İnsan Hakları Derneği  Barış Nöbetine devam ediyor. İnsan Hakları Derneği  Barış Nöbetine devam ediyor.

İlçemize bağlı Atatürk, Yeşilada ve Yeni Mahalle sakinlerinin Beton santraline tepkileri sürüyor.
Mahalle sakinleri, siyasi parti ve sivil toplum kuruluş temsilcilerinin katılımıyla Abdullah Cömert alanında toplanarak basın açıklaması gerçekleştirdi.            
Gerçekleştirilen basın açıklamasına, Eğitim Sen Samandağ Şube Başkanı Cüneyt Kayıkçı, Ziraat Odası Başkanı Selim Kamacı, Seracılık Kooperatifi Başkanı Hikmet Oruç, SMMMO Samandağ temsilcisi Gül Oruç, SYKP İlçe Başkanı Yusuf Kimyon, mahalle muhtarları, muhtar adayları ve vatandaşlar katıldı.
Basın açıklamasını mahalle sakinleri adına Mevlüd Oruç, yaptı. Oruç
“Hatay’ın Samandağ İlçesinde, Meskün alanda beton santrali adı altında Hastalık santrali istemiyoruz.
On binlerce kişinin yaşadığı üç mahallenin ortasında, Atatürk Mahallesi, Yeşilada Mahallesi ve Yeni mahalle arasında Beton Santraline izin verilmeyeceğini umuyoruz.
Çevre Yolunun dibinde hastalık santrali istemiyoruz. Her gün binlerce aracın geçip gittiği Çevre yolunun dibinde hastalık santraline verilmeyeceğini umuyoruz.
Sulak alan olan Asi nehri eski yatağı dibinde ve Yeni Asi nehrinin yakınında Kirlilik Santrali İstemiyoruz. Yeraltı suyunu ve yer üstü suyunu kirletecek olan kirlilik ve hastalık santraline izin verilmeyeceğini umuyoruz.
Yüzlerce öğrencinin öğrenim gördüğü ve onlarca öğretmenin, onlarca çalışanın iş alanı olan “Meryem Karaçaylı” ilköğretim okulunun yanında Hastalıkları Santrali istemiyoruz. Meryem Karaçaylı İlkokulunun yanında toz, gürültü, hastalık, zatüre, koah, kanser santralına yetkililerin göz yumduğunu düşünmek istemiyoruz. Devlet yetkililerinin ve belediye yetkililerinin, ilkokuldaki çocuklarımıza, yavrularımıza, öğretmenlerimize ve okul çalışanlarına yaşamı zehir etmeyeceklerini düşünüyoruz. Çocuklara hastalık yayacak olan beton santraline göz yummak için beton kalpli olmak gerek. Yetkililerin Beton Kalpli olmadığını umuyoruz. Çocuklarımıza sevgi, şefkat ve kalp gözü ile baktıklarını, Sevgi dolu kalp ile bakacaklarını umuyoruz. Ve beton Santralinin acilen taşınmasını sağlayacaklarını umuyoruz.
Her gün onlarca çalışanın ve yüzerce müşterinin iş yaptığı bankaların yanında hastalık Santrali istemiyoruz. Onlarca Çalışanın ve yüzlerce müşterinin zorunlu olarak gitmek zorunda olduğu bankaların yanında hastalık santraline izin verilmeyeceğini umuyoruz.
Başta mandalina ve diğer narenciye ürünlerinin, Seracılığın, maydanoz ve birçok gıdanın ekim alanı olan Tarımsal alanın içinde, yüzlerce iş yerinin, ustanın, kalfanın, çırağın, müşterinin, yani binlerce kişinin her gün girip çıktığı Küçük Sanayi Sitesinin dibinde hastalık santrali istemiyoruz. Binlerce insanın her gün gitmek zorunda olduğu küçük Sanayi sitesinin dibinde hastalık santraline göz izin verilmeyeceğini düşünüyoruz.
Tarım, Hayvancılık, arıcılık alanında zehir santrali istemiyoruz. Zehirli Tozlara maruz kalan Sera bitkileri, Mandalina vb diğer Narenciye ürünleri tozdan dolayı fotosentez yapamayacak, çiçeklenmeyecek, verimi düşecek ve ölecektir. Toza maruz kalan Hayvanların verdiği süt sağlıklı değildir. Toza maruz kalan sudan yakalanan balık sağlıklı değildir. Toza maruz kalan arıcılık, bal ve diğer arıcılık ürünleri sağlıklı değildir. Halk burada, Yüksek sesle Kanser Santrali istemediğini haykırdı. Halkımız Yetkililerden Görevlerini yapmasını bekliyor.” dedi.
Oruç’un açıklamasının ardından sivil toplum kuruluş temsilcileri sırasıyla söz alarak tepkilerini dile getirdi.
Foto-Haber: Neslihan Sağaltıcı
 

Editör: Nezahat Fırıncıoğulları