Samandağ Emek ve Demokrasi Güçleri, ücretlerini aylarca alamadıkları gerekçesiyle açlık grevine başlayan Doruk Madencilik işçilerine destek vermek amacıyla Samandağ’da basın açıklaması düzenledi.
Açıklama, Samandağ Abdullah Cömert Alanı’nda “Yer altında ölüm, yer üstünde ekmek korkusu yaşıyoruz! Açız, yoksuluz, çıplağız! Sesimizi duyun” sloganlarıyla gerçekleştirildi.
Alana toplanan emek ve demokrasi güçleri, işçilerin yaşadığı hak kayıplarına ve uzun süredir devam eden ücret gasplarına dikkat çekerek dayanışma çağrısında bulundu.
“BU ÜLKEDE EMEK MÜCADELESİ BASKIYLA KARŞILANIYOR”
Açılış konuşmasını yapan Mustafa Çelik, emekçilerin hak arama süreçlerinde baskı ve gözaltı uygulamalarıyla karşılaştığını ifade etti.
Çelik, maden işçilerinin beş aylık ücretlerini talep ettikleri için eyleme geçtiklerini, Ankara’da darp edilerek gözaltına alındıklarını hatırlattı.
Deprem sürecinde madencilerin enkazlarda hayat kurtardığını vurgulayan Çelik, bugün aynı emekçilerin açlıkla karşı karşıya bırakılmasının kabul edilemez olduğunu söyledi.
“AÇLIK GREVİ EMEĞE YÖNELİK BASKININ SONUCU”
Basın açıklamasını Samandağ Emek ve Demokrasi Güçleri adına Mine Doğru Özkan okudu.
Doruk Madencilik işçilerinin yaşadığı süreci değerlendiren Özkan, şu ifadeleri kullandı:
Eskişehir’den Ankara’ya yürüyerek seslerini duyurmaya çalışan işçilerin açlık grevine başlamak zorunda kalmasının, emekçilerin içinde bulunduğu ağır tabloyu ortaya koyduğu belirtildi.
Aylarca çalışıp ücretlerini alamayan madencilerin, beş aydır evine ekmek götüremediği için açlık grevine başladığı ifade edildi.
“14 yıllık maden işçisiyim, 5 aydır maaş alamıyorum. Sesimi duyurmak için 9 günde 190 kilometre yürüdüm, Ankara’ya geldim ve gözaltına alındım” sözlerine dikkat çekildi.
“EMEK HAKKI GÖRMEZDEN GELİNEMEZ”
Açıklamada, madencilerin deprem sürecinde enkaz altında can kurtaran ilk emekçilerden olduğu hatırlatıldı.
“Hayat kurtaran bu insanlar bugün açlığa mahkûm ediliyorsa, burada ciddi bir adaletsizlik vardır” denildi.
İşçilerin talepleri ise şöyle sıralandı:
- Ücretlerin eksiksiz ödenmesi
- İş güvencesinin sağlanması
- İnsan onuruna yakışır çalışma koşulları
Yetkililere, mağduriyetin derhal giderilmesi çağrısı yapıldı.
DAYANIŞMA VE ORTAK MÜCADELE ÇAĞRISI
Açıklamada, sürecin yalnızca madencilerle sınırlı olmadığı vurgulandı.
Fabrikadaki işçilerden sağlık emekçilerine, eğitim çalışanlarından işsizlere kadar geniş bir kesimin benzer sorunlar yaşadığı ifade edildi.
“Kurtuluş yok tek başına; ya hep beraber ya hiçbirimiz” sözleriyle emek mücadelesinin ortak olduğu vurgulandı.
1 MAYIS’A KATILIM ÇAĞRISI
Açıklamanın sonunda 1 Mayıs İşçi Bayramı için katılım çağrısı yapıldı.
Tüm emekçilerin alanlarda bir araya gelmesi ve dayanışmanın büyütülmesi gerektiği ifade edildi.
Eylem, “Yaşasın sınıf dayanışması” ve “Kurtuluş yok tek başına; ya hep beraber ya hiçbirimiz” sloganlarıyla sona erdi.
