Hatay Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası (SMMMO), deprem bölgesinde faaliyet gösteren esnafın art arda gelen vergi ve borç ödemeleri nedeniyle ağır bir mali baskı altında olduğunu açıkladı.
Oda Başkanı Jale Marufoğlu imzasıyla yapılan açıklamada, deprem sonrası ekonomik toparlanmanın henüz sağlanamadığına dikkat çekilerek, mevcut mali yüklerin esnafın ayakta kalmasını zorlaştırdığı vurgulandı.
VERGİ ÜSTÜNE VERGİ
Açıklamada, 2025 yılına ait vergi yükümlülüklerini Mart ve Nisan aylarında yerine getiren mükelleflerin, bu kez 17 Mayıs’ta 2026 yılı Ocak-Şubat-Mart dönemine ilişkin geçici vergi ödemesiyle karşı karşıya kaldığı belirtildi. Kısa aralıklarla yapılan tahsilatın özellikle deprem bölgesindeki işletmeler üzerinde ciddi bir baskı yarattığı ifade edildi.
ERTELEME VAR, KALICI DESTEK YOK
Deprem sonrası sağlanan desteklerin büyük ölçüde ertelemelerle sınırlı kaldığı belirtilen açıklamada, kalıcı vergi indirimleri, SGK prim teşvikleri ve uzun vadeli düşük faizli finansman imkanlarının yeterince hayata geçirilmediği kaydedildi. Kalıcı işyerine geçemeyen küçük esnafın bu yük altında daha fazla zorlandığı vurgulandı.
AYNI ANDA BİRDEN FAZLA ÖDEME
SMMMO, esnafın yalnızca vergi değil, aynı anda birden fazla mali yükle karşı karşıya bırakıldığını belirtti. Taksitlendirilmiş vergi borçları, SGK yapılandırma ödemeleri ve KOSGEB kredi geri ödemelerinin eş zamanlı talep edilmesinin ödeme gücünü zorladığı ifade edildi.
Bu durumun işletmelerin faaliyetlerini sürdürebilmesini riske attığı ve bölge ekonomisinin toparlanmasını geciktirdiği kaydedildi.
“BU TABLO SÜRDÜRÜLEMEZ”
Açıklamada, mevcut uygulamaların devam etmesi halinde deprem bölgesinde ekonomik faaliyetlerin daha da daralabileceği uyarısında bulunuldu.
ACİL DÜZENLEME ÇAĞRISI
Hatay SMMMO, deprem bölgesi için vergi indirimlerinin hayata geçirilmesi, SGK prim teşviklerinin genişletilmesi, uzun vadeli ve düşük faizli kredi imkanlarının sağlanması ve geçici vergi uygulamasının yeniden değerlendirilmesi çağrısı yaptı.
Açıklamada, deprem bölgesi esnafının ayakta kalmasının bölgesel kalkınma ve toplumsal iyileşme açısından kritik önemde olduğu vurgulandı.
