(ANKARA) - Türkiye Barolar Birliği (TBB), İsrail'in Gazze ve Refah'taki saldırılarını kınamak için İsrail'in Ankara Büyükelçiliği önüne siyah çelenk bıraktı. TBB Başkanı Erinç Sağkan, İsrail'in saldırılarının sadece insanlığa karşı suç ya da savaş suçu değil, açıkça soykırım suçunun özel kastını taşıdığını belirtti.

TBB Başkanı Erinç Sağkan öncülüğünde 81 il barosunu temsilen bazı illerin baro başkanları, protesto için İsrail'in Ankara Büyükelçiliği önünde toplandı. 81 il baro başkanının imza attığı ve İsrail'i protesto ettikleri ortak bildirinin okunmasının ardından Sağkan ve baro başkanları, 81 il baro başkanlığı adına Büyükelçilik önüne siyah çelenk bıraktı.

Burada konuşan Sağkan, 81 ilin tüm baro başkanlarının katılımıyla yaklaşık 8 aydır devam eden, İsrail'in artık "soykırıma dönüşmüş" politikasına, savaş suçlarına karşı bir kez daha tepki göstermek için toplandıklarını söyledi. Sağkan'ın İsrail'in Ankara Büyükelçiliği'nin önünde yaptığı açıklama şöyle:

"İsrail, soykırım kastının bulunduğunu da Refah'taki saldırıyla ortaya koymuştur"

"Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne yaptığımız başvuruyla tutuklama ve tedbir kararlarının uygulanmasını ve soykırım suçuna vücut verenlere gecikmeksizin yaptırım uygulanmasını talep ediyoruz. Bugüne kadar uluslararası aktörlerin harekete geçmekteki yetersizliği ve kafalarını kuma gömmeleri, Refah saldırısını da yanında getirdi.

İsrail, yaptığı tecrit ve savaş suçlarının yanına özel bir kastı gerektiren soykırım kastının bulunduğunu da Refah'taki saldırıyla ortaya koymuştur. Tecritten, savaştan kaçan insanların, evlerini, çocuklarını, akrabalarını kaybetmiş ve yaşamak için, yaşama tutunmak için çadırlarda kalan insanların üzerine bombalar yağdırmış, yüzlerce savunmasız masum sivili katletmiştir. Bu artık İsrail'in yürüttüğü konunun sadece insanlığa karşı suç değil, sadece savaş suçu değil, açıkça soykırım suçunun özel kastını taşıdığını da ortaya koymaktadır.

Yaşananlara karşı tepkimizi bir kez de burada siyah çelenk bırakarak ortaya koymak istedik. Nerede yaşadığımızın hiçbir önemi yok. Orta Doğu olabilir, Avrupa olabilir, Amerika olabilir. İnsan olan herkesin karşı çıkması gereken bir insanlığa karşı suçla karşı karşıyayız. Başka hiçbir şeye gerek yok. Bu dünyada insan olarak yaşayan herkesin, azıcık vicdanı olan herkesin bu soykırıma, bu katliama acil olarak karşı çıkması ve bunu durdurması gerekmektedir. Hukuk örgütleri olarak, yaşanan sürecin sadece durdurulması değil, kişilerin yaptıklarının da yanına kar kalmaması bakımından bundan sonraki yasal süreci de sonuna kadar takip edeceğiz."

"Bu zulme sessiz kalanlar tarih ve hukuk önünde mutlaka suç ortağı olarak anılacak"

Açıklamanın ardından Sakarya Baro Başkanı İlknur Ebiz Yıldız da 81 il barosu adına hazırlanan bildiriyi okudu. Bildiride şunlar yer aldı:

DEM Parti Eş Genel Başkanı Hatimoğulları, katledilen Şenyaşar ailesi fertlerinin anmasına katıldı DEM Parti Eş Genel Başkanı Hatimoğulları, katledilen Şenyaşar ailesi fertlerinin anmasına katıldı

"İsrail savaş uçakları tarafından 26 Mayıs tarihinde Gazze Şeridinin güneyindeki Refah kentinde yerinden edilmiş; çadır kentlerde yaşamlarını sürdüren sivil Filistin halkına karşı gerçekleştirilen hava saldırısında ilk belirlemelere göre 45'ten fazla Filistinli yaşamını yitirirken; onlarca Filistinli ise yaralanmıştır.

Daha önce Uluslararası Adalet Divanı İsrail'in; Refah'taki askeri saldırılarını ve tüm eylemlerini durdurması gerektiğine hükmetmesine karşın; İsrail'in Refah'ta sivil halka karşı gerçekleştirdiği katliam göstermektedir ki; İsrail devleti ne insani bir değeri ne de uluslararası hukuku tanımaktadır. Uluslararası Adalet Divanı tarafından İsrail'e karşı alınan kararlardan ilki 'Gazze'deki Filistinli grubun kısmen ya da tamamen fiziksel olarak yok olmasına yol açabilecek yaşam koşullarına neden olabilecek askeri saldırıların ve Refah vilayetindeki diğer eylemlerin derhal durdurulması' şeklinde iken; İsrail'in Uluslararası Adalet Divanı'nın karalarını yok sayan saldırısı İsrail devletinin; çok açık devlet terörü uyguladığını göstermektedir.

İnsan haklarından, demokrasiden, yaşam hakkının kutsallığından söz eden ülkeleri ve uluslararası kuruluşları İsrail'e karşı en sert tepki vermeye, İsrail'in hukuk dışı saldırı ve katliamlarının sonlanması için harekete geçmeye çağırıyoruz. Bilinmelidir ki 'hiçbir şey yapılmayarak, sessiz kalınarak da adaletsizliğe ortak olunabilir.' İsrail'in aylardan beri Gazze başta olmak üzere Filistin kentlerine ve en son Refah'ta gerçekleştirdiği insanlık dışı saldırı karşısında sessiz kalan her ülke her uluslararası kuruluş her insan da bu adaletsizlikten sorumludur.

Bu zulme sessiz kalanlar tarih ve hukuk önünde mutlaka suç ortağı olarak anılacak ve tarihe kara bir leke olarak geçeceklerdir.

"İsrail'in Refah'ta sivil halka yönelik gerçekleştirdiği insanlık dışı katliamı en sert şekliyle kınıyoruz"

İsrail devleti tüm dünyanın gözü önünde Uluslararası mevzuat ile TCK 76 ve 77. maddelerinde de düzenlendiği gibi Soykırım ve İnsanlığa karşı suçları işlemiş ve işlemeye devam etmektedir. Bu nedenlerle TCK 13/3 maddesi gereğince söz konusu bu suçları işleyen fail ve faillerin Türkiye'de yargılanmaları için Adalet Bakanımıza talepte bulunması çağrısında da bulunuyoruz, zira bu çağrımız uluslararası mevzuat kadar ulusal mevzuatın da bir gereğidir. Bizler 81 İl Barosu olarak; İsrail'in Refah'ta sivil halka yönelik gerçekleştirdiği insanlık dışı katliamı en sert şekliyle kınıyor; yaşam hakkından, hukuktan yana olan herkesi, her ülkeyi İsrail'in barbarca saldırılarını önlemeye ve Filistin halkıyla yan yana olmaya davet ediyoruz.”

Kaynak: anka