Affan Mahallesi'nin “riskli bölge” ilan edilmesi, Antakya'nın çok kültürlü yapısının simgesi olan bu kadim mahallenin geleceğini belirsizliğe sürükledi.
Seçilmiş Hatay Milletvekili Can Atalay, Marmara Cezaevi'nden gönderdiği mesajda, Antakya'nın çok kültürlü yapısının simgesi olan Affan Mahallesi'ne ilişkin alınan kararlara tepki gösterdi: “Affan'ın hikayesi, Hatay'ın kalbinde yüzyıllardır süren bir barışın hikayesidir.”
Antakya'nın tarihi merkezinde yer alan ve üç semavi dinin yüzyıllardır bir arada yaşadığı Affan Mahallesi, 6 Şubat depremlerinin ardından alınan yeni kararlarla büyük bir belirsizlik yaşıyor. Resmî Gazete'de yayımlanan kararla 307 hektarlık alanın “riskli bölge” ilan edilmesi, mahalle halkında endişe yarattı.
Türkiye İşçi Partisi'nin (TİP) Marmara (Silivri) Cezaevi'nde tutulan Hatay Milletvekili Can Atalay, Antakya ilçesine bağlı tarihi Affan Mahallesi'nin (resmî adıyla Fevzi Çakmak Mahallesi) “riskli alan” ilân edilmesine ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı.
Atalay, yüzyıllardır üç semavi dinin barış ve hoşgörü içinde yaşadığı mahallenin tarihinin en zor dönemlerinden birini yaşadığını belirterek, “Hıristiyan, Yahudi ve Müslüman komşuların yüzyıllardır birbirine açık tuttuğu kapılar, 6 Şubat depremlerinin ardından alınan kararlarla bir bir kapanma tehlikesiyle karşı karşıya,” dedi.
YERİNDEN EDİLME KORKUSU
Taş evleri, dar sokakları ve çok kültürlü yapısıyla Hatay'ın belleğinde önemli bir yere sahip olan Affan Mahallesi'nde yaşayan yurttaşlar, “Burada doğduk, burada ölmek istiyoruz” diyerek yerinde ve adil bir dönüşüm talep ediyor. Halk, alınan kararların afet riskini azaltmak yerine rant projelerinin önünü açabileceği endişesini dile getiriyor.
“AFET RİSKİNİN ÖTESİNDE BAŞKA HESAPLAR VAR”
Marmara (Silivri) Cezaevi'nde tutulan seçilmiş Hatay Milletvekili Ş. Can Atalay, gönderdiği mesajda Affan Mahallesi'ne ilişkin sürece dikkat çekti:
“Affan Mahallesi, Antakya'nın tam kalbinde yer alıyor. Bu konumu nedeniyle alınan kararların ardında afet riskinin ötesinde başka hesapların olduğu yönündeki kaygılar artıyor. Halk, tarihi dokunun ve kentin çok kültürlü ruhunun rant ve talan projelerine kurban edileceğinden endişe ediyor.”
“YENİDEN YAPILANMA, İNSANLARI KÖKLERİNDEN KOPARMAMALI”
Atalay, afet sonrası politikaların insanları yaşadıkları yerlerden koparan değil, kimlikleriyle birlikte yaşatmayı hedefleyen bir anlayışla yürütülmesi gerektiğini vurguladı:
“Afet sonrası yeniden yapılanma politikaları, insanları yaşadıkları yerlerden koparan değil; onları kimlikleriyle, komşuluklarıyla yaşatmayı hedefleyen bir anlayışla yürütülmelidir. Tarihi ve kültürel dokunun geleceği, rant projelerinin gölgesine terk edilemez.”
“AFFAN'IN HİKAYESİ BİR BARIŞ HİKAYESİDİR”
Atalay açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Affan'ın hikayesi, Hatay'ın kalbinde yüzyıllardır süren bir barışın hikayesidir. Bu hikayenin sonu beton duvarlar arasında değil; taş avluların, açık kapıların ve birbirine inanan insanların arasında yazılmalıdır.”
Foto-Haber: Nezahat Fırıncıoğulları
