Hatay'da rezerv yapı alanı ilan edilen bölgelerde açıklanan kura sonuçları, çok sayıda hak sahibini mağdur etti.
Vatandaşlar, tapulu parsellerine rağmen başka bölgelerde, daha küçük ve düşük nitelikli konutların kendilerine verildiğini belirterek, yetkililerin daha önce dile getirdiği “herkes evini yerinde alacak” söyleminin hayata geçirilmediğini ifade ediyor.
Rezerv alanlarda yapılan kura çekimleri, deprem sonrası uygulanan dönüşüm politikalarının yol açtığı hak kayıplarını görünür hale getirirken; daha önce hukukçular ve meslek örgütleri tarafından yapılan uyarıların sahadaki uygulamalarla doğrulandığı belirtiliyor.
MAĞDURİYET MÜNFERİT DEĞİL, YAYGIN
Rezerv yapı alanı ilan edilen bölgelerde yapılan kura çekimleri, yaşanan sorunun tekil örneklerle sınırlı olmadığını ortaya koydu. Gazetemize ulaşan Hataylı vatandaşlar, tapulu parsellerine rağmen kendi yerlerinde inşa edilen binalardan daire verilmediğini aktarıyor.
Hak sahipleri; bazı parsellerde birden fazla bağımsız bölümün yok sayıldığını, komşuluk ilişkilerinin ve mahalle dokusunun dağıtıldığını belirtiyor.
Bir hak sahibi yaşadıklarını şöyle anlattı:
“Parselimde iki evim vardı. Birini yok saydılar. Aynı parselde 8 katlı bina yaptılar ama kurada bana çıkan ev benim parselimde değil. Dere kenarında, değeri düşük, 2+1 ve 50 metrekare bir daire verildi.”
“HERKES EVİNİ YERİNDE ALACAK” SÖYLEMİ GERÇEKLEŞMEDİ
Deprem sonrası süreçte iktidar milletvekilleri ve bakanlık yetkilileri tarafından sıkça dile getirilen “hak sahipleri evlerini yerinde alacak”, “anahtara anahtar verilecek” ve “yerinde dönüşüm esas alınacak” yönündeki açıklamalar, kamuoyunda güçlü bir beklenti oluşturmuştu.
Ancak kura sonuçlarıyla birlikte bu söylemlerin Hatay'daki uygulamalarla örtüşmediği yönündeki eleştiriler arttı. Vatandaşlar, verilen sözlerle ortaya çıkan sonuçlar arasındaki farkın güven duygusunu zedelediğini dile getiriyor.
RIZA TARTIŞMASI VE MÜLKİYET HAKKI
Bazı vatandaşlar, parsellerinin rezerv alan ilan edilmesinde rızalarının alınmadığını, “salt çoğunluk” gerekçesiyle mülkiyet haklarının göz ardı edildiğini söylüyor. Aynı parselde yıllardır yaşayan ailelerin dağıtıldığı, tanımadıkları kişilerin ortak edildiği yönündeki iddialar dikkat çekiyor.
Bir başka vatandaş durumu şu sözlerle özetledi:
“Annemlerin yıllardır kendilerine ait olan eve 15 yabancı kişi ortak edildi. 'Al parseli, yap binayı, en kötü kata daireyi ver, mecbursun al' deniliyor. Değişiklik yapamayız diyorlar.”
HUKUKÇULAR BAŞTAN UYARMIŞTI
Deprem sonrası ilan edilen rezerv yapı alanlarına ilişkin olarak hukukçular, daha önce kamuoyuna yaptıkları açıklamalarda; uygulamanın mülkiyet hakkı, yerinde yaşam hakkı ve eşitlik ilkesi açısından ciddi riskler barındırdığı uyarısında bulunmuştu. Kanunda yazılı olmayan vaatlere itibar edilmemesi gerektiğini vurgulayan hukukçular, yazılı düzenlemelerin esas alınacağını defalarca dile getirmişti.
Gelinen aşamada kura sonuçlarının, bu uyarıları doğrular nitelikte olduğu ifade ediliyor.
GEDAŞ VE KURUMLAR ÖNÜNDE YOĞUNLUK
Kura sonuçlarının açıklanmasının ardından GEDAŞ ve ilgili kurumların önünde yoğunluk oluştuğu, çok sayıda vatandaşın itiraz ve bilgi almak için saatlerce beklediği bildirildi. Vatandaşlar, belirsizliklerin ve dayatmaların deprem sonrası yaşadıkları mağduriyeti daha da derinleştirdiğini belirtiyor.
“BU SADECE KONUT DEĞİL, HAK MESELESİ”
Hak sahipleri, yaşananların yalnızca bir konut tahsisi sorunu olmadığını; mülkiyet hakkı ve yerinde yaşam hakkının ihlali anlamına geldiğini vurguluyor. Vatandaşlar, yetkililere çağrıda bulunarak rezerv alan ve kura uygulamalarının yeniden değerlendirilmesini, verilen sözlerle uyumlu, adil ve şeffaf bir çözüm üretilmesini istiyor.
HUKUKİ YOL AÇIK: “İTİRAZ VE DAVA HAKKI VAR”
Deprem sonrası rezerv alan uygulamaları ve afete ilişkin çok sayıda hukuki süreçte depremzedelerin avukatlığını yapan Hatay Barosu avukatlarından Ecevit Alkan, rezerv yapı alanı uygulamaları ve kura sonuçları nedeniyle mağduriyet yaşayan vatandaşların hukuki başvuru yollarının açık olduğunu vurguladı.
Alkan, Anayasa'nın 125. maddesine dikkat çekerek, “Anayasanın 125. maddesi gereği idarenin yaptığı her türlü işlem ve eylem yargısal denetime tabidir. Dolayısıyla rezerv yapı alanı uygulaması nedeniyle mağduriyet yaşayan vatandaşların itiraz ve dava hakları bulunmaktadır” dedi.
Hak sahiplerinin öncelikle kura çekimi işlemine, kura sonucuna ya da her iki işleme birlikte itiraz edebileceğini belirten Alkan, bu itirazların reddedilmesi ya da idare tarafından süresi içinde cevap verilmemesi halinde idare mahkemelerinde dava açılabileceğini ifade etti.
Bu davalar sonucunda idari işlemlerin iptal edilebileceğini ya da oluşan hak kayıplarının tazminat yoluyla giderilebileceğini belirten Alkan, söz konusu başvurularda muhatap kurumun Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na bağlı Kentsel Dönüşüm Başkanlığı olduğunu kaydetti.
Foto-Haber: Neslihan Sağaltıcı
