Demokratik Sağlık-Sen Anadolu Şubesi, depremde 80 yurttaşın yaşamını kaybettiği İskenderun Devlet Hastanesi hakkında 35 ay geçmesine rağmen dava açılmamasını protesto etti.
Demokratik Sağlık Sosyal Hizmet Çalışanları Sendikası (Demokratik Sağlık-Sen) Anadolu Şubesi Başkan Vekili Metin Yılmaz ve yönetim kurulu üyeleri, İskenderun Devlet Hastanesi Başhekimliği önünde basın açıklaması yaptı. Yılmaz, depremde 80 yurttaşın hayatını kaybetmesine rağmen aradan geçen 35 aya karşın herhangi bir dava açılmadığını belirterek duruma sert tepki gösterdi.
Yılmaz açıklamasına, “İskenderun Devlet Hastanesi’nde 80 kişinin ölümüne rağmen neden hâlâ dava yok?” sorusuyla başladı. Depremde yaşamını yitiren yurttaşlar ve görev şehidi sağlık personeli adına mücadeleyi bir görev bildiklerini söyleyen Yılmaz, sendikalar üstü bir dayanışma çağrısında bulundu.
Yılmaz, hastanenin 2012 yılından bu yana kendi resmî sitesinde dahi yıkım kararı olmasına karşın tahliye edilmediğini hatırlatarak şu ifadeleri kullandı:
“İskenderun Devlet Hastanesi, 80 yurttaşımızın öldürüldüğü sembolik bir resmî kurum hâline gelmiştir. Buna rağmen 35 ay geçmesine rağmen hâlâ bir bilirkişi raporu bile düzenlenmemiştir. Yüreklerimiz yanmıştır. Şehit olan çocuklarımızın, annelerimizin yürekleri dağlanmıştır.”
Yılmaz, adalet talebini yineleyerek tüm sorumluların yargı önüne çıkarılması gerektiğini vurguladı:
“Başta Adalet Bakanı, Sağlık Bakanı, Cumhurbaşkanı, Hatay Valisi ve İl Sağlık Müdürü olmak üzere yetkisi olan herkesi göreve çağırıyoruz. 35 ayda yazılmayan bir bilirkişi raporu değil, yargılamanın sonuçlandığı bir rapor istiyoruz.”
Basın açıklamasında, Hatay Eğitim Araştırma Hastanesi Ek Hizmet Binası’nda yaşamını yitiren 72 yurttaşın bulunduğu diğer dosyaya da değinildi. Yılmaz, eski İl Sağlık Müdürü hakkında 26 Şubat’ta görülecek dava sürecinin takipçisi olduklarını belirtti ve diğer sorumluların da hesap vermesi gerektiğini söyledi.
“Şifa veren eller göçük altında kalmasın istiyoruz” diyen Yılmaz, mevcut hastane binalarının güvenliğine ilişkin sağlık emekçilerinin endişelerini şu sözlerle dile getirdi:
“Çalıştığımız şu anki binalar acaba o yıkılan binalar gibi çürük müdür değil midir? Bunun da bilgisi verilmelidir. Sağlık personeli güvenli bir ortamda hizmet vermek istemektedir. En doğal talebimiz budur.”
Yılmaz, depremde yaşamını yitiren yurttaşlara ve görev şehidi sağlık emekçilerine başsağlığı diledi; ailelerine sabır temennisinde bulundu.
Açıklamasının devamında, kamu yönetiminde hesap verilebilirlik vurgusu yapan Yılmaz şöyle konuştu:
“Artık ‘ben oldum’ zihniyeti bitmeli. Buna sebep olanlar hesap vermelidir. İl Sağlık Müdürü’nün, yıkım kararı olmasına rağmen bunu mahkemede söylememesi kabul edilemez. Kamu vicdanını rahatlatacak kararların bir an önce alınmasını ve şehit edilen kardeşlerimizin yakınlarına müjdeli haber verilmesini umut ediyoruz.”
Demokratik Sağlık-Sen’in sürecin takipçisi olmaya devam edeceğini belirten Yılmaz, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Başta başkanımız ve başkan yardımcılarımızla birlikte bir sivil toplum örgütü olarak bu davanın takipçisi olacağız. Demokratik Sağlık-Sen olarak bu kardeşlerimizin yanında olmaya devam edeceğiz.”
Haber: Nezahat Fırıncıoğulları
