Güney Kültür ve Ekoloji Grubu adına açıklama yapan Mevlüd Oruç, Kurban Bayramı mesajında laiklik, inanç özgürlüğü ve eşit yurttaşlık taleplerini gündeme taşıdı.
Güney Kültür ve Ekoloji Grubu adına Kurban Bayramı dolayısıyla açıklama yapan Mevlüd Oruç, bayram kutlamasının yanı sıra Alevi toplumunun talepleri, laiklik anlayışı, inanç özgürlüğü ve eşit yurttaşlık konularında değerlendirmelerde bulundu.
Oruç, açıklamasına Kurban Bayramı'nı kutlayarak başladı. Türkiye'de hiçbir yurttaşın ekonomik, sosyal ya da siyasal nedenlerle "bayram benim neyime" duygusuna kapılmadığı günlerin özlemini taşıdıklarını belirten Oruç, herkesin bayramları gerçek anlamıyla bayram havasında kutlayabildiği bir ülke temennisinde bulundu.
GADİR BAYRAMI İÇİN TATİL TALEBİ
Alevi toplumunun kutsal günlerinden biri olan Gadir Bayramı'na da değinen Oruç, 2 Haziran'da kutlanacak bayramın inançlarının gereklerine uygun şekilde idrak edilebilmesi için resmi tatil talebinin karşılanmasını beklediklerini ifade etti.
Alevi yurttaşların kendi inançsal günlerini özgürce yaşayabilmelerinin temel bir hak olduğunu vurgulayan Oruç, bu konuda devletin gerekli kolaylığı sağlaması gerektiğini savundu.
"GERÇEK LAİK TÜRKİYE ÖZLEMİMİZ DEVAM EDİYOR"
Açıklamasında laiklik ilkesine geniş yer veren Oruç, laikliğin yalnızca devletin din karşısındaki tarafsızlığı değil, aynı zamanda tüm inanç gruplarının özgürce yaşayabilmesinin güvencesi olduğunu söyledi.
Oruç, "Başkalarının haklarını ihlal etmeden inanç özgürlüğünün yaşanabildiği ve bu özgürlüğün devlet tarafından güvence altına alındığı bir Türkiye özlemimiz sürüyor" ifadelerini kullandı.
Vatandaşların kendi inançlarını tanımlama hakkının yalnızca kendilerine ait olduğunu belirten Oruç, ibadetlerin de her inanç grubunun kendi ibadethanelerinde özgürce yerine getirilebilmesi gerektiğini kaydetti.
ZORUNLU DİN DERSLERİ VE DİYANET ELEŞTİRİSİ
Açıklamasında zorunlu din dersleri uygulamasını da eleştiren Oruç, farklı inançlara mensup çocukların tek tip dini anlayış doğrultusunda eğitim almaya zorlanmasının doğru olmadığını ifade etti.
Diyanet İşleri Başkanlığı'nın mevcut yapısına yönelik eleştirilerde de bulunan Oruç, devletin tüm yurttaşlardan topladığı vergilerle finanse edilen kurumun farklı inanç gruplarına eşit yaklaşmadığını ileri sürdü.
Diyanet İşleri Başkanlığı'nın 2026 yılı bütçesine dikkat çeken Oruç, Aleviler, Hristiyanlar, Yahudiler ve diğer inanç gruplarının da vergileriyle oluşan bu bütçenin kullanım biçiminin kamuoyunda tartışılması gerektiğini savundu.
"EŞİT YURTTAŞLIK TALEBİMİZ SÜRÜYOR"
Açıklamasında ayrımcılık ve eşit yurttaşlık konularına da değinen Oruç, Alevilerin kamu yönetiminde, bürokraside ve çeşitli devlet kademelerinde yeterince temsil edilmediğini öne sürdü.
İnanç temelinde herhangi bir ayrımcılığın kabul edilemeyeceğini belirten Oruç, insan hakları, eşitlik ve demokratik değerlerin güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Alevilerin ve diğer inanç gruplarının ibadethaneleri ile mülkiyet haklarına ilişkin yaşanan sorunların çözülmesini isteyen Oruç, tüm yurttaşların inançları ne olursa olsun eşit haklara sahip olması gerektiğini dile getirdi.
Mevlüd Oruç, açıklamasının sonunda Kurban Bayramı'nı kutlayarak, toplumun tüm kesimlerinin eşit haklara sahip olduğu, farklı inançların özgürce yaşanabildiği, ayrımcılığın ortadan kalktığı demokratik bir Türkiye temennisinde bulundu.
