medyada bir paylaşım var. Bu paylaşımı yapan Eril Alperen Emir. Kaç gün önce bir çatışmada yaşamını yitirdi, Ankaralı bir teğmen. Ne diyor, biliyor musunuz? Sizlere sesleniyor. ‘Savaş, savaşmayana güzeldir’ diyor. Sizleri kastediyor. Savaşta yaşamını yitiren biri. Size sesleniyor. Diyor ki ‘Biz yoksul Anadolu çocukları gidiyoruz, ölüyoruz.’ Siz ey parlamento. Bana gösterin, geçmişten bugüne kadar, 40 yıllık süre içerisinde bir tek milletvekilinin çocukları ve yakınları ölmüş mü? Asla. Ölmüyor. Ama savaşın faturasını yoksul Anadolu çocukları yaşıyor. Böylesi bir keyfiyet yok. Çıkıp burada sürekli ‘vatan, millet’ ve sokakları tetikleyen... Buna hiçbirinizin, hiçbirimizin hakkı olmadığını söylüyorum.

“EKSİLERDE, 1 METRE KARIN İÇİNDE O ASKERLER NİYE ORADA? OTURUP KONUŞAMAYIZ MI? OTURUP ÇÖZEMEYİZ Mİ”

Bu topraklarda barışa ihtiyacımız var, bu topraklarda birbirimizi ötekileştirmeye hiç kimsenin hakkı yok. Erdoğan, önemli bir siyasal aktördür, Bahçeli de öyledir. Sizlere sesleniyorum. Sizler Amin Maalouf’un dediği gibi ‘Ömrünüzün gün batımındasınız’. Bizler de öyleyiz. Bu topraklara yapabileceğimiz en büyük iyilik bu kanı, bu şiddeti durdurmaktır. Varsanız biz de varız. Burada oturuyoruz, bedel mi diyorsunuz, taşın altına el koymak mı? Bedenimizi, başımızı taşın altına koymaya hazırız. Bunu yapabilirseniz biz varız. Bunu yapmalısınız, Türkiye’nin ihtiyacı olan tek şey barıştır. Erdoğan bunu yapmalı, 2013 yılında başlattığı bu süreci yeniden hayata geçirmelidir. Türkiye’nin ihtiyacı olan tek şey budur. Köprüler, hanlar, saraylar hepsi gelip geçicidir ama bu topraklara barışı inşa ederseniz bu ülkenin azizi olursunuz. Eksilerde, 1 metre karın içinde o askerler niye orada? Oturup konuşamayız mı? Oturup çözemeyiz mi? Ben bu topraklarda barışın inşa olmasını, hayat bulmasını istiyorum.”

SAKIK- SOYLU ARASINDA LAF ATMA

Sakık'ın, "Ben sizleri yürekten göreve davet ediyorum. Bu topraklarda barışın inşa olmasını istiyorum" dediği sırada AKP İstanbul Milletvekili Süleyman Soylu ile aralarında kısa süreli tartışma yaşandı. Soylu, Sakık’a; “Ne göreve davet ediyorsun? Savaş devletler arasında olur. Hadi oradan. Kimseyi göreve davet etme, sen PKK’ya laf söyle. Senin kim olduğunu biliyorum” dedi. Sakık da Soylu’ya; “Bağırma haddini bil. Terbiyesiz adam. Sabahtan beri insanlar konuşuyor, sen orada hamaset yapıyorsun... Başka hiçbir şey bildiğin yok. Bu sokakları, şu masayı tetiklemekten başka hiçbir şey bilmiyorsun” cevabını verdi.

Sakık, sözlerini şöyle tamamladı:

“BU TOPRAKLARDA KANI VE ŞİDDETİ BİRLİKTE DURDURALIM”

“Ben, 2012 yılında evladımı kaybettim. Sayın Cumhurbaşkanı o dönem Başbakandı, yurt dışındaydı, beni aradı; taziyelerini bildirdi, kendisine şunu söyledim: ‘Ben, acılardan süzülerek geldim, evlat acısının ne olduğunu biliyorum. Sizden tek bir ricam var, bu topraklarda barışı sağlayın. Gelin, bu toprakların azizi olun’ dedim. Bugün de bunu yeniden seslendiriyorum. Bu toprakların, bu tür, sadece şiddet üzerinden prim yapanlara değil… Gerçekten vicdan sahibi olanların sesi dinlenmelidir. Ve bunlarla birlikte, biz, hayatı gelin, birlikte inşa edelim. Gelin, bu topraklarda kanı ve şiddeti birlikte durduralım. Biz, gerçekten bu konuda samimiyiz. Samimiyetimizle ilgili ne istiyorsanız hodri meydan, gelin. Sürekli kavga ve şiddeti değil, müzakereyi masaya yatıralım diyorum.”

 

Kaynak: anka