Cumhuriyet Halk Partisi Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, Hatay’da deprem sonrası konut politikaları ve rezerv alan uygulamalarına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Rezerv alanlarda yaşayan vatandaşların metrekare kaybı yaşadığını belirten Kara, özellikle dubleks konut sahiplerinin mağdur edildiğini savundu.
“DUBLEKS EV SAHİPLERİ HAK KAYBI YAŞIYOR”
Konutlardaki sorunların tüm yapıların sorunlu olduğu anlamına gelmediğini ifade eden Kara, barınma ihtiyacının büyüklüğü ve kurumların imaj kaygıları nedeniyle yaşanan problemlerin yeterince tartışılamadığını söyledi.
Son dönemde kendilerine ulaşan vatandaşların en sık dile getirdiği sorunlardan birinin metrekare kaybı olduğunu belirten Kara, deprem öncesinde 180 metrekarelik dubleks veya geniş dairelere sahip olan vatandaşlara 95-100 metrekarelik konutlar verildiğini kaydetti.
Bu durumun rezerv alan uygulamasının olumsuz sonuçlarından biri olduğunu dile getiren Kara, farklı konut tiplerinin dikkate alınmadığını ve yerleşim alanlarının tek tip anlayışla planlandığını ifade etti.
“KANUNA UYAN CEZALANDIRILIYOR ALGISI OLUŞUYOR”
Özellikle tapulu ancak bölünmemiş dubleks konut sahiplerinin yalnızca tek bir daire alabildiğini belirten Kara, buna karşılık geçmişte İmar Affı’ndan yararlanarak dublekslerini bölen kişilerin iki daire sahibi olabildiğini söyledi.
Bu durumun vatandaşlar arasında adaletsizlik duygusuna yol açtığını ifade eden Kara, “Kanuna uyan cezalandırılıyor” şeklinde bir kanaatin oluştuğunu belirtti.
Nisan ayında konuyu Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdıklarını hatırlatan Kara, dubleks ev sahiplerine metrekare farkı üzerinden ödeme yapılması ya da ek bir 1+1 konut verilmesi yönünde öneriler sunduklarını ancak sorunun hâlâ çözüme kavuşturulmadığını kaydetti.
Kara, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Kentsel Dönüşüm Başkanlığı’nın inisiyatif alarak hak kayıplarını gidermesi gerektiğini vurguladı.
“KONTEYNER KENTLERDEKİ KİRACILAR GÖZ ARDI EDİLMEMELİ”
Konteyner kentlerin kademeli olarak kapatılmasına ilişkin sürece de değinen Kara, vatandaşların ne zaman ve nereye taşınacakları konusunda net biçimde bilgilendirilmesi gerektiğini söyledi.
Tahliye süreçlerinin plansız yürütülmemesi gerektiğini belirten Kara, özellikle yaşlılar, engelliler ve diğer dezavantajlı gruplar için daha hassas bir yaklaşım sergilenmesi çağrısında bulundu.
Taşınma sürecinin insani bir planlamayla yürütülmesi gerektiğini ifade eden Kara, vatandaşlara gerekli lojistik ve maddi desteğin eksiksiz sağlanmasının önemine dikkat çekti.
Konteyner kentlerde yaşayan kiracılar arasında ekonomik açıdan zor durumda olanların bulunduğunu belirten Kara, yerinde dönüşüme başvurmasına rağmen konutları tamamlanmayanlar ile yaşlı, dul, yetim, engelli, asgari ücretli ve emekli kiracıların bir süre daha konteyner kentlerde kalabilmesine olanak tanınması gerektiğini söyledi.
“KABA İNŞAAT TESLİMİ KABUL EDİLEMEZ”
Yeni konutlara taşınacak vatandaşların elektrik, su ve doğal gaz bağlantıları tamamlanmış yapılara yerleştirilmesi gerektiğini belirten Kara, kaba inşaat ya da şantiye görünümündeki yapıların konut olarak teslim edilmesini kabul edilemez bulduklarını ifade etti.
Konutun yalnızca dört duvardan ibaret olmadığını vurgulayan Kara, altyapısı, çevre düzenlemesi, ulaşım bağlantıları ve sosyal yaşam alanlarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Anayasa’nın herkes için sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkını güvence altına aldığını hatırlatan Kara, konut üretiminin “yaptık, bitti” anlayışıyla değil, bütüncül şehir planlaması ve kamu sorumluluğu çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini kaydetti.
