Kırşehir Belediyesi, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin birinci yıl dönümünde Cacabey Meydanı'ndaki Deprem Anıtı önünde gece saat 04.17'de anma programı düzenledi.

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde kaybedilen vatandaşları anmak için Kırşehirliler, Cacabey Meydanı’ndaki Deprem Anıtı önünde bir araya geldi. Anma programına Kırşehir Belediye Başkanı Selahattin Ekicioğlu, CHP İl Başkanı Baran Genç, Merkez İlçe Başkanı Mustafa Tekin, Belediye Meclis Üyeleri ve Belediye Başkan Yardımcıları ile birlikte vatandaşlar katıldı. 

Saat 04.17’de depremlerde yitirilen vatandaşlar için 65 saniyelik saygı duruşunda bulunulmasının ardından Malatyalı depremzede vatandaş Hasan Aykanat tarafından “Deprem” konulu şiir okundu. CHP İl Başkanı Baran Genç’in deprem ve sonrasında yaşananlarla ilgili olarak yaptığı konuşmasının ardından söz alan Başkan Ekicioğlu da şunları kaydetti:

"BİLİMİN YOLUNDAN GİTMEZSENİZ SONUCUN ACI OLDUĞUNU GÖRÜYORUZ"

“Bundan 1 yıl önce acının en büyüğünü Türkiye değil, dünya yaşadı. Binlerce insanımız hayatını kaybetti. Daha önceden rahmetli Işıkara Hocamız ‘Deprem öldürmez bina öldürür’ demişti ama hem devlet kurumlarının hem özel sektör hem de bu gerçeği bilen bu insanların uyarılarına rağmen hiç kimse bunlara bir önlem almadı. Çünkü bilimin yolundan gitmezseniz; ilimin yolundan gitmezseniz sonucun acı olduğunu hep birlikte göreceğiz. Daha kaç bin canımız ölecek bilmiyoruz. Biz 6 Şubat depreminden sonra laboratuvar kurduk, lisanslı değil yalnız şu anda faaliyette. Kırşehir halkına hizmet veriyoruz binaların çürüklüğünü sağlamlığını tespit etmek için. Deprem bölgesi değil, ama erezyona korozyona uğramış binalarımız var. Bu binaların tekrar dönüşmesi lazım. Kırşehir Belediyesi’nin bütçesinde binlerce konut yapıp da bunu dönüştürme şansımız yok ama rezerve arsalarımız var, devlet finansal destek versin faizini de ödemeye hazırız bin konutluk imal edip ve bu bin konutu da kentin dönüşümünde kullanmak istiyoruz. Ama maalesef Türkiye’de bütçenin nasıl kullanıldığını hepimiz biliyoruz insanların daha çök ranta dönük; üretime değil, can güvenliğine değil ranta dönük ekonomiyi o çarkın içine soktukları için sıkıntı çekiyoruz. Hasan Ağabeyimiz şahit, az önce okuduğu şiirde ifade etti o depremi yaşaması münasebetiyle. Az önce Başkan Yardımcımızın eşi Fatma Uçar’ın annesinin durumunu sorduk hastanede idi tam 24 saat depremden 24 saat sonra kurtarabilmiştik ve hiçbir şey de yoktu binada. Sadece kapı sıkışmasında, belki biz ulaştık da canı kurtardık ama binlerce canımız soğuktan bağıra bağıra öldü. Baba evladının elinden tutarak gözlerinin önünde 2 gün bekleyerek öldü. Çünkü daha önceden kamu kurumlarının hepsi bu tür doğal afetlerde bir görevi vardı ama sistem öyle dönüştü ki bir kişi emir vermeden kimse yerinden çıkmıyordu ne askeri ne polisi ne vatandaşı kimse yanaşamıyordu. Biz işte sistemin yanlış olduğunu hem partimiz hem bizler avazımız çıktığı kadar bağırmak zorundayız.

"KIRŞEHİR'İ HEM DEPREME DAYANIKLI HEM DE YAŞANILABİLİR KENT YAPMAK HEPİMİZİN GÖREVİ"

Doğru sistem kurmazsak doğru kontroller yapmazsak insanların başına bunlar gelir çünkü imar barışıyla insanlara mezar çıkardık o evlerden. Çünkü o imar barışı ne denilen bir çatıyla ilgili ne bir köyde mandırayla ilgili; dönemin bakanı bunun için böyle bir söylem geliştirdi ama değildi. İmar barışı çürük iki katlı evler üzerine 3 kat daha çekmek. Bizim 15-20 teknik ekibimiz Adıyaman Kahta’ya gitti orada görev aldılar ve orada acı gerçekleri gördüler. maalesef siyasi rant uğruna gelecekteki seçimi kazanma uğruna o insanların yaptıkları kaçak binalara göz yumulmuş. Bu kadar vatandaşımızın şu an burada bulunması toplumun ne kadar duyarlı olduğunu gösteriyor. Kırşehir halkının ne kadar duyarlı olduğunu gösteriyor. Bu duyarlılığı Türkiye’nin dört bir yanında bekliyoruz. Allah vermesin İstanbul gibi yerlerde hiçbir tedbir alınmıyor, öyle bir şey olsa gerçekten Türkiye bunu nasıl kaldıracak bunun tartışılması gerekir. Şimdiden tedbirleri almamız gerekiyor, ilk önceliğimiz insanlarımızın can güvenliği daha sonrada mal güvenliği gelir. Bunun için acımız büyük bunu dayanışma içinde hep birlikte aşacağız. Gerçekten deprem olduğunda Kırşehir halkı o kadar duyarlıydı bölgenin ki TIR TIR ihtiyaçlarını karşıladı. Kimi nakliye almadı, kimi evindeki battaniyesini getirdi. Kimi esnafımız gıdaysa gıdasını getirdi su ise su getirdi ilaçsa ilaç getirdi ve hepsini Türkiye’nin dört bir yanından deprem bölgesine ulaştırdık ama bu yeterli mi değil. Depremden 1 yıl sonra hala konteyner evlerde, çadırlarda yaşayan vatandaşlarımız var; konteyner nispeten biraz daha iyi ama çadırlarda yaşayan vatandaşlarımız var. Bunun planlamasını bilimin yolundan gitmezsen, ilimin yolundan gitmezsen ve teknik ekibe inanmazsak bunu çözemeyiz. Bunu hep birlikte aşacağız. Kırşehir’i hem depreme dayanıklı hem yaşanılabilir bir kent yapmak hepimizin görevi. Yitirdiğimiz canları rahmetle anıyorum, yaralılara acil şifalar diliyorum. Ailelerin acılarını paylaşıyoruz, onların acıları bizim acılarımız. O deprem sonrasında 17 bin depremzedeyi misafir ettik, burada kalan var geri dönen var onlar bizim misafirlerimiz canlarımız. Yarın bizim başımıza ne geleceği belli değil bunun için Türkiye’de o depremden acısını paylaşan tüm Türkiye’deki 85 milyon vatandaşımızın acısıydı bundan dolayı da duyarlılık gösterip burada. Hem partimizin hem genel başkanımızın söylemleri ile bugün herkes olması gereken yerde.  Biz de şu an önünde bulunduğumuz bu deprem anıtının Türkiye’de ilk ve tek bir anıt olduğunu düşünüyoruz. Burada hep beraber gecenin bu saatinde yitirdiğimiz canlarımızı andığımız için sizlere teşekkür ediyorum, herkesin acısını paylaşıyoruz.”

Kaynak: anka