Yayman’dan MKÜ ve İSTE’ye Müjde Yayman’dan MKÜ ve İSTE’ye Müjde

Hatay İttifakı’nın adayı, İstanbul’da düzenlenen basın toplantısında açıklandı. 
Türkiye İşçi Partisi (TİP) İstanbul İl Başkanlığında, TİP Sözcüsü Sera Kadıgil, TİP Genel Başkan Yardımcısı Barış Atay ve TİP İstanbul Milletvekili Ahmet Şık'ın katılımıyla yapılan basın toplantısında, Hatay İttifakı’nın Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Gökhan Zan olarak açıklandı.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP), 6 Şubat depremi döneminde de görevde olan Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş’ı yerel seçimlerde yeniden aday göstermesi başta depremzede Hatay halkı olmak üzere yurttaşlar tarafından tepkiyle karşılanmıştı.
Hatay’daki adaylık tartışmaları sürerken, ocak ayında Defne’deki Asi Yaşam Merkezi’nde yerel seçimlere ilişkin bir basın toplantısı düzenleyen TİP Genel Başkanı Erkan Baş, “Enkazların arasında bir başına bırakılmış halkımızın kendi kaderini ellerine almasını sağlayacak iradeyi ortaya koymakta kararlıyız. Hatay halkını yalnız ve seçeneksiz bırakmayacağız” şeklinde bir açıklama yapmıştı. 
TİP İstanbul İl Başkanlığında bugün düzenlenen basın toplantısında, Hatay İttifakı’nın Büyükşehir Belediye Başkan Adayı eski milli futbolcu Gökhan Zan olarak açıklandı.
KADIGİL: KİMSESİZ BIRAKILAN, SEÇENEKSİZ BIRAKILMAYA ÇALIŞILAN HATAY HALKININ İSYANINI DUYDUK
TİP Sözcüsü Sera Kadıgil, TİP Genel Başkan Yardımcısı Barış Atay ve TİP İstanbul Milletvekili Ahmet Şık'ın da katıldığı basın toplantısında açılış konuşmasını yapan Kadıgil şunları kaydetti:
“Biz Hatay halkının sesini duyduk, biz Hataylıların yükselen çığlığını duyduk. Biz öksüz bırakılan, yetim bırakılan, kimsesiz bırakılan, bunun üstüne bir de seçeneksiz bırakılmaya çalışılan Hatay halkının isyanını duyduk. Ve bu isyan, Hatay halkının kendi içinde oluşturduğu ittifak bize bir isim söyledi, ‘Biz bu iki seçeneğin arasına sıkışmak istemiyoruz, bize bir seçenek sun Türkiye İşçi Partisi’ diye Türkiye İşçi Partisi'nin sırtına bir görev yükledi.
Bir siyasi partinin görevi kendi istediğini, canının istediğini yapmak değil, temsil ettiği yurttaşların sesini taşımaktır. Biz de bugün bu sesi sizlerle buluşturmak için buradayız. İzniniz olursa Türkiye İşçi Partisi çatısında Hatay halkının ortak adayı olarak seçime girecek olan Büyükşehir Belediye Başkan adayımız Gökhan Zan'ı davet ediyoruz.”
‘6 ŞUBAT’TA KİMİMİZ ÖLDÜK, KİMİMİZ YETİM, KİMİMİZ EKSİK KALDIK’
Sera Kadıgil’in ardından söz alan Gökhan Zan, “Hatay'ı depremde yalnız bırakan, bu felakette sorumluluğu bulunan iktidara ve muhalefete karşı adayım” sözlerini vurguladığı konuşmasında şunları dile getirdi:
“Hatay benim can evim, çocukluğum, gençliğim, anamın, babamın kokusu, ata yurdu, can evim. Ben Hatay ve Hataylılarla büyüdüm, güldüm, ağladım. Yeri geldi bir lokma ekmeği, yeri geldi bir kap yemeği bölüştük. Hatay manevi duyguların en yoğun yaşandığı, ecdadın hasta yasağında düşman elinden kurtardığı en değerli emanet olması sebebiyle bambaşka bir yerdedir bizler için. Ben de bir Hataylı olarak Türkiye’nin en büyük camialarında, çok değerli iki güzide kulübümüzde, hem Beşiktaş camiasına hem Galatasaray’a hem de milli takıma hizmet etme onuruna eriştim. Kimsenin hakkını yemedim, kimseye kötü söz etmedim, haksızlığa sessiz kalmadım.
Değerli basın mensubu arkadaşlar, sevgili yurttaşlarım, değerli halkım. Biz 6 Şubat’ta saat 04.17’yi gösterdiğinde maalesef kimimiz öldük, kimimiz yetim kaldık, kimimiz eksik kaldık. Ama o gün ilk 3 gün yanımızda hiç kimse yoktu. Kim vardı biliyor musunuz? Millet vardı, halk vardı, milletin dayanışması vardı. Onların elini gördük, onların kokusunu gördük, onların ruhunu yanımızda hissettik. Bizler için çok kıymetliydi. Ben Türkiye’deki tüm milletimize, Avrupa'da, dünyanın farklı ülkelerinde yaşayan, bizimle canı atan, bizlerle birlikte bir lokma ekmeği paylaşan, dualarını esirgemeyen tüm halkımıza çok teşekkür ediyorum. İyi ki varlar.
‘UMUDUMUZ, HALKIMIZIN BİZE UZATTIĞI EL OLDU’
Ne o sabah ne de sonraki günler boyunca maalesef yanımızda devlet kurumlarını ve belediyeleri göremedik. İlk 3 gün dediğim gibi yalnız bırakıldık, terk edildik. AFAD da gelmedi, yardım da gelmedi. Umutsuzluğa kapıldık, öfkemizi haykırdık, ama bizim umudumuz, halkımızın az önce ifade ettiğim gibi ülkenin dört bir yanında bize hemen o sabah uzattığı milyonlarca el oldu. O anlarda belki acıdan kıvranıp soğuktan tutuyorduk, ama bizi ayakta tutacak şeyin halkın dayanışması olduğunu anlamıştık. İnsanımız elinde avucunda ne varsa gönderdi, kendisi de geldi, enkazlara çıplak elleriyle girdiler, onlarca insanı çıkardılar. Biz o elleri hala tutuyoruz.
‘6 ŞUBAT GECESİ YÜRÜYÜŞTE HATAY HALKI CHP’NİN ÖNÜNE GERÇEK ANKETİ KOYDU’
Sevgili dostlar, biliyorsunuz deprem değil ihmal öldürüyor. Alınmayan önlemler, nereye harcandığını bilmediğimiz deprem vergileri büyük acılar yaşattı. Oysa bugün aramızda olmayan on binlerce insanımızla güzel memleketimiz Hatay'da yaşamımızı sürdürüyor olabilirdik. Biz de onların gittiği yerde kaldık. Şimdiye kadar iktidarı konuştuk, ama iktidardan farkı olmayanları desteklemeye mecbur bırakılmamızı da konuşacağız. Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı bu felaketin sorumluları arasındadır. Kendisi bu sorumluluğunu kabul edip geri çekilmek yerine partisi tarafından yeniden aday gösterilmiştir. Bu adaylık kendisine daha önce oy vermiş Hatay halkına danışılmadan kararlaştırılmıştır. 6 Şubat gecesi yürüyüşte Hatay halkı Cumhuriyet Halk Partisi'nin önüne gerçek anketi koymuştur. O yüzden bu tabloyu görüp sessiz kalmamız mümkün değildi. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ‘Hatay benim şahsi meselemdir’ sözünü bir kenara atamazdım. Hatay sadece Hatay'ın şahsi meselesi değildir, 85 milyon insanın şahsi meseledir ve Hatay'ı emanet etmiştir 85 milyona.
‘HATAY'I DEPREMDE YALNIZ BIRAKAN, BU FELAKETTE SORUMLULUĞU BULUNAN İKTİDARA VE MUHALEFETE KARŞI ADAYIM’
Bir vatandaş olarak kötü ile kötünün iyisi arasında tercihe zorlanmaktan bıktım, artık değişmek şart. O nedenle bugün bir yola çıkıyoruz. Dostlarımızla, toplumsal muhalefetin öncüleriyle, fikir insanları ve kanaat önderleriyle, hukukçularla, Hatay'ın tarihini bilen insanlarıyla, gençleriyle, yaşlısıyla, çocuğuyla Hatay halkına sorduk. Onları dinledik, Hatay İttifakı etrafında ve Türkiye İşçi Partisi çatısı altında Hatay Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olmam konusunda görüş birliğine vardık.
Adaylığım yalnızca Lütfü Savaş’a karşı değildir tabii ki, Hatay'ı depremde yalnız bırakan ya da bu felakette sorumluluğu bulunan iktidara ve muhalefete karşı da adayım. Ve buradan iki çağrı yapıyorum. İlki Sayın Cumhuriyet Halk Partisi yöneticilerine… Deprem suçlarına adı karışmış birini yeniden aday göstermeniz kabul edilemez. Yaptırdığınız hiçbir anket, enkazda yaşamını yitiren 50 binden fazla canımızın, insanımızın olduğu gerçeğinden daha doğru sonuçlar vermez. Yapmayın. İkinci çağrım Sayın Lütfü Savaş’adır. Gelin çekilin ve Hatay İttifakı etrafında birleşelim. Lütfen bu çağrımızı duyun.
‘BİR HATAY VARDI, BİR HATAY GENE VAR!’
Ve buradan tüm Hatay halkına sesleniyorum: Hep birlikte bu kötü gidişe ‘dur’ diyelim ve değiştirelim. Buradan açıkça söylüyorum: Bizim halkımızın çıkarından başka gözettiğimiz bir çıkar yoktur. Sayın Genel Başkanımız Erkan Baş, Hatay'da deprem suçlarını kabul etmeyen halkımızı seçeneksiz bırakmayacağını söylemiştir. Bugün o sözü tutuyoruz. An itibariyle kenti akıl ve bilimin rehberliğinde ayağa kaldırmaya niyetli herkesle birlikte yürümeye başlayacağız. Eğer bu yanlıştan dönülürse, şunu ifade etmek isterim ki halkımızı yalnız bırakmamak ve yaralarımızı birlikte sarmak için tüm fedakarlıkları yapmaya hazırım ve hazırız. Hala hiçbir şey için geç değildir.
Ben hayatımı bildiğiniz gibi savunarak kazandım futboldan dolayı. Şimdi de canım Hatay'ı savunmaya talibim. Hatay'dan Asi Nehri geçer ama rantı geçirmem, imar affını geçirmem, adam kayırmacılığı da hiç geçirmem. Türkiye İşçi Partili arkadaşlarımın Defne’nin duvarlarına işlediği dizelerle sözlerime son veriyorum: Bir Hatay vardı. Bir Hatay gene var!”
Foto-Haber:Neslihan Sağaltıcı
 

Editör: Nezahat Fırıncıoğulları