banner33

banner38

banner17

banner35

banner34

banner15

“Hasta Mahpusların Yaşam Hakkı Korunsun, Ağır Hastalar Serbest Bırakılsın!”

İnsan Hakları Derneği (İHD) Hatay  şubesinde 26 Ekim Dünya Hasta Hakları Günü dolayısıyla açıklama yapıldı.    

Yerel 28.10.2021, 09:41 Yaziisleri
31
“Hasta Mahpusların Yaşam Hakkı Korunsun, Ağır Hastalar Serbest Bırakılsın!”

İnsan Hakları Derneği (İHD) Hatay  şubesinde 26 Ekim Dünya Hasta Hakları Günü dolayısıyla açıklama yapıldı.                                                                                            
İHD Hatay Eş Başkanı Mürsel Tonguç Salmanoğlu, hasta mapusların sorunlarını ve taleplerini dile getirdiği açıklamasında “Dünya Tabipler Birliği’nin 1981 yılında yayınladığı Lizbon Bildirisi ile ilk defa hasta haklarına dikkat çekilerek, bildiride yer alan hususlar neticesinde 26 Ekim’in Dünya Hasta Hakları Günü olarak kabul edilmesi kararlaştırılmış, 1995 yılında gerçekleştirilen 47. Kurultay’da değişikliğe uğramış, 2005 yılında ise gözden geçirilip düzeltilmiştir. “Hasta Hakları Günü” ülkemizde 1998 yılında kabul edilmiştir.
Lizbon Bildirgesi, her insanın ayrımcılık görmeksizin yeterli tıbbi bakım hakkına sahip olduğunu vurgulamaktadır. Ayrıca Bildirge; nitelikli tıbbi bakım hakkı, seçim yapma özgürlüğü, kendi kaderini belirleme hakkı, hastanın isteğine karşın yapılan girişimler, bilgilendirilme hakkı, gizlilik hakkı, onuruna ve özel yaşamına saygı talep etme hakkı gibi konuları kapsamaktadır.
Uluslararası mevzuat devletlerce özgürlüğünden yoksun bırakılan kişilerin yaşam hakkı konusunda devletlere pozitif yükümlülükler yüklemiştir. Devletler, özgürlüğünden yoksun bırakılmış kişilerin sağlığa erişim hakkı konusunda özgür bireylerle eşit şartlarda bulunmasını sağlamakla yükümlüdürler. Ancak 5275 sayılı infaz kanunu ve ilgili yönetmelik BM Mandela Kuralları’na ciddi oranda uyumsuzluk göstermektedir. 
Hapishaneler ve infaz sistemi, kapatılmanın doğasına içkin bu acı ve ezayı arttırmamalı, ayrı bir cezalandırma aracına dönüştürmemelidir.. İnfaz  sistemi insan haklarıyla bir bütünlük içinde olmalıdır. Demokratik sistemlerde mahpuslar, yaşamlarıyla ilgili hiçbir söz hakkına sahip olmayan, sindirilmeleri, hiçleştirilmeleri gereken bireyler olarak görülemez. Mahpuslar insani ölçüler içinde belirlenmiş kurallara uyarak, zamanlarını hapishanede geçirmek zorunda olan, toplumsal özgürlüğü kısıtlanmış bireylerdir. Mahpusların kendilerini geliştirme, dış dünya ile iletişim kurma, diğer mahpuslarla sosyal bağlar kurma, sağlıklı yaşama gibi bireysel hak ve özgürlüklerine dokunulamaz. Aksine, bu özgürlüklerin kullanımı Devletler tarafından güvence altına alınmalıdır. 
Türkiye cezaevlerinde 30 Eylül 2021 itibari ile 278.711’i erkek, 11.467’si kadın ve 1896’sı çocuk olmak üzere 294.074 tutuklu ve hükümlü bulunmaktadır. Türkiye hapishanelerinde 2020 yılı Haziran ayı tespitlerimize göre 604’ü ağır olmak üzere en az 1605 hasta mahpus bulunmaktadır. Bizlerin tespitleri ancak başvurular, basına yansıyan bilgilerle ulaşabildiğimiz kadarıyladır. Ancak gerçeksayının çok daha fazla olduğunu biliyoruz. Adalet Bakanlığı hasta mahpuslara dair verileri kamuoyu ile paylaşmamaktadır.
Hapishanelerde pek çok sağlık hakkı ihlali yaşanmaktadır. Tespit edilebilen sağlık sorunları şunlardır: Aşırı kalabalık koğuşlar, revire geç çıkarılma, revirlerden polikliniklere ve polikliniklerden 3. basamak sağlık hizmetlerine sevk işlemlerinde aylarca sıra beklenmesi, yoğunluğu kaldıracak nitelik ve kapasitede sağlık hizmeti koşullarının olmaması, revirlerde her zaman doktor olmaması, bazı hapishanelerde güvenlik görevlilerinin kelepçeleri açmadığı ve hekimlerin de açılmasını talep etmemesi, hastane sevklerinin ya geç yapılması ya da hiç yapılamaması, ilaçların verilmemesi veya geç verilmesi, sevklerde arama baskısı ve (özellikle astım hastalarını kötü etkileyen) tek hücreli ring araçlarıyla sevk zorlaması, Ağır hasta mahpusların, hastalıklarının son dönemlerine gelmelerine rağmen tahliye edilmemesi, Adli Tıp Kurumu’nun tahliye kararlarını siyasi tutum izleyerek vermemesi veya hastane raporlarının Adli Tıp Kurumu tarafından kabul edilmemesi, atak geçirme riski bulunan ve/veya kendi ihtiyaçlarını karşılayamayan mahpusların tek kişilik yerlerde tutulması, yetersiz iaşe bedelleri, ısıtılmayan ve havalandırılmayan koğuşlar, mahpusların gün ışığından yeterince faydalandırılmaması, diyet yemeklerinin verilmemesi, temiz suya erişim vb.
Coronavirüs pandemisi gerekçe gösterilerek 15 Nisan 2020 tarihinde yürürlüğe konulan 7242 sayıl İnfaz Kanunu değişikliği ile  özellikle hasta ve yaşlı mahpuslar bakımından ayırımcı ve eşitsiz düzenlemeler getirilmiştir, TMK kapsamında özgürlüğünden mahrum bırakılanları hapishanelerde tutan, diğerlerini ise özel af niteliğinde salıveren bir yasa değişikliği gerçekleşmiştir. Pandemi daha uzun süre devam edeceği beli olmuşken, halen hasta mahpusların salıverilmemesi hasta haklarının açıkça ihlalini ve AİHM’in Gülay Çetin/Türkiye kararında belirttiği gibi işkence ve kötü muamele yasağının ihlal edildiğini göstermektedir.
Hasta haklarına ilişkin bir diğer konu ise tedavileri gerektiği gibi yapılmayan mahpusların hapishanelerde yaşamını yitirmesidir. Ağır hasta mahpusların, hastalıklarının son dönemlerine gelmelerine rağmen tahliye edilmemeleri hapishanelerde  bir çok mahpusun yaşamını yitirmesine neden olmaktadır. 2020 yılı başından bugüne kadar tespit edebildiğimiz kadarıyla  89 hasta mahpus yaşamını yitirmiştir. Bunların 23’ü Covid-19 nedeniyle yaşamını yitirmişken, 6’sı ise ölüm sınırına geldiklerinde tahliye edilmiş ve çok kısa bir zaman içinde ise  yaşamlarını yitirmişlerdir. 
Hasta mahpuslar bir devlet politikası olarak ya hapishanelerde ölüme terk edilmekte ya da hastalıkları nedeniyle ölüm sınırında tahliye edilmektedir. Bu durum açıkça yaşam hakkı ihlalidir.
Taleplerimiz:
Hapishanelerde bulunan ağır hasta mahpusların tümü tam teşekkülü herhangi bir hastane raporuna istinaden derhâl salıverilmeli, tedavileri ailelerinin yanında sürdürülmeli ve sağlık sigortası devlet tarafından karşılanmalıdır,
Resmi olmayan açıklamalara göre sadece 2020 yılında Adli Tıp Kurumu’nun 1330 kişiye hapishanede kalabilir raporu vermiştir. Tedavi ve bakım süreçlerinin hapishane koşullarında yürütülmesininimkansız olduğu mahpuslar için dahi ‘hapishanede kalabilir’ raporları verenAdli Tıp Kurumu, sağlık sebebiyle infazın ertelenmesi raporlarında son ve tek merci olmaktan çıkarılmalıdır, 
Sağlık sebebiyle infazın ertelenmesi kararlarında cumhuriyet savcılarının takdir yetkisi kaldırılmalı, hastanelerin verdiği raporlar esas alınarak cezaların infazları ertelenmelidir;
Hasta mahpusların infaz ertelemesi önündeki “toplum güvenliği bakımından tehlike” kriteri kanundan çıkarılmalıdır,
Hasta mahpusların infaz ertelemesinin önündeki engel teşkil eden infaz kanununun 25. maddesindeki “infaza ara verilemeyeceğine” dair düzenleme ile 107. maddenin 16 fıkrasındaki düzenleme kaldırılmalıdır,
AİHM’nin Kaytan/Türkiye kararı uyarınca mahpusların müddetnamelerinde yaşları ve sağlık durumları dikkate alınarak tahliye olabilecekleri uygun bir tarih yer almalıdır,
AİHM’nin Gülay Çetin/Türkiye kararında belirttiği hususlara uyulmalı, hasta mahpusların tahliye edilmemesinin AİHS’nin 3. maddesinin ihlali olduğu hatırda tutulmalıdır,
5275 sayılı Ceza İnfaz Yasası’nın 16. Maddesi uyarınca; ihtiyaç duydukları tedaviye hapishanede erişemeyen ağır hasta mahpusların gerekli tedavilerinin dışarıda gerçekleşmesi için tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurulları ve bağımsız hekimlerin düzenleyeceği raporlar üzerine, ağır hasta mahpusların infazlarının ertelenmesi sağlanmalıdır.
Bizler insan hakları savunucuları olarak, ayrım gözetilmeksizin ve siyasi konjonktüre göre davranılmaksızın başta ağır  hasta mahpuslar olmak üzere bütün hasta mahpusların serbest bırakılmasını;  hasta mahpusların sağlık hakkına erişimlerinin sağlanmasını, hasta mahpusların tam teşekküllü hastanelerde tedavilerinin yapılmasını talep ediyoruz. Özgürlüğünden yoksun bırakılan kişilerin yaşam hakları konusunda devletlerin pozitif yükümlülük altında olması nedeniyle bir kez daha Adalet Bakanlığını ve tüm yetkili kurumları sorumluluk almaya davet ediyoruz.” İfadelerine yer verdi.
Foto-Haber:Nezahat Fırıncıoğulları

Yorumlar (0)
11
kapalı
Namaz Vakti 28 Kasım 2021
İmsak 05:54
Güneş 07:18
Öğle 12:28
İkindi 15:07
Akşam 17:29
Yatsı 18:47
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 13 33
2. Hatayspor 13 26
3. Konyaspor 13 26
4. Alanyaspor 14 24
5. Fenerbahçe 13 23
6. Karagümrük 13 22
7. Başakşehir 14 22
8. Galatasaray 13 21
9. Adana Demirspor 14 20
10. Beşiktaş 14 20
11. Antalyaspor 14 18
12. Altay 14 17
13. Giresunspor 14 16
14. Kayserispor 14 16
15. Gaziantep FK 13 15
16. Sivasspor 13 13
17. Öznur Kablo Yeni Malatya 13 12
18. Göztepe 13 10
19. Kasımpaşa 14 10
20. Rizespor 14 10
Takımlar O P
1. Ümraniye 12 27
2. Ankaragücü 13 27
3. Eyüpspor 14 27
4. Bandırmaspor 13 25
5. Erzurumspor 12 25
6. İstanbulspor 13 20
7. Tuzlaspor 12 20
8. Kocaelispor 13 20
9. Samsunspor 13 19
10. Adanaspor 14 18
11. Menemenspor 13 17
12. Gençlerbirliği 13 17
13. Boluspor 13 16
14. Denizlispor 13 15
15. Bursaspor 13 14
16. Manisa FK 14 14
17. Ankara Keçiörengücü 12 10
18. Altınordu 13 10
19. Balıkesirspor 13 7
Takımlar O P
1. Chelsea 12 29
2. Liverpool 13 28
3. Man City 12 26
4. West Ham 12 23
5. Arsenal 13 23
6. Wolverhampton 13 20
7. Tottenham 12 19
8. Brighton 13 18
9. M. United 12 17
10. Crystal Palace 13 16
11. Aston Villa 13 16
12. Everton 12 15
13. Leicester City 12 15
14. Southampton 13 14
15. Brentford 12 13
16. Watford 12 13
17. Leeds United 13 12
18. Burnley 12 9
19. Norwich City 13 9
20. Newcastle 13 6
Takımlar O P
1. Real Madrid 13 30
2. Real Sociedad 14 29
3. Sevilla 13 28
4. Atletico Madrid 13 26
5. Rayo Vallecano 15 24
6. Real Betis 14 24
7. Barcelona 14 23
8. Athletic Bilbao 14 20
9. Valencia 15 19
10. Osasuna 14 19
11. Espanyol 14 17
12. Villarreal 14 16
13. Celta de Vigo 15 16
14. Mallorca 15 16
15. Deportivo Alaves 14 14
16. Granada 14 12
17. Cádiz 14 12
18. Elche 14 11
19. Getafe 15 10
20. Levante 14 7