Antakya Çevre Koruma Derneği (AÇKD), 22 Nisan Dünya Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada çevresel tahribat, kentleşme politikaları ve iklim krizine dikkat çekti.
Açıklama, Antakya Çevre Koruma Derneği Yönetim Kurulu adına AÇKD Başkanı Nilgün Karasu tarafından yapıldı.
Karasu, doğanın korunmasının yaşamın korunması anlamına geldiğini belirterek mevcut çevre politikalarını eleştirdi ve 22 Nisan’ın yalnızca bir anma günü değil, aynı zamanda bir sorumluluk çağrısı olduğunu ifade etti.
“DÜNYA CİDDİ BİR EKOLOJİK KRİZLE KARŞI KARŞIYA”
Açıklamada ormanların madencilik faaliyetleriyle tahrip edildiği, tarım alanlarının imara açıldığı ve su kaynaklarının kirletildiği belirtildi.
İklim krizinin etkilerinin her geçen gün daha sert hissedildiği vurgulanarak, doğaya yönelik her müdahalenin yalnızca ekosistemleri değil, doğrudan insan yaşamını da tehdit ettiği ifade edildi.
HATAY’IN DOĞAL VE KÜLTÜREL DOKUSUNA DİKKAT
Hatay’ın binlerce yıllık doğal ve kültürel mirasa sahip eşsiz bir coğrafya olduğu hatırlatıldı.
Asi Nehri’ndeki kirlilik, verimli tarım alanlarının kaybı ve artan betonlaşmanın bu yapıyı tehdit ettiği kaydedildi.
“DEPREM SONRASI SÜREÇ DOĞRU PLANLANMALI”
6 Şubat depremlerinin yalnızca yapı stokundaki yıkımı değil, aynı zamanda yanlış kentleşme politikalarının ve doğaya müdahalenin sonuçlarını da ortaya koyduğu belirtildi.
Karasu, yeniden inşa sürecinin geçmiş hataların tekrarlanmaması için önemli bir fırsat olduğunu vurguladı.
“DOĞAYLA UYUMLU YAŞAM ZORUNLULUKTUR”
Açıklamada, sağlıklı bir çevre olmadan sağlıklı bir toplumdan söz edilemeyeceği belirtilerek çevresel sorunların gelecek kuşakların yaşam hakkını tehdit ettiği ifade edildi.
ÇEVRE POLİTİKALARINA ÇAĞRI
AÇKD açıklamasında şu çağrılara yer verildi:
- Doğayı değil rantı önceleyen politikaların terk edilmesi
- Bilimsel, şeffaf ve katılımcı çevre politikalarının hayata geçirilmesi
- Afetlere dayanıklı ve doğayla uyumlu kentlerin inşa edilmesi
- Su, toprak ve hava gibi temel yaşam kaynaklarının korunması
“DOĞAYA SAHİP ÇIKMAK GELECEĞE SAHİP ÇIKMAKTIR”
Nilgün Karasu, açıklamanın sonunda doğaya sahip çıkmanın aynı zamanda Hatay’ın geleceğine sahip çıkmak olduğunu belirterek tüm toplumu çevre konusunda sorumluluk almaya çağırdı.
