YAĞMURA RAĞMEN BİNLER MİTİNGDEYDİ...ÖZGÜR ÖZEL HATAY’DAN ERDOĞAN’A SESLENDİ: “BEN HATAY’I DUYUYORUM, SEN DE DUYUYORSAN GEL BU HAFTA BU SORUNLARI ÇÖZELİM”

YAĞMURA RAĞMEN BİNLER MİTİNGDEYDİ...ÖZGÜR ÖZEL HATAY’DAN ERDOĞAN’A SESLENDİ: “BEN HATAY’I DUYUYORUM, SEN DE DUYUYORSAN GEL BU HAFTA BU SORUNLARI ÇÖZELİM”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitinglerinin 82’ncisini Hatay’da düzenledi. Yağmura rağmen yurttaşların doldurduğu miting alanında CHP Genel Başkanı Özgür Özel konuştu.

1765635555147 son haber muhabir psd 16

CHP Genel Başkanı Özel, Defne Çekmece Kavşağı’ndaki mitingde deprem sonrası Hatay’da devam eden barınma, ekonomik ve altyapı sorunlarına dikkat çekti. Konteynerlerde yaşamını sürdüren yurttaşların durumuna işaret eden Özel, “Bir yıl içinde teslim edileceği söylenen konutların önemli bir bölümü hâlâ tamamlanmadı” dedi.
CHP lideri Özgür Özel, partisinin Hatay'da düzenlediği eylemde Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın şehri ziyaretinde bitmeyen, hasarlı binaların brandalarla örtülmesini eleştirdi. Özel, "Millet yardım beklerken IBAN gönderen bunlardı. Millet sokaktayken parayla çadır satan bunlardı. Biz bunları, örneğin burası Hatay, ben bunları kendim söylüyor olsam, Hatay’da bu bilinmiyor olsa, böyle bir tansiyon olmasa, bu yağmurda bu Hatay burada bu tepkiyi verir mi? Bunlar orduyu üç gün bekletti mi? Parayla çadır sattı mı? Depremzedeye IBAN attı mı? 40 gün sonra bile çadır sıraları, kuyrukları var mıydı? İşte Erdoğan, öyle brandayla, panoyla, devlet gücüyle, devlet memurunu meydana dizmeyle olmaz. Parayla olmaz, panoyla olmaz, brandayla olmaz; yürekle olur bu işler, yürekle olur!" dedi.
CHP'nin İBB Başkanı ve cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun serbest bırakılması ve erken seçim çağrısıyla düzenlediği “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” eylemlerinin 82'ncisi Hatay'da yapıldı.
Eylemde Hataylılara seslenen Özel, şöyle konuştu:
"Bu şehri, bu şehri önceki dönemlerde büyükşehir olduğundan beri üç dönemin ikisinde kazandık. Son seçimlerde Hatay'da talihsizlikler yaşadık, hatalar yaptık ve 31 Mart zafer gecesinde elimizde olan tüm belediyeleri kazanırken, üstüne büyükşehirler kazanırken, 21 il kazanırken, Türkiye'nin yüzde 65'ini kazanırken maalesef Hatay'ı kaybettik. Hatay'ın bize en çok ihtiyacı olan zamanda çok küçük bir farkla, hileyle, itirazlar dinlenmeden, adeta oylar ve irade çalındı ama oraya kadar bırakmamak lazımdı. Açık farkla, bütün Türkiye'de olduğu gibi kazanmak lazımdı. Hatay'ı duyduk, kusurumuzu bildik. Bundan sonrası için, ilk seçimde Hatay'ı bir daha bırakmamak üzere Hatay'a sarılmaya geliyoruz.

Ekran görüntüsü 2026 01 17 145601
"ÜLKENİN İLK CUMHURBAŞKANININ ŞAHSİ MESELESİYDİ HATAY"
Kimse unutmasın, bu şehirde bizim bir hikayemiz var. Hatay partinin ilk genel başkanının, ülkenin ilk Cumhurbaşkanı'nın şahsi meselesiydi. Bu bize atamızdan vasiyettir, emanettir. Hatay Cumhuriyet Halk Partisi'nin genel başkanlarının şahsi meselesidir, Cumhuriyet Halk Partililerin ortak meselesi, ortak aşkıdır Hatay.
Bugün burada değerli milletvekillerimiz, belediye başkanlarımız sizleri selamladı. Sizlerle, sizlerle oy verdikleriniz, görev verdikleriniz sizlere hizmet etmeye; tüm engellemelere rağmen çaba sarf etmeye, en iyisini yapmaya çalışıyorlar. Hatay’daki milletvekillerimiz Hatay’ın sorunlarını her gün hem meclis kürsüsünde hem her fırsatta Hatay’ın her köşesinde dile getirmek için çalışıyorlar, koşturuyorlar. Önceki dönem milletvekillerimiz, önceki dönem örgüt yönetimlerimiz hepsi bir arada; il, ilçe başkanlarımızla birlikte koşuyorlar, çırpınıyorlar.
Görev verene de saygımız çok, görevi bizden alıp başkasına verene de. Sandığa sahip çıkmak, sandığa saygı duymanın gereği bu. Ama bugün Hatay’da seçildiği halde görevine getirilmeyen birisi var. Hatay milletvekili Can Atalay, Anayasa Mahkemesi kararına rağmen Silivri Cezaevi'nde tutuluyor. Şu kadarını söylemek isterim: Kimi tutuyorlar? Hataylının seçimde sandıkta oy verip 'beni o temsil etsin' dediği kişiyi tutuyorlar. Bunu nerede yapsanız ayıptır; ama Hatay’da yapmak, dünyanın gözü önünde Hatay’da yapmak en büyük demokrasi ayıbıdır.
Can Atalay tepkisi: Hatay’ın sandıktan çıkan vekilini hapiste tutanlara yazıklar olsun!
Bu Hatay, bu Hatay hangi Hatay? Bu Hatay Misak-ı Milli sınırlarında olan ama Kurtuluş Savaşı’ndan sonra Türkiye’de olmayan Hatay. Atatürk’ün şahsi meselesi Hatay. Ölüm yatağında kulağında Hatay’ı dinlediği Hatay. 1938’in Eylül’ünde nihayet ordunun girmesiyle Hatay Cumhuriyeti’nin ilan edilmesiyle 10 ay bağımsız devlet olmuş Hatay. Ama bu Hatay nasıl Türkiye’ye dahil olmuş? Sandığı kurmuş, oyunu vermiş, kararını vermiş ve kendi devletini lağvedip Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne sandık yoluyla katılmış Hatay’ın sandıktan çıkan vekilini hapiste tutanlara yazıklar olsun!

55045788426 16c9cae224 w


"İMAMOĞLU İLK ANDAN İTİBAREN HATAY'DAYDI"
Değerli Hataylılar, 6 Şubat 2023’te tarihimizin en acı günlerinden birini yaşadık. 53 bin 537 canımız resmi kayıtlara, rakamlara göre, 24 bin 147’si Hatay’da olmak üzere hayatlarını kaybettiler. Bir kez daha Allah’tan rahmet, yakınlarına değil sadece tüm Hatay’a, tüm Türkiye’ye bir kez daha başsağlığı diliyoruz.
O günden bugüne, o günden bugüne Cumhuriyet Halk Partisi olarak yerel yönetimlerimizle ki Hatay’a İstanbul Büyükşehir Belediye eşleştirilmişti... Sevgili Ekrem İmamoğlu ilk andan itibaren buraya geldi, operasyonun başına geçti. İBB imkanlarıyla yapılması gereken ne varsa, gücü neye yetiyorsa, neye imkan varsa onları Hatay’a, onları seferber etti. Sadece İstanbul değil; bütün büyükşehirlerimiz, bütün ilçe belediyelerimiz deprem bölgesinde çaba sarf ettiler. Biz de Cumhuriyet Halk Partisi grubu olarak ilk günden sonuna kadar buralarda sizlerle birlikte olduk.

55045788631 2f69db94a5 w


"BRANDALADIĞI HATAY’DA HER ŞEYİ DÖRT DÖRTLÜK GÖSTERDİ"
Başka partilerin emeklerini gördük. Gördüğüm yerden parti ayırt etmeden arayıp da AK Partili belediye de olsa, MHP’li belediye de olsa çorbasını, hizmetini, yardımını, emeğini kimi gördüysek telefonda takdir ettik. Maalesef geçtiğimiz günlerde buraya birazdan değineceğim bir tören vesilesiyle gelen Sayın Erdoğan, o dönemde verilen emekleri hiçe sayan, Cumhuriyet Halk Partisi’ne 'deprem turistleri' diye, 'geldiler turistik gezi yaptılar' diyen... Hadi bizi bırakın, on binlerce belediye çalışanımızın emeğini Hatay biliyor mu? Hatay biliyor mu?
Bu emeği görmeyen ve çok kötü bir dille 'yapılanları ben yaptım, yapılmayanları onlar yapmadı, devletin yaptığını partisine yazan, milletin katkısını görmeyen, parti ayırmayan anlayışımızı o süreçteki maalesef örnek almak yerine tam aksini yapan bir anlayışla karşı karşıyız. Ben buradan şunu söylemek istiyorum: 21 yıl tek başına iktidar olacaksın, vatandaştan 3 trilyon dolar vergi toplayacaksın, 40 milyar dolar deprem vergisi olacak ve o gece geldiğinde memleket hazırlıksız olacak, yerle bir olacak ve bundan senin dışında herkes sorumlu olacak. Herkes sorumluluğunu bilecek, ağzından çıkan lafı dikkat edecek.
Ben buraya deprem haftasında gelmeyi, bu mitingi önümüzdeki baharda yapmayı düşünürken; bu mitingi Erdoğan’ın o haksızlıklarından dolayı, brandaladığı Hatay’da her şeyi dört dörtlük gösteren, sizin bu isyanınızı duymayan, acımasız dilinden dolayı siz istediniz, milletvekillerimiz söyledi, bu mitingi yapmaya ondan geldim. Ancak deprem haftası, tüm hafta deprem bölgesindeyim, Hatay’dayım. Onun gibi 'bugün geldim, 6 Şubat’ta arazideyim' demiyorum. Buradayım!

Ekran görüntüsü 2026 01 17 142655


"MİLLET YARDIM BEKLERKEN IBAN GÖNDEREN BUNLARDI"
Millet yardım beklerken IBAN gönderen bunlardı. Millet sokaktayken parayla çadır satan bunlardı. Biz bunları, örneğin burası Hatay, ben bunları kendim söylüyor olsam, Hatay’da bu bilinmiyor olsa, böyle bir tansiyon olmasa, bu yağmurda bu Hatay burada bu tepkiyi verir mi? Bunlar orduyu üç gün bekletti mi? Parayla çadır sattı mı? Depremzedeye IBAN attı mı? 40 gün sonra bile çadır sıraları, kuyrukları var mıydı?
İşte Erdoğan, öyle brandayla, panoyla, devlet gücüyle, devlet memurunu meydana dizmeyle olmaz. Parayla olmaz, panoyla olmaz, brandayla olmaz; yürekle olur bu işler, yürekle olur!"

Ekran görüntüsü 2026 01 17 140728


"ESKİSİ GİBİ KOLAY SİYASET YOK"
"Deprem sonrası illerin yeniden ayağa kaldırılması lazımdı. Bu konuda o dönem Genel Başkanımız, yönetimimiz 'bize ne düşüyorsa buradayız' dedi. Tüm yapıcı öneriler söylendi ama depremi siyasete alet etmek, yaklaşan seçim için oradan bir fırsat çıkarmayı tercih ettiler. Dediler ki: 'Biz yaparız, bunlar yapamaz. İktidarda olan biziz; eğer iktidar değiştirirseniz evlerinize bir yıl içinde geçemezsiniz.'
Erdoğan çıktı ve dedi ki: 'Devlet sözü veriyorum, milletime devlet sözü veriyorum. Bir yıl içinde 650 bin konutu biz teslim ederiz.' Millet öyle takdir etti, kendisine görev verildi. Bir yılın sonunda sözünün yüzde 2,7’sini, iki yılın sonunda sözünün yüzde 30’unu, üç yılın sonunda sözünün yüzde 70’ini tutabildi. Şimdi gelmiş 'ben bu evleri veririm' deyince 'veremezsin' diyorlardı. 'Veremezsin' diyen olmadı; 'bir yıl içinde veremezsin' diyen oldu. 'Parayla satman doğru değil, afet evlerini devlet yapsın' diyen oldu. O gün 'ben bu evleri bir yılda yapacağım' deyip bir yıl sonunda yüzde 97'yi, iki yıl sonunda yüzde 70'i, şu an bile yüzde 30'u evine sokamamış olanlar; 650 bin söz verip 455 bini üç sene sonra övünç vesilesi yapmaya çalışanlar... Ve şu anda 11 ilde, diğer illerle birlikte 271 bin kişi konteynerda yaşarken; Hatay’da, Hatay’da 155 bin kişi konteynerla yaşarken brandayla, taşımayla ve devlet gücüyle buraya gelip de atana tutana cevabımız: Hadi oradan, hadi oradan, hadi oradan!
Bugün 155 bini Hatay’da, deprem geçiren 11 ilde 271 bin kişi konteynırdadır. Bugün yaptıkları konuşmalarda konutların bedava değil parayla verildiğini gizlemektedirler. İnsanlara boş senetler imzalattıklarını; 170 metrekare evi yıkılana 70 metrekarelik ev verdiklerini... Doğru mu bu? Jimmy cip çek bak, çek. Çek! Doğru mu bu söylediklerim?
Öyle Erdoğan, eskisi gibi kolay siyaset yok. Öyle salonlardan atmak tutmak, brandayla evin yüzünü kapatmak, ortalığa buraya gelip tek taraflı söylemek, emekleri görmemek... Bir de gerçek dışı bir algıyla buradaki mesele yolundaymış gibi bunu Türkiye’ye göstermek... O konforlu siyaset geride kaldı. Buradayız; yalanın, algının karşısında, Hatay’ın dimdik arkasındayız!


"DEPREM KONUTLARI BEDAVA DEĞİL, PARAYLA SATILIYOR DEPREMZEDELERE"
Bir yandan dükkanını açmayan esnaftan vergi isteme dönemine geldik. Konteynırları okulları, sağlık ocaklarında; sağlık ocaklarını okulları konteynırlarda sürdürmeye çalışan kahraman öğretmenlerimiz, doktorlarımız var. Milletin karşısına çıkmışlar; bunlardan samimi olarak kusurlarını söyleyip milletten anlayış bekleyeceklerine, gerçek dışı laflarla bir de muhalefete saldırıyorlar. Siz biliyorsunuz, Türkiye bilmiyor diye milletvekillerimiz 'Hatay bunun mitingini istiyor' dedi; onun için geldik.
Türkiye, herkes bilsin ki: O konutlar bedava değildir, depremzedelere parayla satılıyor. Boş senetlere, hatta ben söyleyeyim, soru diye söyleyeyim siz söyleyin. Yapılan konutlar depremzedelere parayla satılıyor, doğru mu? . Bunlar için boş senetler imzalatılıyor, doğru mu?. Senetlerin üzerinde faiz maddesi var dördüncü madde. Afet Kanunu 'alamazsın' diyor ama senedin orası faiz kısmını koymuş, boş bırakmış. 'Oraya çarpı koyarsan, eksi koyarsan, sıfır yazarsan senedi kabul etmiyor, faizinin üstü boş kalacak, belki ileride alırız' diyor, doğru mu?. Dükkandan, rezerv alandan, TOKİ’nin yaptığı yerden vergi almayı kafaya koymuşlar, doğru mu?
Bakanlar 'faizsiz vereceğiz' dediği halde bu itirazların üzerine yatan Erdoğan’a söylüyorum: İlk fırsatta çık, de ki: 'Deprem konutlarından, dükkanından, rezerv alanından vergi almayacağız.' Bunu ilan ediyorum de, biz de Meclis'e kanun teklifini getirelim, bundan sonrası için de bir risk kalmasın. Eğer öyle yapmaz, boş senetleri elde tutarlarsa Hatay’daki tedirginlik, deprem bölgesindeki tedirginlik son derece haklıdır. Bunun için Erdoğan’ı bu faiz konusunda açıklama yapmaya davet ediyorum.
Elbette bu kadar konut yapılmışken evine geçenlere hayırlı olsun; ancak yüksek tadilat, tamirat işleri olduğunu duyuyoruz. Diğer taraftan aidat sorununu biliyoruz. Diğer taraftan dükkanı olmadığı için, işi olmadığı için elektrik, su, aidat, tamirat işlerinden dolayı ev gösterilse de konteynırdan ayrılamayanları biliyoruz.

55044893622 e8a545b121 w


ERDOĞAN'A SESLENDİ: SUDAN SİYASETİ BIRAK!
Buradan Hatay’dan samimi çağrımdır: Partiler Hatay milletvekillerini bir dinlesinler, bölge milletvekillerini, deprem bölgesi milletvekillerini dinlesinler. Mini bir komisyon kuralım. Bu eve geçmek için karşılıksız belli bir tutarı verelim, aidatlar için hiç olmazsa iki seneliğine bir çözüm bulalım. Esnafın mücbir sebebi kaldırıyorsunuz. Van’da altı yıl sürmüştü. Bu kadar büyük depremde üç günde, üç yılda mücbir sebep bitti, şimdi esnaftan vergi almaya, SGK almaya kalkıyorsunuz. Kredi isteyen esnafa 'borcu yoktur' kağıdı istiyorsunuz. Bu sorunların hepsinin teker teker yazılıp Meclis'te hızlı şekilde çözülmesi lazım.
Buradan Erdoğan’a sesleniyorum: Sudan siyaseti bırak! Ankara’nın suyunu diline dolayarak iktidara tutunamazsın. Gerçek siyaset sokağı duyarak yapılır. Hatay’ı duyuyorum; sen de duyuyorsan bu hafta bu sorunları çözelim diyorum. Hadi bakalım!"


"SORUMLU GÖREVLİLER YARGIDAN KAÇIRILIYOR"
Allah, o acı günlerden sonra ayağa kalkan Hatay’a, hakkını arayan Hatay’a, dimdik ayakta durmaya çalışan Hatay’a kolaylık versin. Hepinizi çok seviyoruz. İyi ki varsın Hatay, canım Hatay! Canım Hatay! Bir yandan, diğer mitinglerden farklı olarak çokça Hatay’ı konuşuyoruz. Zira milletvekillerimiz bu işin Genel Başkan ağzından Türkiye’ye duyurulması lazım diyor. Bir yandan hala daha kayıpları olanlar var. Bir tanesi de il yöneticimiz Sayın Ayhan Kıt örneğin; o kızını, torununu, damadını hala daha arıyor. Ayhan Bey gibi dünya kadar Hataylı’nın derdi bu. Onlar 'hiç olmazsa bir mezarımız olsun' diyor. Kayıplarını bulanlar adalet peşinde; deprem davaları üç yıldır adalet arıyor. Bina çürük, kolon kesik, kamu görevlisi göz yummuş; ama adalet süreci, yargı süreci sağlıklı ilerlemiyor. Sorumlu görevliler yargıdan kaçırılıyor. İdarenin kusuru yüzde 25 ile sınırlanıp hak arama mücadelesine ket vuruluyor.
Daha geçtiğimiz hafta, eğer sizin isyanınız olmasaydı, milletvekillerinin tepkisi olmasaydı; af kanununun içine deprem aflarını da sokacaklardı. Bunun için bütün, bütün dikkatimizle Hatay’ı takip etmeye, deprem illerini takip etmeye devam ediyoruz. Türkiye krizde ama deprem bölgesi daha büyük krizde. Sanayici Türkiye’de sorunlu ama Hatay’da perişan. Hatay’da iş yerleri yıkıldı, yapılmadı. Antakya Sanayi Sitesi'nde 530 iş yeri hasarlı, 35 ayda tek bir iş yeri teslim edilmedi. Hatay Ayakkabıcılar Sitesi enkaza döndü, yeni site ortada yok. Sektörde yüzde 60’a varan kayıplar, iş ve istihdam eksikliği var. Şehrin ayağa kalkması için sadece oturulacak binanın olması değil; iş yerlerinin olması, teşviklerin olması, desteklerin olması, önce ekonominin harekete geçmesi lazım ki şehir ayağa kalksın.


"NE HATAY'I NE 6 ŞUBAT'I ASLA UNUTTURMAYACAĞIZ"
Ve Cumhuriyet Halk Partisi olarak size şunu söylemek isteriz; şartlar ne olursa olsun ne sizden ne mücadeleden vazgeçmeyiz. Algı operasyonlarına sizi teslim etmeyiz. TRT’de her şey güllük gülistanlık, drondan bakınca evler bitmiş, inince ön tarafına branda germiş. Drondan bakınca köprü olmuş, aşağı inince ön tarafı brandadan olmuş. Bunlara isyanınızı anlıyorum. Konteyner kentlerdeki isyanı duyuyorum. Şubat ayının ilk haftası boyunca tüm deprem illerinde Cumhuriyet Halk Partisi’nin milletvekilleri, Parti Meclisi üyeleri, gölge bakanları, bakan yardımcıları, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcıları, Grup Başkanvekilleri ve Genel Başkanı sizinle birlikte olacağız. Ne Hatay’ı ne 6 Şubat’ı asla unutturmayacağız."

Haber: Neslihan Sağaltıcı

Image

CEMRE GAZETESİ
Tel. : (326) 000 000 00 00
GSM : (326) 000 000 00 00
Adres Samandağ / HATAY

HIZLI MENU

HATAY

Hava Durumu Veri Kaynağı: weather forecast Samandag 30 days