Samandağ Emek ve Demokrasi Güçleri, Suriye'nin Humus kentinde Alevi halka yönelik düzenlenen katliamı protesto etmek için Abdullah Cömert Alanı'nda bir araya gelerek basın açıklaması gerçekleştirdi.
Samandağ Emek ve Demokrasi Güçleri adına ortak açıklamayı Cansel Aslan okudu. Açıklamada, saldırının inanç temelli bir imha girişimi olduğu vurgulanırken uluslararası kurumlara acil müdahale çağrısı yapıldı.
SAMANDAĞ'DA ORTAK SES YÜKSELDİ
Basın açıklamasının ardından sırasıyla TİP Samandağ İlçe Örgütü adına Hasan Aşkar, Kaldıraç Hareketi adına Mustafa Çelik, CHP Samandağ Kadın Kolları Başkanı Yüksel Berber, DEM Parti Hatay İl Eş Başkanı Naim Özbek, SES Hatay Şube Eş Başkanı Nilgün Aşkar, Alevi Değerleri Başkanı Şeyh Zülfikar Çiftçi ve Samandağ Belediye Başkanı Emrah Karaçay söz alarak katliamı kınadı ve dayanışma çağrısında bulundu.
“İNANÇLARI NEDENİYLE HEDEF ALINDILAR”
Cansel Aslan, okuduğu açıklamada Humus'ta Alevi halka yönelik yapılan saldırının insanlık tarihine “kara bir leke” olarak geçtiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“23 Kasım Pazar günü Bedevi gruplar ve katil Colani'nin genel güvenlik yapılanmasına bağlı unsurlar tarafından gerçekleştirilen saldırıda insanlar yalnızca inançları nedeniyle hedef alınmış; evleri yakılmış, aileleri dağıtılmış, çocuklar dahi acımasızca katledilmiştir. Bu saldırı, halkları birbirine düşürmeyi amaçlayan karanlık güçlerin açık bir imha girişimidir.”
“SORUMLU AK PARTİ İKTİDARI VE ULUSLARARASI GÜÇLERDİR”
“Suriye'de Alevilere dönük katliam ve soykırım pratiğinin derinleşmesinden birinci dereceden Ak Parti iktidarı ve uluslararası güçler sorumludur” diyen Aslan, bölgeyi yıllardır mezhepsel çatışmaların içine iten politikaların bu tabloyu beslediğini söyledi.
Aslan, devrimci kurumlar, demokratik kitle örgütleri ve inanç örgütleri olarak bu insanlık suçunu en sert biçimde kınadıklarını belirterek, “Bu katliamın karşısında susmak, suçlulara cesaret vermektir” dedi.
ULUSLARARASI KURUMLARA: “ACİLEN HAREKETE GEÇİN”
Açıklamada uluslararası topluma yönelik güçlü bir çağrı yer aldı:
“Humus'ta gerçekleşen bu katliam uluslararası hukuka göre açık bir inanç temelli imha hareketidir. Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği ve uluslararası insan hakları kuruluşları derhal harekete geçmelidir. Bağımsız bir uluslararası heyet bölgeye giderek tarafsız bir soruşturma yürütmeli; sorumlular uluslararası mahkemelerde yargılanmalıdır. Alevi halkı için insani koridorlar oluşturulmalı, güvenlik garantileri sağlanmalıdır.”
TBMM'YE: “HEYET OLUŞTURUN, HUMUS'A GİDİN”
Türkiye'deki siyasi partilere ve demokratik güçlere seslenen Aslan, tüm kesimleri mezhepsel temelli bu insanlık suçuna karşı ortak tutum almaya çağırdı.
“TBMM acilen bir parlamenter heyet oluşturarak Humus'a gitmeli, katliamın boyutlarını yerinde incelemelidir. Bu, siyasi değil, insanlık temelinde bir sorumluluktur.”
“ALEVİ HALKINI KORUYUN, KATLİAMI DURDURUN”
Açıklama, Kuzey ve Doğu Suriye Yönetimi'ne yapılan çağrıyla devam etti:
“Katliamcı güçlere karşı Alevi halkına sahip çıkın, onları yalnız bırakmayın. Bu yalnızca etik değil, demokratik geleceğe dair iddianın bir gereğidir.”
“DAYANIŞMAYI BÜYÜTMEYE DEVAM EDECEĞİZ”
Aslan, sözlerini şöyle tamamladı:
“Humus'ta, Lazkiye'de, Hama'da, Tartus'ta yaşanan bu katliamlar insanlığın ortak vicdanını yaralamıştır. Bizler devrimci kurumlar olarak bu saldırının karşısında durmaya, dayanışmayı büyütmeye ve Suriye halklarının eşit ve özgür geleceğini savunmaya devam edeceğiz.
Katliamı durdurun!
Alevi halkını koruyun!
İnsanlık onurunu ayakta tutun!”
Foto-Haber: Neslihan Sağaltıcı
