ERKAN BAŞ, İZMİR’DE: “TÜRKİYE İŞÇİ PARTİSİ İZMİRLİ HAK ETTİĞİNİ ALSIN DİYE ADAY ÇIKARTIYOR” ERKAN BAŞ, İZMİR’DE: “TÜRKİYE İŞÇİ PARTİSİ İZMİRLİ HAK ETTİĞİNİ ALSIN DİYE ADAY ÇIKARTIYOR”

CHP İzmir Milletvekili Tuncay Özkan, TBMM Genel Kurulu'nda, "Ben RTÜK'ün kuruluşundan itibaren varım. Bana akıl satmak benimle bu konularda yarışmak, bana, 'hayır öyle değil' demek isteyen arkadaşım varsa buradayım. Yayıncı olarak da varım, tanık olarak da varım. Ve RTÜK'e şunu söylemeyi bir görev sayarım; dün Fetullah'ın emrine girmiştiniz, bugün sarayın emrindesiniz. Milletin emrinde olun. Çünkü milletin sesi, halkın sesi, hakkın sesidir. Ondan başka hiçbir şeyi kabul etmeyin. Ötesine, özgürlük alanlarına müdahaleye de sizin gücünüz yetmez. Ya milletin kurumu olun ya yok olun" dedi.

TBMM Genel Kurulu’nda 2024 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi, 2022 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi ile Sayıştay raporlarının görüşmeleri devam ediyor. Bugün, Saadet Partisi Milletvekili Hasan Bitmez’in konuşmasının sonunda kalp krizi geçirmesi ve sonrasında hastanede vefat etmesi nedeniyle yarım kalan TBMM, Adalet Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı bütçelerinin görüşmeleri tamamlandı. Genel Kurul çalışmalarına, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bütçelerinin görüşmeleri ile devam ediyor. Radyo ve Televizyon Üst Kurulu bütçesi üzerine söz alan CHP İzmir Milletvekili Tuncay Özkan, şunları söyledi:

"RADYO, TELEVİZYON ÜST KURULU TBMM'DEN PAY ALMAYI HAK ETMEYEN BİR KURUM"

"Radyo ve Televizyon Üst Kurulu 1994 yılında kurulma çalışmaları başladığında Ankara'da bir gazeteci olarak, Türkiye'nin daha güzel daha demokratik bir ortama doğru evrileceğini, henüz yasal bir zemini oluşturulmayan özel radyo ve televizyonculuk kavramının Türkiye'nin çıkarları konusunda daha dikkatli davranacağını düşünmüştük. Ne yazık ki bunda büyük bir yanılgı içine düştüğümüzü çok geçmeden anladık. Çünkü iktidarın sopası haline dönüşmeye hemen başlamıştı. 2011 yılında anayasal bir kurum olarak yeniden oluşturulurken ne yazık ki bu sopa büyük bir tehdit mekanizmasına dönüştü.

Radyo, Televizyon Üst Kurulu TBMM'den pay almayı hak etmeyen bir kurum. Denetleme ve özgürlük alanlarını geliştirme yerine, daraltma, bir savcılık kurumu gibi davranma, polis teşkilatı gibi davranma, yaşam alanlarını müdahale etme, özgürlük alanlarını daraltma ve bu daralan alanlar üzerinden kendine paye çıkartma kurumu şeklinde bir gidiş içinde. ABD'de yayıncılığın en büyük yapıldığı ülke, 3 kişilik bir komite bunlar yok. Avrupa'da özgürlük alanlarının genişlemesi üzerine bir çalışma var. Bizde niye böyle oluyor? Çünkü bizde lazım olan özgürlük alanı değil. Bizde lazım olan; kim iktidarı elinde tutuyorsa onun bir aparatı olsun isteniyor. Bu geçmişteki siyasi partiler tarafından da böyle yapıldı. Ama bundan sonra devam etmesi halinde toplumsal yapıya büyük zarar verecek.

"SANSÜR İŞLETMESİ 5 TANE KANALA CEZA KESTİ. HALK TV, KRT, TELE 1, FOX TV"

Sansür işletmesi 5 tane kanala ceza kesti. Halk Tv, Krt, Tele 1, Fox Tv ve bütün bu süreçler içerisinde toplumun vicdanını rahatlacak hiçbir şey yok. Sabah programlarında çok arkadaşlarımızın rahatsız olduğu ahlaki deformasyon, ahlaki sorunlarla ilgili yayınlara en küçük bir şey yok. Yayınlar içerisindeki rezilliklere hiçbir şey yok. Ama 5 tane haber kanalına cezalar yağıyor. Bu bütçeden pay almasını istemiyorum. Zaten kendine yeter bir rakamı var. Buradan vereceğimiz parayı başka bir alana aktarsak orada çok daha iyi çok daha güçlü bir çalışma yapmış oluruz. 1 milyar 28 milyon lirayı önümüzdeki dönemde internet üzerinden televizyon yayını yapacaklarla, sitelerden alacaklar.

1 milyar 82 milyon lira bile ellerinde kalacak, yazık. İlkokul çocuklarına kumanya diye verin. Buradan bu pay haramdır. Çünkü buradan pay alabileceği bir kamusal faaliyet içinde değildir. Bu saray polisliği görevinin sona ermesi gerektiğini hatırlatmak isterim. Saray polisliğinden çok hoşlabilirsiniz ama inanın gördüğüm şeyler gerçekleşirse önümüzdeki dönemde Türkiye için çok büyük felaketler var kapıda. Bu felaketleri sizin sopanızla durdurabilmek mümkün değil. Onun için özgürlükleri genişletin polislik görevini derhal terk edin.

"YA MİLLETİN KURUMU OLUN YA YOK OLUN"

Ben RTÜK'ün kuruluşundan itibaren varım. Bana akıl satmak benimle bu konularda yarışmak, bana, 'hayır öyle değil' demek isteyen arkadaşım varsa buradayım. Yayıncı olarak da varım, tanık olarak da varım. Ve RTÜK'e şunu söylemeyi bir görev sayarım; dün Fettullah'ın emrine girmiştiniz, bugün sarayın emrindesiniz. Milletin emrinde olun. Çünkü milletin sesi, halkın sesi, hakkın sesidir. Ondan başka hiçbir şeyi kabul etmeyin. Ötesine, özgürlük alanlarına müdahaleye de sizin gücünüz yetmez. Ya milletin kurumu olun ya yok olun.

Kaynak: anka