İnsan Hakları Derneği (İHD) Hatay Şubesi, Reyhanlı Katliamı’nın 13. yılı dolayısıyla yayımladığı açıklamada, 11 Mayıs 2013’te Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde gerçekleştirilen saldırının acısının hâlâ tazeliğini koruduğunu belirtti.
Açıklamada, saldırıda 53 kişinin yaşamını yitirdiği, yüzlerce kişinin yaralandığı hatırlatılarak, “Aradan geçen yıllara rağmen kaybettiğimiz canların acısı dinmemiş, toplum vicdanında açılan yara kapanmamıştır. Yaşamını yitirenleri saygı ve özlemle anıyor, yakınlarını kaybeden herkesin acısını paylaşıyoruz” denildi.
İHD Hatay Şubesi, Reyhanlı’da yaşananların yalnızca bir güvenlik sorunu olarak değerlendirilemeyeceğini vurgulayarak, sivilleri hedef alan ve yaşam hakkını ortadan kaldıran bu saldırının insanlığa karşı işlenmiş bir suç olduğunu ifade etti. Açıklamada, insan haklarının en temel ilkesi olan yaşam hakkının hiçbir siyasal, mezhepsel, etnik ya da bölgesel çatışmanın konusu haline getirilemeyeceği kaydedildi.
Ortadoğu coğrafyasında halkların sahip olduğu etnik, kültürel ve inançsal çeşitliliğin savaş politikalarıyla birbirine düşmanlaştırılmasının ağır sonuçlar doğurduğuna dikkat çekilen açıklamada, bu toprakların gerçekliğinin farklı halkların ve inançların yüzyıllardır bir arada yaşama deneyimine dayandığı belirtildi. Açıklamada, çeşitliliğin çatışmanın değil; eşitliğin, çoğulculuğun, demokratik yaşamın ve ortak geleceğin temeli olduğu vurgulandı.
Bölgedeki hiçbir sorunun savaş, şiddet, nefret politikaları ve halkları birbirine düşman eden anlayışlarla çözülemeyeceği belirtilen açıklamada, kalıcı çözümün demokratik siyaset, diyalog, adalet ve insan haklarına dayalı hukuk anlayışının güçlendirilmesinden geçtiği ifade edildi.
İHD Hatay Şubesi, insan hakları savunucuları olarak hangi kimlikten, inançtan ya da topluluktan gelirse gelsin herkesin eşit, özgür ve onurlu yaşam hakkını savunmaya devam edeceklerini belirtti.
Açıklamada, savaş politikalarının ölüm, göç, yoksulluk ve toplumsal yıkım ürettiği; barışın ise halkların birlikte yaşam iradesini, demokratik toplumu ve ortak geleceği büyüttüğü ifade edildi. Nefret söylemlerine, ayrımcılığa, mezhepçiliğe ve ırkçılığa karşı barışı, kardeşliği ve toplumsal dayanışmayı savunmanın tarihsel bir sorumluluk olduğu kaydedildi.
Reyhanlı Katliamı’nı gerçekleştirenlerin, bu saldırıya zemin hazırlayan politikaların ve insan yaşamını değersizleştiren tüm savaş anlayışlarının bir kez daha kınandığı açıklamada, gerçek adaletin sağlanabilmesi için etkin soruşturma yürütülmesi, hakikatle yüzleşilmesi ve cezasızlık politikalarına son verilmesi gerektiği vurgulandı.
Açıklamanın sonunda, halkların ortak hafızası, dayanışması ve barış mücadelesinin savaşı, şiddeti ve düşmanlaştırma politikalarını aşacak güce sahip olduğu belirtilerek, “Kaybettiğimiz canların anısı önünde saygıyla eğiliyor; barış, demokrasi ve özgürlük mücadelemizi büyütme kararlılığımızı yineliyoruz. Yaşasın barış, yaşasın halkların kardeşliği, savaş değil barış ve adalet kazanacak” ifadelerine yer verildi.
