Samandağ’da çevre mücadelesi yürüten Mevlüt Oruç’a yönelik saldırı girişimi düzenlenen basın açıklamasıyla protesto edildi.
Beton Santrali direnişin önde gelen isimlerinden Mevlüt Oruç’a yapılan saldırı girişimi, emek ve demokrasi güçleri, çevreciler ve mahalle halkının katıldığı basın açıklamasıyla protesto edildi.
Hatay’ın Samandağ ilçesinde TİP Samandağ ve HBB Belediye Meclis Üyesi Ferit Diker’in okuduğu ortak metinle başlayan açıklamada, Mevlüt Oruç, Çöğürlü Mahalle Muhtarı Kıymet Doğru ve Oruç’un avukatı Ecevit Alkan da konuştu. Katılımcılar saldırıyı kınadı, adli süreçlerin titizlikle yürütülmesini talep etti ve dayanışma mesajı verdi.

DİKER: YAŞAMI SAVUNANLARA GÖZDAĞI VERİLMEK İSTENİYOR
Ferit Diker, konuşmasında santralin ilkokul, tarım arazileri, narenciye ve zeytin bahçeleri ile seralara; ayrıca Asi Nehri sulak alanı ve endemik türlerin yaşam alanına yakın, “en olmayacak” bir yere kurulduğunu hatırlattı. Diker, Samandağ halkının açtığı davalar sonucu santral faaliyetlerinin defalarca hukuken durdurulduğunu ve geçtiğimiz günlerde kapatıldığını ifade etti. Diker, mahkeme kararının bölge için hayati bir kazanım olduğunu vurguladıktan sonra şunları söyledi:
“Bu kararın hemen ardından, yıllardır direnişin ön saflarında yer alan Mevlüt Oruç, santral sahiplerinden İsmail Kallaoğulları ve adamlarının doğrudan hedef aldığı planlı ve organize bir saldırıya uğramıştır. Bu saldırı sadece Oruç’a değil; ülkemizdeki tüm çevre, ekoloji, toplum sağlığı, demokrasi ve insan hakları savunucularına yapılan çete saldırılarının son halkasıdır.”
Diker, saldırının sıradan bir olay olmadığını, hukukla elde edemedikleri kârı şiddet yoluyla sürdürmeye çalışan grupların kent suçlarına varan yöntemlere başvurduğunu; bu tür çeteleşmenin toplum genelinde baskı ve korku yaratma amaçlı olduğunu belirtti. “İsmail Kalla ve adamlarının hakkında derhal suç duyurusunda bulunacağız. Bu çetenin cezasız kalmasına izin vermeyeceğiz” diye ekledi.

ORUÇ: “SALDIRGANLAR NEDEN SERBEST BIRAKILDI?”
Saldırıya uğrayan Mevlüt Oruç ise basın açıklamasında ülkenin dört bir yanından gelen dayanışma mesajlarına teşekkür etti ve saldırının planlı olduğunu yineledi. Oruç, ifadeleri alınıp serbest bırakılan saldırganlara tepki göstererek şu soruları yöneltti: “Vatandaşın can ve mal güvenliği yok mu? Planlı saldırıyı yapanlar neden serbest bırakıldı? Suçluların suçlu olması için bizim öldürülmemiz mi gerekiyor?”
Oruç, santralin mevzuata aykırı ve yasaların izin vermediği bir alana kurulduğunu; yasaların uygulanması ve mahkeme kararlarının infazı için yargıya başvurdukları için hedef alındıklarını söyledi. Yetkililerin görevlerini yerine getirmemesi halinde vatandaşların şiddete maruz kaldığını kaydeden Oruç, “Liyakatsiz yetkililer toplumun başına beladır. Planlı saldırının baş faili İsmail Kalla ve adamları gerekli cezayı alana dek bu işin peşini bırakmayacağız” dedi.

ALKAN: “SALDIRI SADECE ORUÇ’A DEĞİL, HERKESE YAPILDI”
Avukat Ecevit Alkan, olayın “çok elim” olduğunu belirterek hukuki sürecin takipçisi olacaklarını ve özellikle Samandağ Savcılığı’ndan etkin bir soruşturma yürütülmesini talep ettiklerini söyledi. Alkan, delillerin toplanması için ellerinden gelenin yapıldığını vurguladı ve “Bu saldırı sadece Mevlüt Oruç’a değil, onun şahsında herkese yapılmıştır” ifadelerini kullandı.
Basın açıklaması, katılımcıların saldırıyı kınaması, faillerin hukuk önünde hesap vermesi çağrısı ve “Yaşamı savunanlar yalnız değildir; dayanışma büyütülecek” vurgusuyla sonlandırıldı. Katılımcılar hukuki takip ve toplumsal dayanışmayı sürdüreceklerini duyurdu.
