“Hatay normalleşmedi” diyen Baro, mücbir sebep halinin 30 Kasım'da bitmesiyle deprem bölgesinde ikinci bir yıkım yaratacağını vurguladı.
Hatay Barosu, 30 Kasım'da sona erecek olan mücbir sebep halinin uzatılması gerektiğini belirterek; barınma, altyapı, eğitim, sağlık ve ekonomik koşulların hâlâ normale dönmediğini, mevcut tabloyla yükümlülüklerin yeniden devreye girmesinin “bölgeye ikinci bir yıkım” yaşatacağını açıkladı.
“HATAY'DA YAŞAM HÂLÂ NORMALLEŞMEDİ”
6 Şubat 2023 depremlerinden en ağır etkilenen illerden biri olan Hatay'da, aradan geçen zamana rağmen temel yaşam koşullarının hâlâ yerine oturmadığını belirten Hatay Barosu, kapsamlı bir açıklama yayımladı. Baro, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı ile çeşitli meslek örgütlerinin raporlarına atıf yaparak kalıcı konutların büyük bölümünün tamamlanamadığını, yüzbinlerce yurttaşın hâlâ geçici barınma alanlarında yaşadığını vurguladı.
Açıklamada içme suyu, kanalizasyon ve ulaşım altyapısındaki hasarın tümüyle giderilemediği; konteyner kentlerde barınma, hijyen, eğitim ve psikososyal destek alanlarında ciddi sorunların sürdüğü ifade edildi.
“MÜCBİR SEBEBİN SONA ERMESİ AĞIR SONUÇLAR DOĞURUR”
Baro, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile SGK düzenlemeleri kapsamında deprem illerine tanınan mücbir sebep halinin 30 Kasım 2025'te sona erecek olmasına dikkat çekti. Uzatma yapılmaması hâlinde 1 Aralık'tan itibaren ertelenmiş tüm vergi ve prim borçlarının toplu şekilde devreye gireceğini belirtti.
Açıklamada, 2023–2025 arasında ertelenen yükümlülüklerin aynı anda ödenmesinin gelir kaybı yaşayan yurttaşlar ve kapasitesini toparlayamayan işletmeler için ciddi bir ekonomik krize dönüşebileceği vurgulandı:
“Cari dönem yükümlülüklerine ek olarak biriken borçların aynı anda devreye girmesi, icra ve haciz takiplerinin artmasına, işletmelerin kapanmasına ve bölge halkının ekonomik kırılganlığının derinleşmesine yol açabilir.”
Meslek örgütlerinin “ikinci büyük yıkım kapıda” uyarısına dikkat çekilerek mevcut tablonun sosyal devlet ilkeleriyle bağdaşmadığı belirtildi.
HUKUKİ ÇERÇEVE: “MÜCBİR SEBEP KOŞULLARI HENÜZ KALKMADI”
Hatay Barosu, mücbir sebep uygulamasının 213 sayılı Vergi Usul Kanunu, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve 6183 sayılı Kanun hükümlerine dayandığını hatırlattı. Bu düzenlemelerin olağanüstü koşullarda kişilerin yükümlülüklerini yerine getirmelerini fiilen imkânsız hâle getiren durumlarda devreye girdiğini belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Hatay'da barınma, altyapı ve ekonomik koşullar olağan seviyelere ulaşmamıştır. Mücbir sebep şartları hukuken ve fiilen devam etmektedir.”
BARO: “UYGULAMA EN AZ BİR YIL UZATILMALI”
Hatay Barosu, mücbir sebep uygulamasının kaldırılması yönündeki idari tercihin ölçülülük, hakkaniyet ve sosyal devlet ilkeleri ışığında yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Açıklamada uzatma ihtiyacının gerekçeleri şu başlıklarla sıralandı:
Kalıcı yaşam alanlarının tamamlanmaması
Binlerce yurttaşın hâlâ konteynerlerde yaşaması
Eğitim ve sağlık hizmetlerinin geçici yapılarda sürmesi
İşletmelerin deprem öncesi kapasiteye dönememesi
Yurttaşların biriken borçları ödemeye hazır olmaması
Baro, ayrıca taksitlendirme, faiz indirimi, borç silme ve yeniden yapılandırma gibi destek mekanizmalarının da devreye alınması gerektiğini ifade etti.
“İKİNCİ BİR YIKIM YAŞANMAMASI İÇİN ADIM ATILMALI”
Açıklamanın sonunda kamu otoritesine çağrı yapıldı:
“Hatay ve deprem bölgesine özgü koşullar dikkate alınmalı; mücbir sebep uygulaması uzatılmalı ve eş zamanlı sosyal-ekonomik destekler hayata geçirilmelidir. Bu düzenlemeler, yurttaşların hak kaybını önlemek ve bölgenin toparlanmasını sağlamak için hayati önem taşımaktadır.”
Foto-Haber: Nezahat Fırıncıoğulları
