Hatay Akademik Meslek Odaları Koordinasyon Kurulu (HAMOK) Dönem Sözcüsü Jale Marufoğlu, Hatay’ın hem depremde enkaz altında bırakıldığını hem de son yağışlarla birlikte sel felaketiyle yeniden ağır bir tabloyla karşı karşıya kaldığını söyledi.
Marufoğlu, yaptığı açıklamada 6 ve 20 Şubat depremlerini hatırlatarak, yaşanan kayıpların büyük ölçüde önlenebilir nitelikte olduğuna dikkat çekti. Aynı durumun sel felaketi için de geçerli olduğunu belirten Marufoğlu, “Hatay halkı bunu hak etmiyor” ifadelerini kullandı.
“On binlerce yurttaşımızın yaşamını yitirdiği depremler öngörülebilir, gerekli tedbirler alınabilir ve ölümcül etkileri engellenebilirdi. Dün Antakya’da yaşanan yoğun yağışın sele dönüşmesi de öngörülebilir bir durumdu” diyen Marufoğlu, afet yönetimindeki eksikliklere işaret etti.
“YÖNETİCİLERİN GÖREVİ VE SORUMLULUĞU”
Marufoğlu, afetlerin artık “doğal” olarak tanımlanamayacağını vurgulayarak, risklerin bilimsel verilerle önceden belirlenebileceğini ve buna göre önlem alınmasının yöneticilerin sorumluluğu olduğunu ifade etti.
“Bu yıkımların ve sel sularının 21. yüzyılın teknoloji çağında yaşanıyor olması kabul edilemez. Hatay halkı hangi gün hangi afetle karşılaşacağını bilmeden yaşayamaz. Yağışın miktarı, debisi ve risk analizi yapılabilir; buna göre tedbir alınması gerekir” dedi.
“BÜTÜNCÜL OLMAYAN KARARLAR YENİ KRİZLER ÜRETİYOR”
Deprem sonrası sürecin yalnızca bina inşasından ibaret olmadığını söyleyen Marufoğlu, altyapı, drenaj sistemi ve kentsel planlamanın birlikte ele alınması gerektiğini vurguladı.
“Parçacı ve plansız müdahaleler Hatay’ı en küçük yağışta bile yeniden afete açık hale getirdi. Bugün yaşanan su baskınları, plansız kentleşmenin ve bütüncül olmayan kararların sonucudur” değerlendirmesinde bulundu.
“ACİL YARDIM VE ZARAR TESPİTİ ÇAĞRISI”
HAMOK olarak yurttaşlara geçmiş olsun dileklerini ileten Marufoğlu, yaşamını yitirenler için başsağlığı diledi. Meslek odalarına bağlı üyelerin iş yerlerinin de selden etkilendiğini belirterek ekonomik kayıpların hızla karşılanması gerektiğini söyledi.
“Ofisler, muayenehaneler ve işyerleri su altında kaldı. Çalışamaz hale gelen meslek gruplarının zararları telafi edilmelidir” dedi.
“GEÇİCİ BARINMA ALANLARI DA ETKİLENDİ”
Deprem sonrası kurulan geçici yaşam alanlarının da selden etkilendiğine dikkat çeken Marufoğlu, bu alanlarda yaşayan binlerce yurttaşın mağduriyetinin hızla giderilmesi gerektiğini vurguladı.
“Barınma alanları insani koşullara henüz ulaşmamışken bu sel yeni kayıplara yol açtı. Zararlar devlet tarafından hızlıca tespit edilip karşılanmalıdır” ifadelerini kullandı.
“HATAY AFET BÖLGESİ İLAN EDİLMELİ”
Açıklamasında en kritik talebin Hatay’ın bir bütün olarak yeniden “Afet Bölgesi” ilan edilmesi olduğunu belirten Marufoğlu, şehrin hem ekonomik hem de sosyal olarak ağır bir yük altında olduğunu söyledi.
“Esnaf ikinci kez yıkım yaşıyor, konteynerler su altında kaldı, geçici iş yerleri zarar gördü. Tarım alanları da büyük hasar aldı. Bu tablo karşısında Hatay’ın afet bölgesi ilan edilmesi zorunluluktur” dedi.
Ayrıca zayi belgelerinin süreçleri kolaylaştıracak şekilde hızlı verilmesi, çiftçilerin ve esnafın zararlarının gecikmeden karşılanması gerektiğini ifade etti.
“SAĞLIK RİSKLERİ ARTIYOR”
Sel sonrası oluşabilecek salgın hastalık riskine de dikkat çeken Marufoğlu, içme suyu güvenliği ve hijyen tedbirlerinin acilen devreye alınması gerektiğini söyledi.
“Şebeke sularının kirlenme ihtimali nedeniyle yurttaşlara güvenli su sağlanmalı, dezenfeksiyon ve analizler hızla yapılmalıdır. Aksi halde ciddi halk sağlığı riskleri ortaya çıkabilir” uyarısında bulundu.
“MÜCADELE SÜRECEK”
HAMOK’un taleplerinde ısrarcı olacağını vurgulayan Marufoğlu, Hatay’ın yaşadığı sorunların görmezden gelinmemesi gerektiğini belirterek açıklamasını tamamladı.
