İnsan Hakları Derneği (İHD) Hatay Şubesi, 24 Nisan dolayısıyla basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamayı, İHD Irkçılık ve Ayrımcılıkla Mücadele Komisyonu Eş Başkanı Mürsel Tonguç Salmanoğlu okudu.
Açıklamada, Ermeni soykırımı ve inkâr sürecine ilişkin değerlendirmelere yer verildi. “Cezalandırılmayan suç işlenmeye devam eder” ifadesiyle başlayan metinde, inkâr politikalarının toplumsal ve tarihsel etkilerine değinildi.
İNKÂR VE CEZASIZLIK VURGUSU
Salmanoğlu, açıklamasında inkârın yalnızca geçmiş bir olayı reddetmekten ibaret olmadığını, aynı zamanda toplumsal hafızayı ve kuşaklar arası ilişkileri etkileyen bir süreç olduğunu ifade etti. Cezasızlığın yeni hak ihlallerine zemin hazırladığı belirtildi.
Metinde, inkârın kurbanların yakınları üzerinde sürekli bir hatırlatma ve travma etkisi yarattığı, aynı zamanda toplumsal kutuplaşmayı derinleştirdiği ifade edildi.
HUKUKİ SÜREÇLERE VE YARGI KARARLARINA DEĞİNİLDİ
Açıklamada, geçmiş yıllarda soykırımın anılması ve bu konudaki açıklamalar nedeniyle çeşitli kurum ve kişi hakkında açılan davalara da yer verildi. Bazı davalarda beraat kararları verildiği, bazı kararların ise istinaf süreçlerinden geçerek kesinleştiği hatırlatıldı.
Türkiye’de bu konuda yapılan açıklamaların yargı süreçlerine konu edildiği ancak farklı mahkemelerde farklı sonuçlar ortaya çıktığı ifade edildi.
2005’TEN BU YANA SÜREN ÇAĞRI
İHD’nin 2005 yılından bu yana “Tanı, af dile, tazmin et” çağrısını sürdürdüğü belirtilen açıklamada, inkâr politikalarının son bulması gerektiği vurgulandı. Bu çağrının, geçmişle yüzleşme ve adaletin sağlanması talebine dayandığı ifade edildi.
TARİHSEL SÜREÇ VE İDDİALAR
Açıklamada, 20. yüzyılın başında Ermeniler, Süryani-Asuriler ve Rumlara yönelik yaşanan süreçlere ilişkin değerlendirmelere yer verildi. Bu süreçlerin inkâr edilmesinin toplumsal hafıza üzerinde etkiler bıraktığı ifade edildi.
Metinde ayrıca, inkârın yalnızca söylem düzeyinde değil, toplumsal ve kültürel alanlarda da sürdüğü iddia edildi.
SONUÇ VE ÇAĞRI
Açıklama, inkâr politikalarının son bulması ve geçmişe ilişkin sorumlulukların kabul edilmesi çağrısıyla tamamlandı.
İHD, “İnkâr sürdükçe adaletin sağlanamayacağı” görüşünü yineleyerek, “Tanı, af dile, tazmin et” çağrısını bir kez daha kamuoyuna duyurdu.
